Santiago tam 84 gündür denizden eli boş gelen ihtiyar bir balıkçıdır. Şans bu ya günlerden bir gün denize açıldığı sırada dev bir kılıçbalığıyla karşılaşır. Günlerce denizde bu kılıçbalığını yakalayabilmek adına mücadele verir. Hemingway'in bol betimlemeli ve tekrarlara dayanan anlatımı bu macerayı daha güzel kılmış. Yenilgiye karşı cesaret teması bu kadar iyi işlenebilirdi bence.
Ayrıca Nobel Ödülü almış bu eseri, hikayeleştirilmiş tarzda kişisel gelişim okumayı sevenlere şiddetle öneriyorum.
Halk tabakasından genç bir denizci olan Martin Eden bir gün burjuva sınıfından Ruth ve ailesi ile tanışır. Ruth'a ilk görüşte aşık olur ya da olduğunu sanar Martin başlarda bir burjuva gibi yaşamayı çok ister, bunun için çok çabalar. Hayran kalınacak bir azim ve disiplin ile çalışır.
Edebiyat ile Ruth sayesinde çalışır yazmaya başlar, kimse onun bir gün ünlü bir yazar olacağına ve yazılarının milyonlar satacağına inanmaz ama Martin bu yolda hiç sapmaz. Aşk bile ona bunu yaptıramaz.
Jack London'un sade ve akıcı diliyle çok güzel ve keyifli bir kitaptı Martin Eden. Çok da güzel bir dost
Bu kitap bana okumanın her daim bizi mutlu kılmadığını fark etmemi sağladı. Okumak daha çok düşünmemize ve kafa yormamıza sebep oluyor kimi zaman. Bu da beraberinde mutsuzluk ve huzursuzluğu getiriyor. Martin de bunları yaşadı ne yazık ki.
Okumaya ara verdikten sonra uzun soluklu kitap okumak isterseniz mutlaka Martin Eden'ı okuyun. Bir çırpıda bitecektir.