Başka bir zaman belki o mektubu başka biçimde okur, aklında başka satırlar kalır, başka duygular hissederdi ama artık tükeniyordu (...) Hiçbir sözün yetmeyeceği, ulaşamayacağı kadar derindeydi. (...) Hiçbir cümle yetmezdi artık, cümlelerin ulaşabileceği yeri geçmişti (...)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birbirini seven iki insanın düşebileceği en kötü duruma düştüklerinin farkındaydı, sevgi asla kaybolmayacak bir biçimde canlıydı ama aralarındaki ilişki çürüyüp eski bir köprü gibi yıkılmıştı. Bir nehrin iki kıyısında kalmışlardı. Birbirlerini görüyorlar, rüzgârın kelimelerin çoğunu uğultusuyla boğduğunu bile bile birbirlerine sesleniyorlar ama birbirlerine ulaşamıyorlardı
(...) hissettiği çaresizlik, yalnızlık ve özlemin yarattığı kederin ruhunu ve bedenini nasıl sarstığını, kendisini nasıl imkânsızlıklardan yapılmış bir kafese hapsedilmiş bir tutsak gibi hissettiğini, hemen görmek istediği birini göreme menin insanı nasıl bir zavallılığın içinde boğduğunu, birini görmeye karar vermenin onu görmeye yetmediğini anlamanın nasıl bir yetersizliğe yol açtığını böylesine kuvvetli bir şekilde fark edince, Yelda'nın "seni özledim" diyen kederli sesini hatırlamıştı. O sesi hatırlayınca elinde olmadan, bir yeri ağrıyormuş gibi inlemişti.