Dilara

Yarı gecenin içinde eteklerinde dünyanın Ay ışığı vurmuş kuma Bunca deneyler bunca alın terleri Geçiyor ölümün ötesine insan Bir sonsuzluk sofrası gibi açılır doğa (...) Dünyayı alıyor sevginin ağırlığı (...) Sonsuza gider yollar geçer insanlar Karanlıktan ve içinden tartışmaların Ve rüzgârla dolu çırpınan yürekleri Gördük gördük düşlediğimiz yerdeki Yağmuru inen uzak aynalara Yıkayan gözyaşları gibi
Reklam
Taşıdım umutlu bir yüreği İnsanın yanı başında doğurgan aydınlıkta Zamanın ucunda (...) Ey kardeşler Ne adımız kalacak geriye Ne gözyaşı kırıkları Akıp gidecek yaşam Bin bir görüntü içinde (...) Hiçbir şeyi unutamayız artık biz Apaçık bir ter indi toprağa Savruldu emek Unutamaz Demir çelikteki Rıza Irgat Hasan tütünden Osman Hatice ve kocası ve çocukları Unutamaz Tren makinacısı Tevfik Sılasını sırtında götüren tren Ürkütülmüş bir kuş gibi Yalnızlığın akasyaları arasından Bozkırın toprağına Unutamaz Yoksul söğütler uzak çalıların köyleri Ölüm öğlesi yollar Ve tek tek adamlar ovada
Gecenin yarası kapandı, gecenin yarası kapandı, açıldı şafak; (...) Büyüyoruz köylerde koyaklarda, en güzel biçimini alıyor insan acımasız bir umutta (...) Büyüyoruz bir çocukta, büyüyoruz bir ölüde - (...) Kendine döndüğünde yavaşça aklın ve belleğin, iç acılarının, ödenmemiş gündeliklerin - Erken ölümlerin yalnızlığı çürütür taşı, yaşamı çürütür -
Sayfa 77·Kitabı okudu
Anılarımızın üstüne kuruyoruz geleceği bu sürgün günümüzde Unutulan zamanların sağır yüreği ısıtır bizi, yaşanmamış zamanların Ağrıyan bir öfke yolların ucunda, varoşlarında kentlerin, bakışlarımız kırıyor artık ölü bir geçmişi
Sayfa 78·Kitabı okudu
Yalnızlığın durduğu yerde Çözülüyor yaşamın gizi
Reklam