“Zaten bütün yaratıklar görselerdi, duysalardı savaşı,bütün yaratıklar duyabilselerdi savaş çığlıklarını bu dünyada savaş olamazdı. Savaş iğrençliği bilinmeyen bir şeydir de, yaratıklar onun için kabul edebiliyorlar savaşı.”
Küçük kadınları bence ben bir kere daha okudum. Lisede miydi emin değilim ama hayal meyal hatırlıyorum. Şimdi yeniden bitirdim. Önceki hislerim neydi bilmiyorum ama bu sefer beğenemedim.
Karakterler çok yüce çok idealize. Özellikle Bayan March ve sıkça bahsedilen eşi ahlaki açıdan kusursuz karakterler. Kızların son derece dünyevi sayılabilecek “ kusurları” mutlak bir cezayla sonuçlanıyor. Oldukça olağan beklenti ve istekler hep olumsuz bir sonuç doğuruyor.
Bayan March her ne kadar bazı kısımlarda kızlarının zengin bir eşle yuva kurmasındansa mutlu bekarlar olmasını tercih edeceğini söylese de final bu düşünceyi yansıtmayacak kadar geleneksel. Günün sonunda iyi ve sadık bir eşe sahip olmak müthiş bir mutluluk sebebi.
Kitapta elle gösterilir bir çatışma yok. Sonları aceleye getirilmiş hissi verse de sıkıcı diyemem. Ancak herkeste uyandırdığı sıcak aile romanı hissini bende uyandırmadı. Aksine samimiyetsiz ve idealize edilmiş bir hikaye gibi geldi.
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,5bin okunma