Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
2016
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
ISBN:
9786051731766
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Yazarın mürekkebiyle değil,kanıyla yazdığı kitap!
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 274. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2023 13:27
Başlık oldukça iddialı oldu farkındayım. Bir tık daha ileri götürelim o zaman, yeni Von Goethe. Genç werther’in acıları yayınlandıktan sonra bir çok alman genci intihar etti. Bizim yeni Von Goethe ise intihar edecek olanları kurtaracak umut olacak. Yazarın kalemi gerçekten çok kuvvetli. Nasıl ki bizim toplumumuzda Oğuz Atay yaşarken değil ölümünden sonra değer verildi. Bu yazara da şu an değeri verilmiyor. Umarım yaşarken değer görür. Ve bolca eserler kazandırmaya devam eder. Kitabı okuyanlar bir daha eskisi gibi olamayacaklar. Nerede kurgu nerede gerçeklik var ayırt edilemiyor. Şimdi diyebilirsiniz ki roman bu. Evet roman melankolik bir roman ama jack London’nın mükemmel Martin Eden roman olarak piyasaya çıktı şimdi otobiyografik eser olarak kabul ediliyor. Yazar kendini Martin Eden olarak yazmıştır. Ve Oğuz Atay’ın tüm romanlarında kendide bir Tutunamayan olarak içindedir. Bu kitabı kimler okumalı: 1-Eğer hayat sana acımasız davrandı ve sende duygusal,hisli,düşünceli biriysen. 2-intihar etmeyi düşünüyor isen ve daha önce buna yeltendiysen 3-Arafta kalanlar Ve güçlü kalemi olan ,cesur bir yazar ile tanışmak isteyen,söylemek istediğiniz şeyleri toparlayarak cümleler haline getiren,çok uzun konuşamadığınızda kitaptan bir kaç alıntı yaparak kendini ifade eden herkes bu kitabı okumalı. Çünkü yazar bizler için bunu yapmış. “Söylemek istediklerim için,romanlar okuyor,sözler ezberliyorum.” Özdemir Asaf
İnsan ve Hayat
SürgünAytuğ Akdoğan · Epsilon Yayınları · 2016383 okunma
Beni öldürmeyen acı,güçlendirir!
10/10
·179 syf.··
Beğendi
·
2019 15. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2019 01:27
"Söylemek istediklerim için, romanlar okuyor, sözler ezberliyorum" Özdemir Asaf Aytuğ Akdoğan'ı youtube kanalı Babala TV'de yaptığı yer altından notlar adlı programı ile tanıdım. Anlattığı konular,kullandığı cümleler ve kitap tavsiyeleri ilgimi çekti. Maalesef ki her güzel şeyin son bulduğu gibi bu programda bu hafta son buldu. Giderken kendisi ise sohbet etmeye devam etmek isteyenler için kendi yazmış olduğu Sürgün adlı eserini tavsiye etti.Ve bugün alıp,elimden düşüremediğim bu eseri işte bu sayede almış oldum. İyi ki de aldım. Özdemir Asaf'ın da söylediği gibi söylemek istediğimiz şeyleri toplayarak cümleler haline getiren yazarları okumayı seviyorum. Uzun süredir içine sürgün hissettiğim şu günlerde bu kitap bana iyi geldi. Çünkü insan çoğu zaman yaşadığı zorluk ve sıkıntıların bir tek kendi başına geldiğini bir tek onun bu acıyı hissettiğini düşünür. Böyle durumlarda kendi ızdırabını yaşayan insanların var olduğunu bilmek insanı yalnızlıktan kurtararak bir nebze de olsa rahatlamasını sağlar. Bu eserde benim için öyle oldu. Eser Kerem Kamil Koç'un vefatı sebebi ile toplanan 3 arkadaşın bu üzüntüyü sırtlarına alarak herkesten uzaklaşıp çıktıkları yolculuğu anlatıyor. Her birinin ayrı yaşantıları ayrı unutmak istedikleri yaşanmışlıkları ile. Her biri birer sürgün insanı. Sizlerde eğer kendinizi yalnız ve sürgün hissediyor iseniz muhakkak okuyunuz. İstifadeli okumalar dilerim.
