Sonra bir an için kendini Tülay'in yerine koydu.Çöp kenarlarında tanıdığı o kadının yerine.İçi iyice acıdı.İnsan,insanın yükünü bilmeden ne kolay hüküm veriyor, diye geçirdi içinden.
What I believe is that when it comes to big things in life, there are no accidents. Everything happens for a reason. You are here for a reason and it's not to fail and die.
Öte yandan "Müt'a evlilik" sistemi, islâm'dan önce Arap kadınının özgürlüğünün, bir başka örneğidir. Arap lügât'lerine göre "Zevkevlenmesi" anlamına gelen bir tür evliliktir, ki, belli bir süre boyunca birlikte yaşamak isteyen kadın ve erkek, hiç bir özel merasime gerek görmeden, aralarında yapılacakları bir anlaşma ile evlenebilirlerdi. Evlilik akdi sırasında ne kadının babası ya da velisi ve ne de başkaca bir tanık hazır bulunurdu. Böylece iki tarafın serbest irâdesiyle geçici bir evlilik kurulmuş olurdu. Her ne kadar bu
evliliğin, kadına verilen bir ücret karşılığında yapıldığı ve belli bir süre (örneğin üç günlük bir süre) için geçerli olmak üzere akd'olunduğu belirtilirse de, pgerek akd'in serbest irâde'ye dayalı bülunması ve gerek süre'nin taraflarca istendiği gibi uzatılabilmesi nedeniyle ortada kadın bakımından kısıtlayıcı bir durum söz konusu değildi. (41)
41. Alî Ibn-i Ebû Tâlib'den Buharînin rivâyeti için bkz.. Sahih-i..., X, 272, ha
dis no. 1613.
- Ayrıca. . Ibn-i Abdullah ve Seleme Ibn-i Ekvanı rivâyetleri için bkz. Sahih-i..., XI, 291-2.41b . Ikrime'nin sorduğu soruya Muhammed’in verdiği yanıt için bkz. Sahih-i..., XI, 291.
Bazı yazarlara göre Arap ordularının İran'a ve Orta Asya'ya yayılmasıyla saltanat ve zenginlik yerleşmiş, yabancı geleneklerin etkisiyle Arap kadını serbestisini yitirmiş , çarşaf ve peçe gibi giyselere yönelmiştir.
Bazılarına göre ise durum Abbasiler zamanında kötüye gitmiştir. (27)
Özellikle Moğol-Türk işgallerinden sonra kadın sınıfı hak ve özgürlükten yoksun edilmiş ve aşağı bir yaratık haline getirilmiştir. (28)
Bu kötüye gidişte Türklerin olumsuz etkileri olduğunu ileri sürenler, Mısır'ın 1517 yılında Oşmanlı boyunduruğu âltına girmesiyle ve halifeliğin Türklere geçmesiyle İslâmî uygulamada KÂDIN'ın köle haline getirildiğini ve kadın haklarıyla ilgili Kurân esaslarının yanlış ve dar bir yoruma itildiğini, bunun sonucu olarak kadınların özgürlükten yoksun edildiklerini ve örneğin o zamana kadar kadın tek başına sokağa:çıkabilirken, ya da iş sahibi olabilirken, kendi kaderini kendi düzenleyebilirken, Türklerin gelmesiyle birlikte bütün bunlardan yoksun edildiğini söylemişlerdir. Ve işte bu görüşleri savunan Arap yazarlara göre Türklerin "Arap ülkelerini işgalleri anından Napolyon'un Mısır'a çıkışı tarihine kadar olan dönemi, Arap kadınının hak ve özgürlükleri açısından kara bir dönem saymak gerekir" (29)
Güya Türklerin işgalleriyle birliktedir ki İslâmî yaşamlarda kadın köle ve
şehvet gidericisi rolüne indirilmiştir (30) Ve işte bütün bu gerekçelere dayalı olarak Arap yazarlar, KÂDIN'ın kurtuluşu için Islâm'ın ÖZ'üne dönülmesini salık verirler. Hatta içlerinde, Müslüman toplumlar bakımından kadın hakları sorununu çözümlemenin hiristiyan ülkelere nazaran çok daha kolay olduğunu, ve çünkü Hıristiyanlığın özünde kadını koruyan ve kadına hak tanıyan esaslar bulunmadığını oysa kî, Şeriâtın kadın lehindeki hükümlerle dolu olduğunu ileri sürenler vardır. (31)