Dilara

"ölümden korkup da sonunu sayan ölür gider yar koynuna giremez."
Reklam
Nafile bir zamanın takvimidir güz güneşi toprak damlara değince yaşanılan
anladım neden yorgunluk gülümserlik getiriyor insana
Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum bahar da sürgükenir içime katranlar da hem koşarak yarattığım sevgiler vardır hem körlenmiş sevgililerin acısıyla koştururum.
Yüzüme bak ve yüzümü hırpala yüzümü değiştir, dağlı bir anlatım bırak (...) dudaklarındaki tuzu dudaklarıma almak için çok oldu tepelere vurdum kendimi bulutlara karıştım ve karanlık kahvelerde tıraşı uzamış adamlardan huylarını öğrendim senin. Mahmur bir tohumdun delikanlı bağrıma. (...) dizlerine yatırılmış olan sabah şenin kalbini kakışlardı. (...) ben öyle bilirim ki yaşamak berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır çünkü biz savaşmasak anamın giydiği pazen sofrada böldüğümüz somun yani ıscacık benekleri çocukluğumun cılk yaralar halinde yayılırlar toprağa etlerimiz kokar gökyüzünü kokutur (...) ve sen boynunu öperken beni sarhoş bir okyanusla titreten hayat
Reklam