masterchef'i izlerken ezgi'yle birlikte feminizm ideolojisini tekrar bir gözden geçirme imkanı buldum.
ezgi, başından beri kadınlık vurgusu yapıp duruyor. fakat bu kadınlık sloganik bir sözden ileri gitmiyor.. kadınlar, erkeklerin yapabildiği dahası çok iyi olduğu alanlarda başarılı olabileceği için değerli değiller. kadınlar, varlıklarıyla ve kendine has becerileriyle değerliler. yani kadınları değerli ve "güçlü" yapan erkekleşmeleri değil, kendileri olarak kalarak yaşamlarındaki üretimlerine devam edebilmeleridir. herkesin kendine has, cinsiyetten de bağımsız olarak kabiliyetleri var. ayrıca cinsiyetlerimizin de bununla ilişkisi yadsınamaz ancak bir insanı değerlendirirken tek bir faktöre indirgemek saçmalık. çünkü insan kompleks bir varlık. kadınların kendilerini güçlü, değerli bulmak için erkekleri yahut erkekliği kerteriz noktası olarak kabul etmeleri büyük bir yanılgı. zaten her insanın biricikliğinden bahsederken, cinsiyet tartışmalarına takılıp kalmak biraz düşük bir düşünme eğrisini de gösteriyor.
günümüzdeki çarpık feminizm algısı da tabii bunun ardında kötü niyet de olabilir kasti olmayan bir cahillik de olabilir emin değilim, pazarlanan feminizmin çarpıklığından ileri geliyor. kadın otobüs şoförü, kadın pompacı, kadın tamirci ve daha nice meslek. bu işleri kadınların yapmasını arzulama nedeni eğer "erkekler güçlü ve onlar yapıyor, dolayısıyla o gücün kadında da olduğunu ispat için kadınlar da yapmalı ve yapar" düşüncesiyse bu kadınları eril tahakküme mahkum eder, etmeye devam eder. bu motivasyonla bir genç kız "ben inşaat mühendisi olacağım, ben kamyon şoförü olacağım" diyorsa bu da çarpık feminizmin ürününe dönüşür ki bir hayat çok büyük bir bedel olur. bu motivasyonla yapılan hiçbir işi desteklemiyorum. bir kadın "ben inşaat mühendisi veya kamyon şoförü