1000Kitap
SürgünAytuğ Akdoğan · Epsilon Yayınları · 2016383 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 13. kitabı
Bazı havalar vardır,dışarda olman gerekir. Bazı anlar vardır,sigara yakman gerekir. Bazı masalar vardır,kadehleri devirmen gerekir. Bazı kitaplar vardir; Sigaranı ve kadehini alıp,dışarda okuman gerekir. Bu kitap öyle bir kitap. Iyi ki var bu kitap. Saygılarımla.
Hayat
SürgünAytuğ Akdoğan · Epsilon Yayınları · 2016383 okunma
Sürgün
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
aytuğ akdoğan ile ilk YouTube tanıștım yer altından notlar diye bir serisi var sohbeti çok hoșuma gitti ondan sonra yazar oldugunu öğrendim sanirim 5. kitabi olan süegünü bugun bitirdim kitaba gelecek olursam kitaba ağır bir melankoli hakim ama nedense o melankoli beni içine çekti. kitap yazarın yakın arkadası olan Karemim hayatını kaybetmesi ile bașlıyor daha sonra yazar hicbir zaman kendini bir yere ait hissetmedigini söylüyör ve kendisi gibi sürgün olan evi yurdu olmayan mültecilerin arasına karıșıyor hem mültecilerin ne cektiklerini ve bir insanin kendi benligini kaybedip sürgün olmasından bahsediyor kitabın komusunun bu kadar basit olmasına bakmayın kitap çok derin anlamlar tașıyor ve bence en onemlisi okuyucuya çok farklı bir bakıș açısı sunuyor. incelememi kitaptan alıntı yaparak bitirmek istiyorum. yazarın dedigi Gibi "insanın sürgünü doğması ile bașlar"
1000Kitap
SürgünAytuğ Akdoğan · Epsilon Yayınları · 2016383 okunma
Puan vermedi
Güzel bir tesadüf, insanın geleceğini değiştirebilir. Hayatımda asla gitmeyeceğim bir çiftliğe yolum düştü ve oranın sahibi, bana sahaflardan toplattırdığı kitaplardan istediğimi alabileceğimi söyledi. Kendisi de eskiden edebiyat öğretmenliği yapmış. Tozlu ve sayfaları sararmış birçok kitabın içinden beni bulan kitap Sürgün oldu. İyi bir denk geliş olduğunu tekrardan dile getirmekte fayda var. Kimi kitaplar, yolumuzu kaybettiğimizde bizlere gideceğimiz yeri tarif eden pusulalardır. Teşekkür ederim Aytuğ Akdoğan. Okunmayacağını düşündüğün bu kitap, vakti gelince doğru kişinin önüne elbet çıkacaktır.
SürgünAytuğ Akdoğan · Epsilon Yayınları · 2016383 okunma
10/10
·179 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2019 22:51
Sona geldik Aytuğ Akdoğan bu kitap içerik olarak diğerlerine göre daha dolu ve daha yerinde olmuş bence. Hikâyenin sürüklemesi belki de bu sefer yalnız olmayışından kaynaklıydı. Güllerin içinde yaşayarak gerçek bir yazar olunamayacağını bize değil de daha cok kendine kanıtlamış oldun. Biz seni kabullendik koylarda amaçsızca dolaşırken de mültecilerin arasında onlardan birisi gibi yer alırken de ama bir durak bulmak en azından durmayı denemek gerekiyormuş demek ki. Bir sonraki kitabın ne zaman çıkar bilmiyorum ama görüşeceğimizden şüphem yok ya bir kitap satırında ya da seni tanıdığım YouTube içeriğin Yeraltından Notlar yayınında. Aytuğ Akdoğan
Felsefe
SürgünAytuğ Akdoğan · Epsilon Yayınları · 2016383 okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2019 18:30
Ruhsal olarak sürgünde olan bir insanın eve dönüş yolculuğuna çıkış hikayesini anlatan bir roman olmuş. Yazar kendi iç dünyasındaki savaşı anlatırken aslında hepimizin içindeki şiddeti değişken savaşları farketmemize yol açıyor. Kitap bir solukta okunabilmesine rağmen uzun süre düşündürecek sorular ve içsel yolculuklar içeriyor.
