Yelda

30 Günde 10 Yıl
Puan vermedi·170 syf.··
2022 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 19:54
Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu’nun yazdığı bu kitap genel anlamda Büyüme Hormonu’nun yaşlanma ile birlikte azalmasının doğal bir süreç olduğunu fakat bu hormonun azalmasının ne hızda ve ne kadar azalacağının bizim yaşam tarzımız ile bağlantılı olduğunu vurgulamaktadır. Yaşam tarzımızı iyileştirebilmek ise doğru diyeti uygulamaktan geçer. Yazar sağlıklı bir şekilde normal kilomuza ulaşmanın, daha çok ‘Intermittent Fasting’ adıyla bilinen ‘Aralıklı Oruç Diyeti’ ile olabileceğini söyler. Fakat IF diyetinin tek başına yeterli olmadığını, bu diyetin yanında egzersiz yapmanın ve uyku düzenimizi oluşturmamızın da yaşam tarzımız haline gelmesinin diyeti doğru uyguladımız anlamına geldiğini ifade eder. Kitapta bahsedilen gıda grupları (karbonhidrat, protein, yağlar) hakkında önemli sayılabilecek bilgilere ulaşacaksınız. Ayrıca, kalori ile ilgili doğru bilinen yanlışları öğrenmeniz IF diyetini uygulamadan önce size farkındalık kazandıracaktır. Son iki senedir pandemi koşullarının etkisiyle vücudumuzun hareketsiz kaldığı inkar edilemez bir gerçektir. Hareketsizlik sağlığımızı günden güne daha çok tehdit eden bir durum haline geldi. Bu yüzden kitabın sonunda, Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu’nun okurlarına sunduğu 30 gün uygulanabilecek diyet listesi ve egzersiz programını uygulamak sağlığımız için güzel bir atılım olabilir diye düşünüyorum. Eğer kendinize sağlığınız açısından bir iyilik yapmak ve bu konuda bilgi sahibi olmak istiyorsanız, bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Herkese keyifli okumalar…
Hayat ve İnsan
30 Günde 10 YılYavuz Yörükoğlu · Hayy Kitap · 20221,559 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Irvin D. Yalom - Ölüm Korkusunu Yenmek #kitapincelemesi
10/10
·104 syf.··
2022 1. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2022 16:44
Bu yıla Irvin D. Yalom’un ‘Ölüm Korkusunu Yenmek’ adlı kitabını okuyarak başladım. Yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu. Kullandığı yazı dilinin akıcı ve sade olmasıyla gayet kolay ve keyifli bir kitap okuma serüveni geçirdiğimi söyleyebilirim. Kitap Yalom’un tıp fakültesi yıllarından tanıdığı ve kalp cerrahı olan Bob Berger adlı yakın arkadaşıyla ettiği sohbetlerden ve ayrıca Basic Books yönetici editörü T. J. Kelleher ile yaptığı röportajdan oluşuyor. Bob, Nazilerin egemenliğinin olduğu dönemde hayatının sayısız denebilecek kadar tehlikede olduğu dönemde yaşamaya çalışmış bir Yahudidir. Yaşadığı akılalmaz zorluklar karşısında şaşırtıcı bir şekilde hayatını devam ettirebilmiş ve tıp fakültesini kazanmıştır. Bob’un bir ergenken yaşadıklarını anlatmasıyla neden doktor olmayı seçtiğini çok iyi görebiliyorum. Bob’un hayat hikayesinden çıkarımım, gelecekte olmak istediğimiz kişinin geçmişimizde yaşadıklarımız tarafından nasıl belirlendiği oldu. Kitabın sonundaki röportajda çoğunlukla Irvin Yalom’un benimsediği yaklaşım, terapist-danışan ilişkisindeki önemli noktalar vurgulanıyor. Keyifle okumanızı dilerim
1000Kitap
Ölüm Korkusunu YenmekIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20172,540 okunma
DOPPLER #kitapincelemesi
9/10
·116 syf.··
2021 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2021 14:15
Baş karakterimiz Andreas Doppler mutlu bir evliliği, iki çocuğu, güzel bir evi ve başarılı olduğu işini bırakıp ormanda yaşamaya karar verir. Peki, Doppler’i bu karara iten güç neydi? Sahip olduğu bu kazanılması güç olan şeyleri neden bırakıp doğasına aykırı sayılabilecek farklı bir yaşam tarzına geçiş yapmak istedi? Doppler’in hayat hikayesini okurken sürekli aklıma gelen bir düşünce vardı: Modern günümüzün insanı “başarılı olmak” kavramını hayatının her bir köşesinde uyarlamaya çalışmasının sonucunda birçok sosyal kimliğin içinde dolanıp durur ve özbenliğini farkındalık sahibi olmadığı sürece hayatı boyunca bulamamaya mahkum olur. Doppler’in hayatı açısından da aynı durum geçerliydi. Hayatı boyunca her konuda kendine “başarılı ol” sözünü hatırlattı ve başarılı da oldu. Fakat başarılı olmasının sonucunda yaşadığı duygusal çöküşü şu şekilde dile getirdi: “Bütün bu başarıların ortasında yıllarca dolanıp durdum. Başarılarla yattım, başarılarla kalktım. Başarılarla uyudum. Başarı soludum ve yavaş yavaş yaşamımı yitirdim.” İnsanlar başarılı olursa sevileceğini, mutlu olacağını, değerli hissedileceğini düşünür, durur. Fakat insan bu konuda bir yanılgı içindedir çünkü başarılı olma ihtiyacı yaşamımızda bize boşluk hissi yaratan o kişiye kendimizi kanıtlama isteğinden doğar. Doppler de kendini başkasına kanıtlama isteğinden dolayı hayatı boyunca hep başarı peşinde koştu fakat sonunda bunalıp her şeyi bırakıp kendini keşfetmek ve gerçek sebebi bulmak için yaşamını ormanda sürdürmeye karar verdi. Doppler’in insanlardan nefret etme duygusundaki korkuyu, yalnızlığını, inkar edişlerini ve her defasında ormanda geçmişine yönelik izler bulmasını okurken çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim...
