Can özümden besmeleyi çekende....
Puan vermedi·112 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:13
"Düşümde düşüme girdin dün gece..." Az önce rüyamda Âkif hoca bana mesaj atmış, Seren hanım bu kez vize notlarını görerek not giriyorum diye. Ama ben uyudum, o zaman bu rüya diyerek uyandım. Çünkü nöbeti devredip uyudum. Bugün girerim dediyse girer dedim ben size. Çünkü Âkif king. O kadar. Can özümden besmeleyi çekende ; böyle iki yıl. Dosta Doğru şiirler. Hadi başlayalım. R.Ç: Hocalarım Kuran notu girilmiş O.Y: Hadi bakalım nöbetçiler istirahat vakti R.Ç: Beni nöbete bırakmıştı Seren hoca O.Y: Tahmin ettim hocam R.Ç: Şimdi saati önemsemeden çaldırsak mı kendisini hocam O.Y: Neden demez
Dosta DoğruAbdurrahim Karakoç · Alperen Yayınları · 20061,318 okunma
Puan vermedi·130 syf.··
2026 103. kitabı
Meral AkmanMeral Akman BirbenBirben Eseri elime ilk aldığımda beni kapağında yazan ”Unutmanın Kıyısında Bir Kadın”yazısı kendine çekti.İnanıyorum ki bu eser,okuyan herkesin yüreğine dokunacak ve ömrümce unutamayacak. Unutmanın kıyısında olan bu kadın,bir zamanlar uzun,sarı lepiska saçlara sahip olan Birben di.En büyük hayali balerin olmaktı ama annesi asla balerin olmasına izin vermedi.Pilot olan babası balerin olmasına olumlu yaklaşsa da evin huzuru kaçmaması için ikinci evliliğini yaptığı eşinin dominant tavırlarına hayır diyemedi ve kızının yanında olamadı. Bu olay Birben in yüreğinde derin yaralar açtı ve genc yaşta görücü usulü evlendi Evlendiğinde mahallenin en popüler kızıydı.Moda tasarım okuyan Birben muazzam elbiseler çiziyordu.Hemen hamile kalan Birben e,maddi sıkıntı yaşayan damatlarina destek olmak icin ailesi en işlek caddede kızlarına giyim mağazası açtı.Kocası Rıfat,bekarken işlediği suçtan hüküm giyince Birben kucağında çocuğuyla yıkıldı.Eşinin serbest kalmasına cok sevinen Birben in sevgisi kocasını evde tutmaya yetmedi.Anne ve baba sevgisinden yoksun büyüyen Rıfat,sevgisini gösteremeyen,kadınlara sevgi göstermenin acizlik olduğunu kabul eden zavallı biriydi.Uğradığı şiddetlere dayanamayan Birben,Rıfat tan ayrıldı ama sonra da istediği mutluluğu elde edemedi İnsanın çocuklukta aldığı derin yaralar,ömür boyu onunla birlikte yolculuk ediyor arkadaşlar.Bir sahil kasabasında huzurla yaşlanmayı hayal eden Birben,demans hastalığına yakalandığını öğrendiği anda geçmişini unutmadan not almaya başladı.Oğluna yük olmamak icin ömrünün son dönemini huzurevinde herseyi zamanla unuturak yaşamayı seçti.Bu seçim beni üzdü Yazarın psikolojik tahlilleri güçlü ve akıcıydı.Psikoloji ve kişisel farkındalık adına kaleme alınan bu eserde çocukluk travmalarına ve aile bağlarına konuk
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Uzun İnce Bir Sürgün'deyim
8/10
·136 syf.·
2026 169. kitabı
İzmir'den İstanbul'a gelirken aklımda herhangi bir kitap yoktu. Benim derdim başka şeylerdi. Kullanılmayan istasyonlar, terk edilmiş yapılar, unutulmuş bekleme salonları, insanların çekilip gittiği yerlerde geriye ne kaldığı. Akşama doğru Sirkeci Garı'na vardım. Gün ışığı çekilmeye başlamıştı. Kalabalıkların ilgilenmediği tarafa doğru yürüdüm. Rayların bittiği, seslerin azaldığı yerlere. Orada gördüm onu. Hurdaya ayrılmış eski bir vagon. Boyasının büyük kısmı dökülmüş, camlarının bazıları çatlamış, içi karanlığa terk edilmiş. Kapısı yarı açıktı. Merak edip içeri girdim. Telefonun fenerini açınca yılların bıraktığı izler ortaya çıktı. Yıpranmış koltuklar. Kararmış metal parçalar. Tavana tutunmaya çalışan kablolar. Sanki zaman burada çalışmayı bırakmıştı. Binlerce insanın üstüne oturarak eskittiği bir koltuğa oturdum. Tam o sırada aklıma bir kitap geldi. Aytuğ AkdoğanAytuğ Akdoğan 'ın SürgünSürgün'ü. Kitabı düşünmeye başlamamla birlikte diğer benlerim de ortaya çıktı. Ravi karşımdaki koltuğa geçti. Hiç pencere kenarına oturdu. Münzevi ise koridor boyunca yürüyüp vagona göz gezdirdi. Sonunda durdu.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
Puan vermedi·40 syf.·
2026 1. kitabı
bir şiir kitabı bir cümlesi için okunur. herkesin cümlesi farklı. benim cümlemi gizliyorum. bir asmanın altında serin serin eserken bitti rüya..ay aman kitap. şimdi buralarda bir yerde uzanıp göğe bakarak o cümleyi düşüneceğim. not: bu kitabı incelemedim.
