Suyu Arayan Adam
İlber Ortaylı'nın okunmasını tavsiye ettiği kitaplar listemde bulunduğu için okumaya başladığım bu eser Şevket Süreyya Aydemir'in otobiyografik bir eseridir.
Kemalist Türkiye ve Ortadoğu muhteşem bir eser ve Türkiye'nin ortadoğu ilişkilerini bize tam ve teşekküllü bir şekilde anlatmakta..
Kitap Küdüs ilişkileri cecevesinde başladı. İmparatorluğun sona ermesi ve Rejimin değişmesi ile 'Eski vilayetlerin; Arap Coğrafyasının' Modern yüzünü batıya dönmüş bir Türkiye Ortaya çıktı. Başta arap devlet Arap coğrafyası Türkiyeye karşı olsa da, islama zarar verdiğini, batının ahlaksızlıklarını islama karıştırdığını öne sürmekte... Kitap tam olarak bunun böyle olmadığını bize net bir şekilde anlatmakta.
Özellikle Şeyh Said isyanı sonrası Bölgedeki Süryanilerin göç ettirilmesi ? Bunun nedenini bize güzel bir şekilde acıklakamkta... Türk Aydınlanması sonrası Bölge devletlernini Türkiyedeki değişiklerden örnek ve ders aldığını ortaya cıkmıştır..
Kitabı okudukca şunu anladım; geri kalmış bir toplumu her alanda yeniden dönüştürerek Avrupa'nın ve Ortadoğu milletlerinin özendiği millet haline getiren Mustafa Kemal Paşa'ya Rahmet okudum.
**Yaşasın Türkiye Cumhuriyet, Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Paşa.
**
Kemalist Türkiye ve OrtadoğuAmit Bein
Türk ordusuna hizmet etmiş ve uzun yıllar doğuda görev yapmış Osman Pamukoğlundan bu değerli eseri okumak çok güzeldi.. Paşa'nın yazdıkları o kadar doğru ki. 1 ve 2 harptan önce yaşanan devlet arasındaki kutuplaşma tekrardan olmaya başladı. ABD- Çin arasındaki rekabet, Batı'ın tekrardan silahlanmaya başlaması.. 1 ve 2 Harp öncesi devletler arasındaki silah rekabetini önümüze sermekte.
Osman Pamukoğlu Paşamız'ın düşünceleri çok ama çok değerli.
Şermin Yaşar Kalemi çok ama çok akıcı bu kitabı storytel üzerinden dinleyip bitiridim. CEO Fikri Bey, Yönetim kurulu başkanı Fikri Bey.. Hikayemiz şöyle... Fikri Bey'e bir gün okuldan çağrılır.. 15 gün sürecek olan bu sürece gelmezse lise ve üniversite diplomaları iptal edilecekti.. Çok değer verdiği diplomaları için okula gitmeye karar verdi. Büyümekle hata ettik, o çocukluğumuzdaki her şeyi unutup kibirli bir insana dönüştük. İsimlerimizin yanında yazılı olan unvanla ölçmeye başladık değelerlerimizi.
Belki büyüyerek istediğimiz ünvanı kazandık ama kibirle bir çok şeyi kaybettik.
Eşitliği unuttuk, o kadar unuttuk ki. Yanımızadaki güvenlik görevlisine selam vermeyi çok gördük.
Kıyafetlerimizle değer biçmeye başladık, resmi görünmezsem kimse beni ciddiye almaz diye düşünmeye başladık.
Ailemizi unuttuk, bir aileyi aile yapan unsur sevgidir.
Aile arasında diğerlerine karşı duvarlar ördük..
İşte bu söylediklerimi tam şekilde anlayabileceğiniz bir kitap, çocuk kitabı gibi görebilir lakin herkesin okuması gereken bir kitap.
Dünyanın En Önemli Öğrencisi
William Shakespeare'ın yazdığı tüm eseleri seviyorum lakin "Macbeth" bir farklı bende.. Yaşadıklarımızı mı okuduk diyeyim ? İktidar hırsı öyle bir hırstırki kendi çocuklarının gözlerini bile oydurursun ( Doğu Roma İmpatoricesi Atinalı İrini' oğlunun gözlerine mil çektirdi) Bizim Tarihimizde aynı şekilde Kösem Sultan ile Oğlu IV. Murad Arasında iktidar mücadelesi bir süre devam etti..
Macbeth, tutukunun uyanışı cadıların onun hakkında söyledikleri daha sonrasında eşi lady Macbeth'in yardımıyla Macbeth Kral Duncan'ı öldürmeye karar verir. Bu durum onu yavaş yavaş değiştirmeye iteler, Macbeth'in değişimi bir bakıma toplum psikolojine etki yapıyor..
Ülkedeki güven duvarlarının kırılması ve sürekli olarak hırsları ile hareket eden bir Macbeth. Onun yaptıklarını, onun hırsları toplumuda değiştirdi.
"Yüzü gülmez oldu kimsenin."
"En büyük acılar gündelik duyguya döndü."
Onun hırsları, toplum değerlerinin 'basitleştirilmesine' yol açtı, güven duvarları yıkıldı..
En uzun gecelerin de sabahı olur.....
Macbeth sadece yarattığı karanlığın içinde kayboldu öldü..
Macbeth Çok etkilendiğim bir kitap oldu.. Bir kişinin iktidar hırsı neleri değiştirdiğini gördüm.