SürgünAytuğ Akdoğan · Epsilon Yayınları · 2016383 okunma
İnsanın Kendine Sürgün Olması
Puan vermedi·176 syf.·
2019 10. kitabı
Sokak kitaplarını ayrı seviyorum çünkü hayatın kalbinin orası olduğunu düşünüyorum. Hayatın 25. saatinin görüleceği tek yer, kalabalıklar bir yerlere yetişme telaşı içerisindeyken arasından sıyrılıp bir kaldırımda onların o akan 24 saatini gözlemlemek. Bu kitap tamda o 25. saati sunuyor size. Yazar tanıdık bir sima, son zamanların popüler adamı Aytuğ Akdoğan. Aytuğ yine hep bildiğimiz o yolda olan sakin ve melankolik ses tonuyla size bir hikaye anlatmaya başlıyor. Dünyadan alacağı olan ve sürekli dünyanın ondan bir şeyler çaldığını anlatıyor. Hangimizden çalmadı ki? Ve kitap Kerem Kamil Koç’a ( çevirmen, aktivist ) ithaf edilmiş bir şekilde başlarken olayların başlangıcının fitilini ateşleyen Kerem’in cenazesi oluyor. Sürgün, insan çoğu zaman vatanından, sevdiklerinden ve hatta gördüğü her şeyden kaçma serüvenine girer. Kimisi bunu bir arkadaş bir dostun ölüm haberinden dolayı kimisi bir sevgilinin ayrılık acısından dolayı yapar, kimisiyse mecburiyetten dolayı üstüne yağan kurşunlar sebebiyle gerçekleştirir. Çoğunlukla ilk baştadakiler züppe olarak nitelenir bak baba parası yiyor sorumluluğu yok diye haklarında düşünülür. Oysaki bu evrende en zor şey gerçeğe ulaşabilmektir. Kitap tamda bu eksende gerçekleşen olaylar silsilesiyle karşımıza çıkmakta. Bütün normları reddeden Aytuğ yollara düşüyor her şeyden kaçtığını düşünerek oysaki unuttuğu şey aslında insan dışındakilerden değil içindekilerden kaçmak ister ve kaçışta içindekiler hep yanıbaşında onu beklemektedirler. Aytuğ’un söylemiyle “ İnsanın ilk sürgünü doğumudur…” . fakat çoğu zaman insan bu sürgünü unutur ve dünyayı sahiplenir hiç gitmeyecekmiş misali. Hatta dünyayı kan gölüne çevirip cehennemin burası olduğunu kastetmekte de üstüne yoktur. Kitapta yalnızlık, yazmak, yolculuk, arkadaşlık, sadakat,
İnsan
SürgünAytuğ Akdoğan · İkinci Adam Yayınları · 2018383 okunma
10/10
·179 syf.··
2020 122. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2020 16:17
Bu kitap artık hepimizin! Bugün yazarımız "Son kitabımın aylardır stoklardan bulunmamasından ve internet sitelerinde fahiş fiyatlara satılmasından bıktım!" Diyerek ücretsiz olarak kitabını paylaşıp "o artık hepinizin" dedi, bu canlı olarak görebileceğimiz yazarla ve okur arasında olan en duygusal olaylardan biri olabilir. Bunu çok büyük bir erdem olarak yorumluyorum günümüz yazarlarının en büyük arzusu kitaplarının satılma rekorları kırmak istemesiyken Aytuğ Akdoğan okunma, anlaşılma arzusunda ve sadece kendisinin değil kitaplarında ya da videolarında bahsettiği insanların anlaşılması kaygısında. Yani bizim, insanlığımızın. Kitap Kerem Kamil Koç'a ithaf edilmiş. Ve Kerem'in cenazesine dahil olmamızla sürgünümüz başlıyor.. Aslında okur olarak hissettiğim şey insanlığın bir yola çıkmasıydı uğraması en zor olan yerlere uğrayıp varması gereken tek bir yere varması. Yazarımızı birazcık tanıyanlar