7/10
·168 syf.·
2026 75. kitabı
1928 doğumlu Yahudi asıllı Amerikalı dilbilimci ve yazar Noam Chomsky, çağımızın en önemli siyasi aktivistlerinden biri olarak kabul ediliyor. Demokrasi adına neoliberalizme karşı mücadele eden entelektüel bir kişilik olarak bilinir. ABD'nin demokrasiyi ihlal edişlerini, insan haklarını hiçe sayışlarını, zengin azınlığın çıkarlarını gözetleyişini araştıran, inceleyen ve yazan çok önemli bir politik eleştirmen. Bu kitapta neoliberalizm ve küresel düzen hakkında çeşitli zamanlarda yazmış olduğu makaleler yer alıyor. Bazı yerleri anlamakta zorlandığım kitapta konular oldukça detaylı olarak işlenmiş.
Halk Üzerinden KazançNoam Chomsky · Alfa Yayınları · 202428 okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 16:14
Kitleler Psikolojisi sonrasında merak edip okudum lakin pek tatmin olmadım. olmasa da olur. sırf 150 karakter sınırı var diye yazıyorum. öyle bi kitap. on üç karakter kaldı diye bu saçma incelemeyi yazdım.
1000Kitap
Medya DenetimiNoam Chomsky · Everest Yayınları · 2016248 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Medya Denetimi
7/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
“Medya, yalnızca ne düşüneceğini değil, ne hakkında düşüneceğini de belirler.” Onları başka şeylerle oyalamalıyız. Onlar, süper lig maçlarını, televizyon dizilerini ya da şiddet filmlerini izlemeli. Noam Chomsky
1000Kitap
Medya DenetimiNoam Chomsky · Everest Yayınları · 2016248 okunma
7/10
·128 syf.··
2014 55. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2014 00:00
dward Said’in şarkiyatçılık incelemesini okuyup, ne yazık ki beğenmemiştim. Sanırım, sosyolojik bir analiz beklerken, edebiyat incelemelerini okumuş olmam, sükut-u hayale uğrattı. Buradan edebiyat sevmiyor oluşum çıkarılmasın; beklenti ve karşılaşma uyuşmazlığı diyelim. #Entelektüel, “#antoniogramsci’nin “bütün insanlar entelektüeldir, ama toplumda herkes entelektüel işlevi görmez” sözüyle başlıyor. Said, entelektüel kişiliğin, daha çok toplumda ezilen ve zayıf tarafı tuttuğunu ve bunun sıkça görülen bir olgu olduğunu savunmaktadır. Gramsci’nin geleneksel aydın ve organik aydın ayırımları da önemli bir noktaya parmak basmaktadır. Said’in en çok yararlandığı ve benim eliminde altında bulunduğu Julien Benda’nın #Aydınların İhaneti kitabından çok yararlanmış. Entelektüelden sonra, onu okumayı planlıyorum. Frantz Fanon, Theodor Adorno, Noam Chomsky, Wright Mills gibi bir sürü aydının referanslarından yararlanmış. Kime entelektüel denir ve entelektüelin görevi nedir gibi soruların cevapları, daha fazlası için muhakkak okuyun!