Acile Tek GidenZeynep Tuğçe Karadağ · Profil Kitap · 2017102 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
Bazı kitapların size geldiği zaman o kadar önemlidir ki sayfalarını çevirdikçe hem bilgilenir hem huzur bulur hem de bittiğinde şifalanırsınız.. Benim çok çaresiz kaldığım zamanlar olmuştu! Yakın bir zamanda sadece birilerinin sesine muhtaç olduğumu hissettiğim, dipsiz kuyularda kalmış gibi mucize beklediğim anlar olmuştu.. Bu kitapla şimdi olduğu gibi, o anda da karşılaşmış olsaydık eğer hayat kurtarıcım, sorunlarımın çözümü ve beni selamete erdireceğinden şüphem yoktu! Geç olsun, güç olmasın diyerekten içimi döktüm biraz size... Dervişin Teselli Koleksiyonu 5. Kitap kendisi. Benim yazarın kalemi ile ilk tanışmam... İnsanoğlu dünyada pek çok sıkıntı yaşar elbette. Aslında yaşam sistemi de insanın duadan el çekmeden yaşayabileceği şekilde ayarlanmıştır. Bu sıkıntıların tek teselli ise ancak dua ile mümkündür.. Yazarımız, geçtiğimiz her satırda duanın önemini, insanoğlunun duaya karşı olan yanlış tutumlarının sonuçlarını, dua etmenin gerekliliğini, dua ederken nelere dikkat etmemiz gerektiğini, dua da ki niyetin temellerini, kabul olan duaların sonucunda nasıl bir yol izlememiz gerektiğini, kul ile Rabbi arasındaki o ince çizginin sınırlarını öyle güzel anlatmış ki okurken yüzümde tebessümle kapadım son sayfamı.. Özellikle duanın sadece ihtiyaç anında değil şükür niyeti ile de yapılması gerektiği kısımlar benim için bir uyanış gibiydi! Son olarak küçük bir not düşeyim: Kapanıştaki duamıza bol bol Âmin! diyorum..
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202686 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 15:52
“Dağ Güvercin’in Yüreği, Hattuşili’nin Uzun Gecesi” kitabını elime aldığımda aslında sadece bir roman okumaya başlamıyordum. Sayfalar arasında, doğduğum ve büyüdüğüm toprakların izlerini, hikâyelerini ve ruhunu bulacağımı bilerek okumaya başlıyorum. Kitabın yazarı Bünyamin Kıvrak Hocamı sonradan tanıma fırsatı buldum. Kendisine öğrencilik yapma şansım olmadı; ancak onu tanıdıktan sonra, keşke öğrencilerinden biri olabilseydim diye düşündüğüm değerli insanlardan biri oldu. Çünkü bazı insanlar yalnızca ders anlatmaz, yaşadıkları coğrafyayı, kültürü ve tarihi de gelecek nesillere aktarırlar. Kitabı okumaya başladığım andan itibaren beni etkileyen şey, anlatımındaki samimiyet ve akıcılık oldu. Her sayfada, bildiğimi sandığım Vezirköprü’yü yeniden keşfettim. Kimi zaman tanıdık bir hikâyeye rastladım, kimi zaman çocukluğumun izlerini gördüm. Anlatılanlar sadece olaylar değildi; yaşadığımız şehrin hafızası, insanlarının sesi ve geçmişin yankılarıydı. Vezirköprü gibi köklü bir geçmişe sahip bir ilçenin hikâyelerinin böylesine güçlü bir kalem tarafından kayıt altına alınması büyük bir kazançtır. Çünkü şehirler yalnızca taş binalarla, yollarla ya da haritalarla yaşamaz; onları yaşatan, anlatılan hikâyeler ve geride bırakılan eserlerdir. Bünyamin Kıvrak Hocam da bu eserleriyle Vezirköprü’nün hafızasına önemli bir not düşmüş, geleceğe kalacak kıymetli bir miras bırakmıştır. Kendi memleketimin hikâyelerini böylesine masalsı ve etkileyici bir dille okumak benim için ayrı bir mutluluk oldu. Bu toprakları seven, araştıran ve yazdıklarıyla ölümsüzleştiren Bünyamin Kıvrak Hocama gönülden teşekkür ediyor; kaleminin daha nice eserlere hayat vermesini diliyorum.
İnsan ve Duygular
Dağ Güvercininin YüreğiBünyamin Kıvrak · Alakarga Sanat Yayınları · 20266 okunma