yalnız adam görür bazı şeyleri
düşüncenib ıssızlığında beliren gölgeler gibi
(...)
hep gidilecek bir yol vardır birlikte başlanan
sonunda tenha bir sokağa çıkar insan
uzun bir şiire başlamak
zamansız bastıran yağmura rağmen
dizelerin aralandığı yerde beliren yüz
bir perdeyi açar gibi karanlığın içinden
kimin elleridir bilinmez bir dosta benzeyen
ay mı, bulutlar mı ya da sessizce
bahçeyi boydan boya dolaşır rüzgâr
o sözcüğü içinde saklar gece
uzun bir şiire başlamak
hayat kadar uzun, umutlar gibi uzak
bir yol ansızın kesiliverir bir yerlerde
(...)
haritalar karışık bir yalnızlığı gösterir
amaç yoksa sonsuza uzanır yollar
uzun bir şiire başlamak, belki bu!
ne çok beklenmedik sözcük ışır gecede
kolay aşklar bizimkisi
her şey, söylenir, bir insanı sevmekle başlar
sevmek en zor iş, sevmek en kolay
zor olan unutmak uzanıp kirli camlardan
yorgun bakışlarını örterken kent
oyup oyup bitiremediğimiz
gözlerimiz değil mi bizi yaşatan?