Hangi yemin daha güçlüdür;
Namusun namusla anlaşıp da
Ya bunu yapar, ya bu uğurda ölürüz demesinden?
Bırakın rahipler, korkaklar, kalleşler,
Çerden çöpten yaratıklar, kötülüklere
Taparcasına katlanan zavallılar yemin etsin;
Kötülük peşinde olup da
İnsanda kuşku uyandıranlar yemin etsin;
Ama biz, giriştiğimiz işin öz değerini,
Yüreklerimizin söndürülmez ateşini düşürmeyelim,
Ülkümüzü ve zaferimizi yeminlerle bağlayarak.
Eskiden de balo elbisesi giymiş, süslü püslü bir hanım gördüğüm zaman huzurum kaçar, tüylerim diken diken olurdu, şimdiyse düpedüz dehşete kapılıyorum, açıkça insanlar için tehlikeli, yasaya aykırı bir şey görüyorum ve tehlikeden koruyacak bir polis çağırmak, tehlikeli maddeyi alıp götürmesini, ortadan kaldırmasını rica etmek istiyorum :))
Bir insana insan mı denir bütün işi
Yemek ve uyumak olursa dünyada yalnız?
Hayvan denir böylesine! Ne iştir bu Tanrım?
Sen ki sınırsız yaratmışsın düşüncemizi,
Sen ki geçmişi geleceği bilirsin,
Bu aklı küflensin diye vermedin elbet bize.
Öyleyken, hayvanca bir unutkanlıktan mı,
Yoksa korkakça bir dürüstlükten mi nedir,
Fazla ölçüp biçiyorum yapacağım işleri.
Kılı kırk yaran bir duraklamanın,
Dörtte biri akıl, dörtte üçü korku.
Anlamıyorum neden hâlâ kendime
Bu iş yapılmalı demekle kalıyorum hep
Yapmak için hakkı sebeplerim,
İradem, gücüm, imkânlarım, her şeyim varken.
...
Ey düşüncem, bundan böyle ya kana boyan,
Ya da beş para etmediğine yan.
İstemiyorum artık; ünlü cogito sinirime dokunuyor. Nesnelerin düşüncesini nesnelerin kendisi sanıyorlar. Çok az anlaşılan şeyleri hiç anlaşılmayan sözcükler aracılığıyla açıklıyorlar! Töz, uzam, güç, madde ve ruh, hep soyutlama, hep tasarım bunlar.