Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum
bahar da sürgükenir içime katranlar da
hem koşarak yarattığım sevgiler vardır
hem körlenmiş sevgililerin acısıyla koştururum.
Yüzüme bak
ve yüzümü hırpala
yüzümü değiştir, dağlı bir anlatım bırak
(...)
dudaklarındaki tuzu dudaklarıma almak için
çok oldu tepelere vurdum kendimi
bulutlara karıştım ve karanlık kahvelerde
tıraşı uzamış adamlardan
huylarını öğrendim senin.
Mahmur bir tohumdun delikanlı bağrıma.
(...)
dizlerine yatırılmış olan sabah
şenin kalbini kakışlardı.
(...)
ben öyle bilirim ki yaşamak
berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır
çünkü biz savaşmasak
anamın giydiği pazen
sofrada böldüğümüz somun
yani ıscacık benekleri çocukluğumun
cılk yaralar halinde
yayılırlar toprağa
etlerimiz kokar
gökyüzünü kokutur
(...)
ve sen boynunu öperken beni sarhoş
bir okyanusla titreten hayat