"Yine de, sizin kadar şükran görmeyiz biz. Yolcular bize kötü gözle bakar, köylüler aşağılayıcı adlar takarlar.Biz her an nöbette olmasak kanını donduracak veya küçük kasabasını harabeye çevirecek düşmanlardan bir günlük mesafede oturan şişman bir adam, 'Yol gezer' der bana. Yine de başka türlü olmasını istemeyiz. Basit halk ancak huzursuzluk ve korkudan azadeyse basit olabilir ve onları bu şekilde koruya bilmek için de bizim gizli kalmamız gerekir. Uzun yıllar boyunca, benim sülalemin görevi olmuştur bu.
Hayatta küçük şeylerin değerini bilmek lazım, sıcak bir banyo gibi. İnsan küçük şeylerden zevk almayı öğrenmeli, hele de hayatında başka hiçbir şey yoksa.
Karanlık ya da soğuk ay ışığıyla aydınlanan dünyada yalnız olduğu inancının verdiği huzur içinde daha çok oyalanabilirdi, eğer günün birinde o hassas pusula hiç de yalnız olmadığını göstermeseydi.