EntelektüelEdward Said · Ayrıntı Yayınları · 20111,190 okunma
8/10
·208 syf.·
2026 4. kitabı
Joachim Zelter’in kaleme aldığı ve Regaip Minareci’nin çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından 2022 yılında yayımlanan ‘Yalanın Erdemi’ bireysel psikolojik patolojiler üzerinden makro düzeyde toplumsal bir "hakikat ötesi" (post-truth) eleştirisi sunan çarpıcı bir eserdir. Zelter, kara mizahı ve grotesk anlatım biçimini merkeze alarak, yalanın yalnızca bir ahlaki zaaf değil, aynı zamanda hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bir "hayatta kalma" ve "gerçeklik inşa etme" mekanizması olduğunu savunur. Kasetler, İşitsel kayıtlar, gerçeğin ve kurgunun iç içe geçtiği manipülatif medyanın (radyo/yayıncılık) bir metaforu olarak işlev görür. Romanın ilk yarısı, Alman aristokrasisinin çöküşünü ve eski ihtişamını kaybetmiş bir büyükannenin gerçeklikten kaçışını ve torunu üzerinden narsisistik bir tatmin arayışına dönüşür. Büyükanne, torununu bağımsız bir birey olarak kabul etmek yerine, onu kendi aristokratik kibrini ve soy gururunu besleyecek bir "proje" (narsisistik uzantı) olarak görür. Carl Rogers'ın psikolojik yaklaşımlarıyla açıklanabilecek bu "koşullu onay" durumu, torunun psikolojik gelişimini derinden yaralar. Torun, büyükannesini mutlu etmenin, onun onayını ve sevgisini kazanmanın tek yolunun fabrikasyon gerçeklikler üretmek olduğunu keşfeder. Erik Erikson’un psikososyal gelişim evreleri bağlamında, torunda "temel güvene karşı güvensizlik" duygusu kök salar. Yalan, sevgi ve onaya ulaşmak için kullanılan işlevsel bir edimsel koşullanma aracı haline gelir. İlerleyen bölümlerde, hastalıklı ilişkinin dinamikleri radikal bir biçimde yer değiştirir. Torun, edilgen bir yalancıdan, aktif bir gerçeklik tasarımcısına (demiurgos/yaratıcı) dönüşür. Jean Baudrillard'ın *Simülakrlar ve Simülasyon* kuramına paralel olarak torun, alt katta kurduğu stüdyo aracılığıyla
Yalanın ErdemiJoachim Zelter · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024376 okunma
7/10
·175 syf.··
2025 6. kitabı
Propaganda… Çoğu insan bu kelimeyi duyduğunda aklına yalanlar, manipülasyonlar ve karanlık siyasi oyunlar gelir. Ama gerçekten bir soru var: Ya propaganda sandığımızdan çok daha derin bir şeyse? Ya sadece insanları kandırmak için değil, modern toplumun çalışabilmesi için gerekli bir mekanizmaysa? Edward Bernays tam olarak bunu savunur. Ona göre propaganda, modern dünyanın görünmeyen işletim sistemidir. Ve belki de en rahatsız edici fikir şu: Biz düşündüğümüz kadar özgür değiliz. Bernays’e göre toplum, aslında perde arkasındaki küçük ama etkili bir grup tarafından yönlendirilir. O buna “görünmez hükümet” der. İlk bakışta bu fikir abartılı gelebilir. Ama günlük hayatını düşün: Ne yiyeceğine, ne giyeceğine, hangi markayı seçeceğine ya da hangi siyasi görüşe yakın hissedeceğine karar verirken gerçekten tüm seçenekleri analiz ediyor musun? Yoksa sana sunulan seçenekler arasından mı seçim yapıyorsun? İşte Bernays’in iddiası tam olarak burada devreye girer: Sen seçim yaparsın, ama seçenekleri sen belirlemezsin. Bu noktada işin psikolojik boyutu ortaya çıkar. Bernays, insanların rasyonel varlıklar olmadığını savunur. Ona göre çoğu kararımız bilinçli düşünceden değil, bilinçaltındaki arzular ve dürtülerden doğar. Bu fikir, Sigmund Freud’un psikanaliz teorilerine dayanır. Yani bir ürünü satın alırken aslında “Bu iyi mi?” diye sormayız; “Bu bana ne hissettiriyor?” diye sorarız. Bir araba sadece bir ulaşım aracı değildir; güçtür, statüdür, özgürlüktür. Bir ürünün değeri, onun fiziksel özelliklerinden çok, yüklenen anlamla ilgilidir. Propaganda da tam olarak bu noktada çalışır: Ürünleri değil, anlamları satar. Aslında propaganda yeni bir şey değildir. İnsanlık tarihi boyunca var olmuştur. Antik çağlarda hatipler insanları sözleriyle etkilerdi, dinler ve ideolojiler kitleleri
PropagandaEdward Bernays · Ig Publishing · 2004195 okunma