nosthalgia

youtube.com/watch?v=EbgzbTj... kendinize bir iyilik yapmak istiyorsanız diye, louise hay.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Instagram'da buraya kıyasla daha derin, nitelikli okurların olması ve Twitter'da da buraya kıyasla daha analitik düşünebilenlerin olması çok hoş
youtube.com/shorts/ouYAAJZoEQ8 bu shorts ile bence beynime iyilik ediyorum.
10/10
·523 syf.··
2024 7. kitabı
·
93 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2024 15:49
kitabı bitireli az oldu, üstüne ne desem eksik kalacağını biliyorum. hiçbir kitapta şimdiye dek böyle hissetmedim. açtı içimi, lime lime etti. tarttı adamdan saymadı hiçbir yanımı, kabul göremedim kimseden hiçbir anında. gittikçe kendimden uzaklaştım, kendimi aradım, kayboldum nerenin çıkmazındayım bilemeden. bir insanda bütün bir insanlığın halleri bulunur demişti montaigne, denemeler'de. o halleri gördüm, belki insanlığın bütün hallerini değilse de hallerden bir hal gördüm. oradaki herkesin, aziz'in kimliklerinin, romandaki her kahramanın anca bir insandan cüz ettiğini, şule gürbüz'ün gösterebildiği kadarı olduğunu bilmek bile zihnimin bütün bağlantılarını arapsaçına döndürdü. aziz'in pilavı yiyişinde, marcel proust'un madlen'ini gördüm, kendiliğini, geçmişini, kusurunu ve dolayısıyla mükemmelliğini, babalığını, eksikliğini, evlatlığını yani yokluğunu, eşliğini görünmezliğini ve daha sıralamakla bitirilemeyecek kimliklerinden bir demet vardı. hangisine baksan, yüz çevirmiş gibi, hangisine tebessüm etsen kızgın, hangisinin eline varsan uzatmaya hazır. içinde kendini bulmak dehşet güç, öyle çok kendinden izler var ki, bu kendini bulmayı daha da zorlaştırıyor. kendini bulmak dedikleri, belki kaybetmektir. döke saça ilerlemek, tökezlemek, aksamak, ayak serçe parmağını keskin bir sehpaya çarpmak, kafana pencerenin köşesinin denk gelmesi, yürürken kafana bir tuğlanın ya da iyi ihtimalle belki saksının düşmesi, talihliysen de ağacın altında bir elmanın isabet etmesidir belki. kendini bulmak diye bir şey olmadığına kani olduğum, aramanın keyfini daha çok hissettiğim, içimdeki incelikleri birer birer zayıflık diye elime tutuşturan, kabalıkları kırıp döken satırlar vardı. kitapta devasa bir kadro var, tek kişilik dev kadro aziz herkesteki hallerden bir yama olarak içimde
Kıyamet Emeklisi - 2. CiltŞule Gürbüz · İletişim Yayınları · 2022501 okunma
8/10
·272 syf.··
2024 8. kitabı
youtube.com/watch?v=q0FDwfN... theater of the mind adıyla aldous huxley'nin anlatımıyla sunulan radyo tiyatrosunu başa iliştiriyorum. yazacaklarım kitabı okumuşlarla bir sohbettir. öncelikle keşke bu radyo tiyatrosunu daha evvel keşfetmiş olsaydım, sanırım en güzel sesli kitap versiyonunu radyo tiyatrosuyla bulmuşuz. kitabı sesli kitap şeklinde hatmettim, dolayısıyla kafam baya bulanık. kafamda bazı raflar var, kitap okunur, film izlenir, müzik dinlenir şeklinde. ancak ilk kez yaptığım bu şeyde bir ironi buldum. bizi esir eden teknolojiden bahseden kitabı, dikkatimi tamamen bulanık, beynimi sisli hissettiğim bir okuma serüveniyle tanımış olmak ilginçti. bilim-kurgu, distopya gibi türlere hiç ilgi duymadığımı zannederken kendini çok sevdiren bu kitap ve yazarı günlerdir anlamaya çalışırken buldum kendimi. kitapta beş çeşit sınıflama var. seçilmişler alfa, ardından beta, gama, delta ve epsilon geliyor. alfaların görünüşü dahi seçkin. güzeller, yakışıklılar. betaların görüntüsü ve özellikleri de alfalardan daha aşağıda. deltalar işçi sınıf, sürekli uyuşturucu -soma- kullanıyorlar ve işçilikleri beden üzerine. -diğerleri çok önemli değil benim açımdan.- buradaki bütün sınıflar zaten soma kullanıyor, dozları değişken de olsa herkesin soma kullanarak yaşadığı kusursuz bir devinim içinde olan cesur yeni bir dünya yaratılmış. somanın işlevini mustapha mond çok güzel anlatıyor john'a "gözyaşlarından arındırılmış hritsiyanlık bu" "ahlakı yanında bir şişede taşıyabilirsin" diyordu. yani ihtiraslarımız, arzularımız, zayıflıklarımız, zaaflarımız, hislerimiz olmadan o melek forma gelebiliyoruz. bizi özel kılan bu oluyor. irademizi elimizden aldıklarında acı çekmemize, sınanmamıza ve büyük sevinçler yaşamamıza imkan kalmıyor. john bunları arzuladığında yine mustapha
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma