10/10
·960 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
1 ay içerisinde 8 kitap bitti ama beraberinde beni de bitirdi. şimdi her şey bitikten sonra düşündüğümde başladığımız yerden çok uzakta olduğumuzu görüyorum. ilk kitabı okuduğum zaman dün gibi geliyor Celena Dorian ve Chaol ne kadar dertsiz tasasızmış sorunları ne kadar küçükmüş. aşk üçgeni mi aman hangisini seçecek acaba kralın oyunlarından sağ çıkacak mı derken ortada ne kral kaldı ne cam şato. olaylar büyüdü, karakterler gelişti yeni onlarca ruh girdi kitaba ve hepsi birbirinden güzeldi. benim için dönüm noktası mıydı? belki. seriyi beğendim mi? çok. kayıplar sağlam acı verdi yalan yok. özellikle on üçlerde ve Gavriel sahnesinde epey ağladım. Manon’un çektiği acı kalbime oturdu. her karakter her özellikleri çok düşünülmüş, çok kafa yorulmuştu. yazarın çok zeki bir kadın olduğunu düşünüyorum çünkü böyle bir evreni yaratmayı bırak hikayede kopuk hiçbir şey olmadan duyguyu bu kadar geçirebilmesi yetenekten de öte bir şey. Kül Krallığının bitmesine iki gün kala yazarın diğer tüm kitaplarını aldım çünkü henüz bu evrenden kopmaya hazır hissetmiyorum. her krallık kendi yoluna baktı, dost olan karakterler ayrıldı ve hepsi kendi hayatını kurmak üzere ülkelerine geri döndüler. geride kalan Aelin ve Rowan’a baktığımda mutlu olmayı ne kadar hak ettiklerini bir kez daha anlıyorum. Nesryn impartorice oldu wkwhwnwnq abi şaka gibi. Yrene koskoca Erawen’i yendi Aelin desen ülkesi için defalarca kendini kurban etmeye hazırdı. Lysandra Elide hepsi.. serideki kadın karakterlerle ayrıca bir aşk yaşadığım doğrudur ve Manon. son sahnelerin birinde Aelin kraliçe olduktan hemen sonra halka açıldığı sırada hepsinin elinden tutarak ilerlemesi beni gururlu ve mutlu bir duygu topu yaptı. yanında Rowan olabilirdi ama hayır. o birbirinden yetenekli kadınları yanına aldı. umarım kitaptaki gibi
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,435 okunma
8/10
·360 syf.··
2025 156. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 20:27
Kinyas ve Kayrayı okuyup kitabın kapağını kapattıktan sonra bir karar vermiştim. Hakan Günday’ın tüm kitaplarını bitirme kararı. Okuduğum 6. Kitabı ve her bitirdiğim kitabında durup parçalanmış yüzlerce hayatın yanından geçip gidiyoruz ve hiçbir şey fark etmiyoruz düşüncesinden bir süre kurtulamıyorum. Acının gerçekliği, hayatın gerçekliği sayfanın içinden çıkıp sizi boğmaya çalışıyor okurken. Kesinlikle rahatsız oluyorsunuz, ama bu herkesin yaşaması gereken bir rahatsızlık. Hakan Günday o kadar başarılı bir yazar ki gereksiz ajitasyon aşırı betimlemelere girmeden sizi içinizdeki en zayıf yerinizden vurmayı başarıyor. Kitaplarında bazı noktalarda geçen roman fikirleri oluyor mesela Piç adlı romanında bi karakter hiç varolmayan kitapları okudum diye kafasından senaryo uydurarak anlatıyordu. Okurken bunlar birer roman olsa onları da okurum diyordum. Böyle bir yazardır kendisi. Bu romana gelecek olursak muhtemelen herkes gibi beni de en çok çarpan noktası bazı çocukların hiç çocuk olamaması. Çocuk olamadıkları için hiç büyüyemeyip zamanda donup kalmaları. Zargana’daki gibi bu yalnız çocuklar ancak birbirlerini bulduklarında zamanda hareket etmeye başlıyorlar ve bu çok güzel bir detay. Başka bir romandan bir alıntı ile bitirmek istiyorum: “Bir Afrika kabilesinde şöyle bir söz vardır: "Köyü tarafından sevilmeyen çocuk, sonunda o sevgi sıcaklığını hissetmek için köyünü yakar." Yani bugün dünyayı yakanlar, aslında zamanında ihtiyacı olan sevgiyi alamayan çocuklardır. Başka bir şey değil...” Not: Kitabı okurken hala Oğuz Atay okumamış olmama çok utandım. Not2: Şahsiyet dizisinin de senaristi kendisiymiş o da en sevdiğim Türk dizisidir saygım bir kat daha arttı.
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
Reklam
Ji Realîteya Kurd Ber Bi Realîteya Kurdistan ve
Puan vermedi·280 syf.·
2025 5. kitabı
Ruşen Çakır’ın “Ji Realîteya Kurd Ber Bi Realîteya Kurdistan ve: Serencama Meseleya Kurd” adlı eseri, bir gazetecilik çalışmasından çok daha fazlasını sunuyor: Türkiye’nin yakın dönem Kürt meselesine dair hafızasını tazeleyen, satır aralarında derin devletin korkularını, İslamcı akımların suskunluklarını ve küresel güçlerin oyun planlarını sezdiren bir tarih belgesi… 1. Kitabın Yapısı: Güncelin Tanıklığından Tarihin Kayıt Defterine Kitap esasen Ruşen Çakır’ın 2013-2014 yıllarında çözüm süreci, Kobani olayları ve cemaat-hükümet çatışması dönemlerinde kaleme aldığı köşe yazılarından oluşuyor. Bu metinler, gazeteciliğin sıcak nabzını taşımakla birlikte, satır aralarında kalıcı analizler barındırıyor. Kitabın sonunda yer alan PKK üst düzey yöneticileriyle yapılan röportajlar ise, eseri sadece bir yorum metni olmaktan çıkarıp birinci elden tanıklık arşivine dönüştürüyor. Bu yönüyle kitap, akademik bir kurguya sahip olmasa da; yaşanmışlığın, gözlemin ve sahici değerlendirmenin belgesel ağırlığını taşıyor. Bir dönemi anlamak, çözülen ve yeniden düğümlenen bir meselenin anatomisini görmek isteyen her okuyucu için temel bir başvuru kaynağı niteliğinde. 2. Küresel Düzlem: Suriye, IŞİD ve Kürt Realitesinin Meşrulaşması Çakır’ın analizlerinde öne çıkan başlıklardan biri, Suriye'nin coğrafi ve jeopolitik önemidir. Antik medeniyetlerin mirasçısı bu topraklar, bugün emperyal projelerin ve vekalet savaşlarının arenasına dönüşmüş durumda. Suriye sahnesinde YPG öncülüğünde oluşan Kürt yönetimi, sadece bölgesel bir gelişme değil, aynı zamanda uluslararası denklemde bir “realite” olarak yer edinmiştir. ABD desteğiyle güç kazanan YPG, IŞİD karşısında Batı için bir “müttefik” olarak öne çıkarılmış; bu da PKK’nin uluslararası arenadaki algısını dramatik şekilde dönüştürmüştür.
Ji Realiteya Kurd Ber Bi Realiteya Kurdistan ve Serencama Meseleya KurdRuşen Çakır · Metis Yayıncılık · 20161 okunma
9/10
·383 syf.··
2025 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2025 00:42
Ön not1: "Aynen" kelimesini okumak çok şaşırtıcıydı. Çevirmenin hangi fikir ile bunu yazdığını kendisinden duymak isterdim. Ön not2: Yazarın hikayedeki yan karakterlerden birine kendı soyadını vermesi çok ilginçti. Yazarın Macaristan'ın ikinci dünya savaşına dair gerçekten büyük travması var. Ya da bu konu Macar yakın tarihinde çok yer etmiş. Veyahut yazar bu konuyu çok iyi işliyor. Her nedenle olursa olsun yazar konuyu hikayesine başarılı bir şekilde katıyor. Hikaye bir generalin kız çocuğu üzerine. Onun bir kilise okulundako bir yıla yakın dönemi. Tabiki savaş zamanı. Öykünün bence teması kahramının iç dünyasında, olaylara dair kavrayışında, yaşadıklarını yorumlamasındaki o kız çocuğuna has tarz. Yazar çok başarılı bir şekilde bunu okura veriyor. Yazarın diğer kitaplarına göre öykü daha akıcı, eylem, heyecan biraz daha fazla. Yazarın metnin sonuna doğru okuru Abigail'in kim olduğuna dalir meraklandırmak istediğini, bir polisiye heyecanı katmak konusuda bir gayretinin olduğunu ben sezmedim. Süreci kahramının gözünden olması gerektiği gibi vermek dışında bir amaç hissetmedim. Szabo kelimelerle oynayan, okuru kendine bağlayan çok başarılı bir yazar. Külliyatını tamamlamak gerekecek.
AbigailMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2024282 okunma
Altı Yüz Sayfalık Boşluk
3/10
·672 syf.··
2025 1. kitabı
Pekala... Ne okudum şimdi ben? Öncelikle, incelememde birkaç spoiler vardır ama ana konudan spoiler vermeyeceğim, haberiniz olsun. Başlamadan önce şunu söyleme ihtiyacı duyuyorum: Lütfen birisi yazara hızlandırılmış noktalama işaretleri kursu versin. Lütfen. Bazı cümlelerdeki virgül eksikliğinden aynı cümleyi iki-üç kere okumuşluğum var.ayrıca bazı cümleler garipti, anlamsızdı. Sanki acemi bir çevirmen İngilizceden Türkçeye çeviri yapıyormuş hissi verdi. Neyse, gelelim ana konumuza... Bu kitap şimdiye kadar okuduğum diğer kitaplardan ÇOK daha uzundu, o yüzden hem yazarın emeğinden hem de normalden fazla karakter ve detay içerdiğinden uzun bir inceleme yapacağım ve her bir detaya ayrı ayrı odaklanacağım. Başlayalım... KARAKTERLER: Nova: İlk başlarda beni sinir etse de ortalara doğru gerçekten iyi bir kişiliği olduğunu düşünüyorum. AÇıkçası ona yapılanlan bana yapılsa ben de o hale düşebilirdim(saçma derecede güçlü birini getirmezdim, o ayrı). Ama kitabın ikinci yarısında bozuldu ve gözümde mızmız, kendini beğenmiş, her şeye bağırıp duran bir tipe dönüştü. Bir de Kova nın kitabın yüzde sekseninde ya baygın, ya hasta ya da büyü etkisinde sersem olmasını sevemedim ama onu detaylıca olay örgüsü kısmında bahsedeceğim. Bunlar dışında Nova benim için empati kuramadığım ve altı yüz sayfa boyunca 'Bu kız niye yaptı şimdi bunu' dedirten bir karakter oldu. Arın: Sadece yazar onun kötü karakter olduğunu söylediği için kötü gösterilen ve öyle davranılan bir karakter. Kitapta sevdiğim(ya da empati kurabildiğim diyelim) tek karakter olabilir. (Lala dışında elbette) Nova'yı koşulsuz seviyordu. Nova her seferinde Daren'e kaçtığında da seviyordu. Nova her güçsüz düştüğünde de seviyordu. Bir kere Nova'ya kızmadı, ki Nova kızılacak çok fazla şey yaptı, her zaman onu destekledi.
Lordlar ve VarislerN. G. Kabal · Martı Yayınları · 202210,3bin okunma
Puan vermedi·147 syf.·
2024 23. kitabı
Evde oluşturulan kütüphaneler hakkında hiç olumlu düşünmüyorum. Son zamanlarda gerek gerçek hayatta gerekse de sosyal medyada gördüğüm ev kütüphaneleri beni aşırı rahatsız etmeye başladı. Ara ara "başvurulmayacak" kitapların, kitaplıkta durmasını artık tıpkı bir ceset gibi görmeye başladım. Okunmaya bırakılmış ya da yıllarca sonra ikinci defa okunacak bir kitap hücre hapsine alınmış bir kitap gibi gözümde. Okunacak o kadar çok kitap varken kaç tane kitaba iki defa dönülür ki!? Bundan dolayı kitaplıklar da bir mezarlığa dönüşür gözümde. Kitaplarımın tümünü kütüphaneye bağışladım, aldığım kitapları da okuduktan sonra mutlaka bağışlarım. Çünkü kütüphanelerde bir sirkülasyon var. O kitap başkalarının elinde böylece hayat buluyor. Bu kararı ilk aldığımda bazı arkadaşlarım benden kitaplarımı istedi. Çok azına, okuduktan sonra kütüphaneye bağışlamak şartıyla onlara verdim. Okunmayacak kitaplara bakmak görsel olarak bir hava verebilir. Ki görenlerde de hayranlıkta uyandırabilir ve öyledir çoğu zaman. Gören vayy ne kadar da çok kitabın var. Yani ne kadar da bilgilisinin örtülü tarifi gibi. Ama bir ajandaya veya bir A4 kağıdını panoya ya da çalışma masasının bir köşesine okuduğun kitapaların ismini ve bitirme tarihini yazman kitaplık tablosundan çok daha verimli olduğunu görebilirsin. Çok basit bir şey aslında. Fakat egonun ve pintiliğin(bir de ek olarak ekonomik kriz var tabi) bu kadar revaçta olduğu bir dönemde bunu yapmak yürek ister. Bunu da ancak olgunlaşmış okurlar yapabilir. Ya da şöyle psikolojik bir zeminde ifade edecek olursam "entelektüel mastürbasyon*" hazzından kendini kurtarmış olgun insanlar bunu yapabilir. Umarım bu yazıyı okuyan herkes o olgunluğa erişir ve o kitap mezarlıklarına son vererek hem kendilerine hem de çevrelerine "daha" faydalı birer okur olurlar.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Reklam
Reklam