genel olarak edebi dilini de tahmin edebilirler, bu güzel üslup ne anlatırsa anlatsın bana her sayfayı an an yaşattı. Evet yaşadığımı hissettim çok spoiler vermeden şunu diyebilirim okurken kayıplarım oldu, yola çıktım, arzularım oldu, kendimden uzaklaştım, kendime vardım ve affettim. Evet bir kitap sayesinde hayatımda bazı insanları affettim biraz da kendimi. Çok şey yaşadım bu kitapta bilmediğim çok şey öğrendim ve anladım insanları anladım acılarını hissettim, intiharı konuşurken karakterler; yaşama arzusu duydum ölme arzusunun yanında. Muhteşem bir kitap, çok güzel bir gözlemcilik, güzel bir anlatım biçimi. Belki bilmek istemeyeceğiniz, duymak istemeyeceğiniz şeylerin size aktarımı ve hiçbiri bize uzak değil. Ben çok beğendim okumanız gerektiğini düşünüyorum. Umarım hızlı tüketmemişimdir bu eseri ama okurken yaşadığımı hissettim, eser de benimle yaşayacak. Ve dünya düzeni için
SürgünAytuğ Akdoğan · İkinci Adam Yayınları · 2018383 okunma
10/10
·179 syf.··
2021 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 23:54
Elimde Dostoyevski kitabını görünce klasikler bayılırım dedi, henüz yeni tanıştığım otuzlu yaşlarındaki kadın. Zaten bitmesine üç sayfa kalan Beyaz Geceler kitabını oracıkta bitirip kitabı ona uzattım, al senin olsun dedim. Sevindi ama daha çok şaşırmıştı, o zaman ben de sana yanımdaki kitabı hediye etmek istiyorum dedi, ama çok tanınmaz yeni nesil yazarlardan Aytuğ dedi. Ve kitabı uzattığında mutluluktan ölecektim çünkü Aytuğ'un en çok okumak istediğim kitabı "SÜRGÜN" karşımda tanımadığım biri tarafından hediye edilmişti. Aytuğ Akdoğan Sürgün
SürgünAytuğ Akdoğan · İkinci Adam Yayınları · 2018383 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Aytuğ AkdoğanYazar · 8 kitap
18 Ağustos 1992’de, Karamürsel/Kocaeli’de doğdu. Emekli bir subay çocuğu olan Akdoğan, ortaokul ve liseyi farklı şehirlerde, farklı okullarda okumasının ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sinema eğitimi almaya başladı. Erdal Eren’e ithaf ettiği ilk deneme kitabı ‘Ben Hep 17 Yaşındayım’ 2009’da yayımlandı. Ancak tam olarak tanınmasını sağlayan kitabı ‘Ağladı ve Gözyaşlarını Öptüm’ (2011) oldu. Arka kapak yazısı küçük İskender’e ait bu kitap, okurlar ve eleştirmenler tarafından çok beğenildi, ancak kitabevlerince ‘mahalle baskısı’ da denilebilecek illegal bir sansüre uğradı ve iade edilme sürecine girdi. Bir süre sonra okurların talebi doğrultusunda kitap tekrar raflardaki yerini aldı ve aynı hafta içinde ülkenin önde giden yazarlarından daha fazla satarak büyük bir rekora imza attı. Gezgin. Direnişçi. Anti militarist… Yazılarında genel olarak normlara karşı gelip onları eleştiren, toplum bilimini ve ilişkileri ele alan ve karakter analizleri yapıp ruhsal çözümlemelere ulaşmaya çabalayan konuları ele alır. Varoluşçu felsefeyi ilgilendiren konular ve tanrı ve doğa aşkına övgüleri içeren izlenimci yazılara da sahiptir. Denemelerinde, subay çocuğu olmasına rağmen ironik bir şekilde anti militarizmi savunur.