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
MECBURİYET #kitapincelemesi
Puan vermedi·50 syf.··
2021 35. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2021 23:11
Mecburiyet’i okumaya başlamadan önce konusunu okuduğumda nedense çok basit bir konusu olduğunu ve beğenmeyeceğimi düşünmüştüm. Okuduktan sonra önyargılı davrandığımı farkettim. Ferdinand savaş döneminde askere gitmemek için sevdiği kadın ile birlikte İsviçre’ye kaçar. Fakat ne yaparsa yapsın özgürlüğünü engelleyebilecek bir mektup ile karşı karşıya kalır. Askere elverişli olup olmadığına karar verilmesi adına konsolosluğa gelmesi gerektiğini söyleyen bir mektuptur bu. Ve bu mektuptan sonra Ferdinand ve karısı kendilerini yeni bir döngünün içinde bulurlar. Karısı Ferdinand’ın savaşa gitmesine kesinlikle karşıdır. Fakat Ferdinand gidip gitmemek konusunda kendisiyle çelişir. Gitmezse vatanına ihanet etmiş gibi hisseder ama bir yandan da kimseyi öldüremeyeceğini bilir. Zaman zaman kendini bir ezikmiş ya da korkakmış gibi hissettiği olur. Ayrıca sevdiği kadını da bırakıp gitmek istemez. Ve sonunda bir karar verir. Stefan Zweig, kullandığı sade dil ve karakter çözümlemeleri ile tam bir usta olduğunu biz okuyucularına yeniden göstermiş oldu. Kitabı okurken ‘’Savaşa gitmek kimin seçimi olmalıdır?’’, ‘’Özgürlük nedir?’’, ‘’Herkesin savaş ile alakalı düşünceleri aynı olmalı mıdır?’’ gibi sorularla baş başa kalıp, düşüncelere dalabilirsiniz. Peki, siz bu kitabı okudunuz mu? Okuduysanız düşüncelerinizi benimle paylaşabilirsiniz.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
BİLİNÇALTININ GÜCÜ #kitapincelemesi
8/10
·288 syf.··
2021 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2021 15:42
Öncelikle şunu söyleyebilirim ki bu kitaba çok önyargılı bir görüşle başladım. Yarım bırakmayı bile düşündüm ama sonrasında başlamışken bitirme kararı aldım. Yarım bırakma isteğim, kitabın klişelerle dolu bir kişisel gelişim kitabı olduğunu düşünmemden kaynaklanıyordu. Fakat sonrasında (şaşırtıcı bir şekilde) kitabın beni içine çekmesiyle dört günde okuyup bitirdim. Bilinçaltının Gücü’nün yazarı Joseph Murphy, kitabın adından da anlaşılacağı üzerine bilinçaltımızın barındırdığı kalıplaşmış düşünceler ve inançların hayatımızı ne yönde etkilediği üzerine bilgiler veriyor. Murphy çoğu zaman hem kendi hem de başkalarının kişisel deneyimlerine dayanarak bu konuyla alakalı örnekleri bize sunuyor. Bizler her zaman bir şeylerin hayalini kurarız. Yazar, hayattaki isteklerimize ulaşmamızı “yürekten inanmak”, “zihinsel olarak kabul etmek”, “almaya hazır olmak” gibi süreçlere bağlar. Bunun dışında çocukluğumuzdan itibaren bize dayatılan olumsuz düşüncelerin bizim “gerçekliğimiz” haline geldiğini ve ileriki yaşamımızı hiç tahmin edemediğimiz şekilde etkilediğini belirtir. Yazar, benim de ilk kez bilgi sahibi olduğum Çigong, Akupunktur, Naturopati, Osteopati ve Kayropraktik gibi tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verir. Zihinsel olarak iyileşmeyi sağlayacak Devretme, İmgeleme, Baudoin, Hükme Bağlama, vb. teknikleri örnekler vererek açıklar. Ayrıca Murphy, korkularımızı zihinsel olarak hayal edip yenebileceğimiz görüşüne inanır. Kitap ile alakalı yukarıda size bahsetmiş olduğum özellikler dikkatinizi çekmişse okumanızı tavsiye ediyorum. Bilinçaltının Gücü’nü doğru bir dönemde okuduğumu ve bana farklı bakış açıları kazandırdığını düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar dilerim…
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Diyojen Yayınları · 201918,5bin okunma