“You’re Linh Cinder?”
“Yes, Your High—” She bit down on her lip.
“The mechanic?”
She nodded. “How can I help you?”
Instead of answering, the prince bent down, craning his neck so that she had no choice but to meet his eyes, and dashed a grin at her. Her heart winced.
The prince straightened, forcing her gaze to follow him.
“You’re not quite what I was expecting.”
“Well you’re hardly—what I—um.” Unable to hold his gaze, Cinder reached for the android and pulled it to her side of the table. “What seems to be wrong with the android, Your Highness?”
Sayfa 19 - well you're hardly-what i-um.·Kitabı okuyor
"Şirazlı Sadi'nin insanı nasıl tarif ettiğini not ettim defterime: "İşte unutmayı başaramayan insanın trajedisi bu sözlere gizliydi. Ömrünü endişeyle tamamlamaya ve sürekli acı çekmeye mahkûm olan bir zavallı ruh..."
Kitabin tam metni değildir çıkarılan bir not;
Şüphe Yakini Bozmaz: Mecelle'nin de temelini oluşturan 2. fıkıh kaidesidir. Tavuğun gagasının aslen temiz olduğu kesindir (yakin), pisliğe değip değmediği ise ihtimaldir (şüphe). Bu yüzden su necis sayılmaz, abdest geçerlidir ama ihtiyat için mekruhtur.
الاستحسان (İstihsan): Kıyas-ı hafîdir. Yırtıcı kuşların gagasının kemik olması sebebiyle salyası suya karışmaz ancak leş yeme ihtimallerinden dolayı kıyasen artıkları necis olmalıydı. Fakat Ebû Yûsuf, kafesteki kuşun gagasının temiz izlenmesi durumunda bu hükmü istihsanen "kerahetsiz temiz"e çevirmiştir.
Dünyada yürürKen Kendi değerini bilmeni diliyorum. Sana ilham veren, içinde ışık yaKan bir tutKu bulmanı umuyorum, yolunun seni götürdüğü yere güvenmen için gereKen huzuru ve özgüveni Kazanmanı diliyorum. Unutma, bu yol sadece sana ait. Başkaları sana el sallayıp cesaretlendirebilir ama Kimse sana yolu tarif edemez. çünKü senin gideceğin yerde daha önce hiç bulunmadılar.