Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
136
Basım Tarihi:
Ocak 2021
Yayınevi:
Hayykitap
ISBN:
9786257685108
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Uzun İnce Bir Sürgün'deyim
8/10
·136 syf.·
2026 169. kitabı
İzmir'den İstanbul'a gelirken aklımda herhangi bir kitap yoktu. Benim derdim başka şeylerdi. Kullanılmayan istasyonlar, terk edilmiş yapılar, unutulmuş bekleme salonları, insanların çekilip gittiği yerlerde geriye ne kaldığı. Akşama doğru Sirkeci Garı'na vardım. Gün ışığı çekilmeye başlamıştı. Kalabalıkların ilgilenmediği tarafa doğru yürüdüm. Rayların bittiği, seslerin azaldığı yerlere. Orada gördüm onu. Hurdaya ayrılmış eski bir vagon. Boyasının büyük kısmı dökülmüş, camlarının bazıları çatlamış, içi karanlığa terk edilmiş. Kapısı yarı açıktı. Merak edip içeri girdim. Telefonun fenerini açınca yılların bıraktığı izler ortaya çıktı. Yıpranmış koltuklar. Kararmış metal parçalar. Tavana tutunmaya çalışan kablolar. Sanki zaman burada çalışmayı bırakmıştı. Binlerce insanın üstüne oturarak eskittiği bir koltuğa oturdum. Tam o sırada aklıma bir kitap geldi. Aytuğ Akdoğan 'ın Sürgün'ü. Kitabı düşünmeye başlamamla birlikte diğer benlerim de ortaya çıktı. Ravi karşımdaki koltuğa geçti. Hiç pencere kenarına oturdu. Münzevi ise koridor boyunca yürüyüp vagona göz gezdirdi. Sonunda durdu. Burası uygun dedi. Neye. Bu kitaba.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
10/10
·136 syf.··
2021 73. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2021 15:02
Merhaba; Son zamanlarda okuduğum en gerçek romandı. Üstelik benim de içinde yaşadığım ülkenin gerçeklerini barındırdığı için her sayfasını hissederek okudum. Kitaba başladığınızda üç arkadaş karşılıyor sizi, onların dünyalarına giriyorsunuz ama daha sonra onlarla birlikte bambaşka hayatlara, bambaşka hikayelere de tanıklık etmeye başlıyorsunuz . Kurgusu çok güzeldi çünkü merak duygusuyla sizi sürükleyen bir yapısı var. Bunun dışında insanlığın güncel dertleri, sorunları, iç çatışmaları, yargıları ve hatta korkuları çok başarılı bir şekilde bu kurgunun içerisinde yerlerini almışlar. Bu ülkede yaşayıp bu kitapta kendinden bir iz bulamamak zor olur diye tahmin ediyorum. İnsanların yetmiş seksen yıl sonra kitabı okuyup da, bu günün insanını tanıması açısından bence oldukça değerli.. Güçlü bir edebi metin beklemeyin okurken ama sağduyusu yüksek, sağlam bir yürekten çıkan satırlara hazır olun. Herkese keyifli okumalar dilerim. Youtube kanalıma beklerim.. youtube.com/c/EL%C4%B0FBEGE...
Edebiyat
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
9/10
·136 syf.··
2021 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2021 20:02
Aytuğ Akdoğan bir itiraf edebiyatçısı. “Bir insan nasıl aynaya bakmak zorundaysa, ben de yazmak zorundayım” diyerek yola çıkıyor ve günah çıkartmaya başlıyor. Ancak yolda olmak onun için hem büyüleyici hem de pençesinden kurtulamadığı ölümcül bir hastalık gibi. Dolayısıyla yolda karşılaştığı yalnızları, uyumsuzları ya da mültecileri de tüm gerçeklikleriyle yazıyor ve bu sırada kendi yeraltına doğru düşmeye devam ediyor. Peki, insanlar bu kitabı neden okumalı? Çünkü bu ayin ve arınma, nihayet yazarı kendi vicdanı karşısında özgür kılacağı gibi, okuru da kendi gölgesiyle yüzleştirerek iyileştirecektir.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 67. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2024 16:01
Bir çırpıda okudum, zaten videolarını severek izlediğim bir yazar. 20 li yaşlarımdayim ve aklımdan geçen pek çok konu kitapta geçiyor. Yazarın iç dünyasında kendinizi bulabilirsiniz.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
8/10
·136 syf.··
2023 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2023 00:00
Duvar kitabından sonra bunu okudum ikisinide sevdim. İki kitap birbirine bakan yakın pencereleri olan iki ev gibiydi.. Yazar sanki hayatının başka başka versiyonlarını hayal ederek çıkarıyor hikayeleri, yada ben uydurdum bilmiyorum ama böyle düşünmeyi sevdim hangisi gerçek hangisi kurgu bilmeden okumayı. Hangimiz kendimiz için bambaşka hikayeler yazmıyoruz ki kafamızda, (başka bir evrende en güzel halinle) gerçi hikayelerin biraz karamsar tarafları var ama Norveçte yaşamıyoruz sonuçta, belki az bile. Kısaca tavsiye ederim işlediği konular sağlamdı. Duvar Sürgün
1000k
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
5/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2024 13:54
Yavaşla… Herkesin zamanı farklı, herkesin yolculuğu farklı. O yüzden milyonlarca farklı hikaye var yeryüzünde. Yavaşla… Denize ve gökyüzüne bak. Kendi içine sürülmüş olabilirsin. Sürgün; illa ki yabancı ellere olmak zorunda değil. Yolunda yalnız olduğunu unutma. Birileri koşullu olarak yanında olacaksa uzaklaş. Sağa sola çarpabilirsin, dengeni kaybedebilirsin ilerlemeye gelişmeye devam et. Belli ki kendi dengeni bulmak zorundasın. Yeter ki yürü. Ama dura dura, dinlene dinlene yap. Kabul et ki sana olanlar, sana çarpanlar, senin çarptıkların seni sen yaptı! Dinlen, denize gökyüzüne bak. İzin ver kendine, yoruldun. YAVAŞLA…
Edebiyat & Roman
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma

Yazar Hakkında

Aytuğ AkdoğanYazar · 8 kitap
18 Ağustos 1992’de, Karamürsel/Kocaeli’de doğdu. Emekli bir subay çocuğu olan Akdoğan, ortaokul ve liseyi farklı şehirlerde, farklı okullarda okumasının ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sinema eğitimi almaya başladı. Erdal Eren’e ithaf ettiği ilk deneme kitabı ‘Ben Hep 17 Yaşındayım’ 2009’da yayımlandı. Ancak tam olarak tanınmasını sağlayan kitabı ‘Ağladı ve Gözyaşlarını Öptüm’ (2011) oldu. Arka kapak yazısı küçük İskender’e ait bu kitap, okurlar ve eleştirmenler tarafından çok beğenildi, ancak kitabevlerince ‘mahalle baskısı’ da denilebilecek illegal bir sansüre uğradı ve iade edilme sürecine girdi. Bir süre sonra okurların talebi doğrultusunda kitap tekrar raflardaki yerini aldı ve aynı hafta içinde ülkenin önde giden yazarlarından daha fazla satarak büyük bir rekora imza attı. Gezgin. Direnişçi. Anti militarist… Yazılarında genel olarak normlara karşı gelip onları eleştiren, toplum bilimini ve ilişkileri ele alan ve karakter analizleri yapıp ruhsal çözümlemelere ulaşmaya çabalayan konuları ele alır. Varoluşçu felsefeyi ilgilendiren konular ve tanrı ve doğa aşkına övgüleri içeren izlenimci yazılara da sahiptir. Denemelerinde, subay çocuğu olmasına rağmen ironik bir şekilde anti militarizmi savunur.