Nursel Ersoy

Nursel Ersoy
@nrslrsyy
İlkokul öğretmeni
68 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
9/10
·104 syf.··
2021 8. kitabı
#kitapyorumu |Sema Kaygusuz, Doyma Noktası Sema Kaygusuz öyküleriyle tanınan bir yazar. Öykülerinin ödüllerle taçlandırılmış olması da başarısını gösteriyor bize. Yazarı Barbarın Kahkası'yla tanımış ve çok sevmiştim. Daha sonra Karaduygun'u şimdi de Doyma Noktası'nı okuyunca anladım ki Sema Kaygusuz çok kendine özgü bir yazar. Bu özgünlüğü, yazarın kitaplarını okuduğunuz zaman herkeste bulamayacağınızı anlıyorsunuz. Kurduğu cümleleri, olayları betimleme şekli çok farklı. Okurken "ben nasıl böyle düşünemedim ya da neden olayın bu yönünü fark edemedim" dedim kendime. "Bu kelimenin yanına bu sözcük daha çok yakışıyormuş aslında." gibi cümleleri kurmaktan kendimi alıkoyamadım. Bu demek oluyor ki @sema_kaygusuz okumaktan hiç vageçmeyeceğim. Ben kesinlikle tavsiyemdir demeyi sevmiyorum, alın, okuyun, okutturun gibi şeyler çok klişe geliyor bunun yerine iyi ki okudum demeyi tercih ediyorum. Yani iyi ki okudum. "aramızdaki o kanlı yolculuğun hatırına koruyorum seni." . . . . . . . . . #semakaygusuz #metiskitap #kitaplar #okudumbitti #doyman #kitapincelemesi
Edebiyat
Doyma NoktasıSema Kaygusuz · Metis Yayıncılık · 2015637 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·222 syf.··
2021 7. kitabı
#okudumbitti dirileri anlatan hikayeler hep kendini okutturuyor ama ölüleri anlatan hikayeler kendini daha başka okutturuyormuş. Bu kitaptaki kahramanların buluşma yeri mezarlık, kimsesizlerin ve cellatların gömüldüğü bir mezarlık. Botan'ın babasını aradığı, dışarıya adım dahi atmayan Hüsran'ın mezar taşlarına şiirler yazdığı bir mezarlık. Herkes kendinden bir şeyi ararken bir başkasını buluyor bu kitapta. Ben ise Allah'ı buldum Kırmızı Zaman'da. Melankolik, gerçekçi ve masal gibi bir kitaptı yani inanılmayacak derecede gerçek. Hakan Günday'ın Az'ını okuyormuş gibi hissettirdi bazı sayfalar bu yüzden kitabı daha da sevdim. Beni ve ruh halimi yansıtan bir kitaptı. İyi ki okudum ve iyi ki tanıştık. "Burası öyle bir mezarlık ki, herkes birbirini isterse görüyor; istemezse, kimse kimseyi bilmiyor."
1000Kitap
Kırmızı ZamanMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20192,377 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 6. kitabı
#kitapyorumu Sema Kaygusuz, Karaduygun Karaduygun Anadolu'da kullanılan bir sözcük ve melankoliyle aynı anlama geliyor. Tarif edilemeyen hüzün ve kedere böyle büyüleyici isimler vermiş insanlar, o zaman bu hüzün o kadar da kötü bir şey değildir. Kitap yedi bölümden oluşuyor. Aynı zamanda kendine de yer veriyor yazar. Tanımadığımız insanlarla belki de çoktan tanışıp unutmuş bile olabiliriz ya da o insana eksik parçamızı verip almış olmayı unutma ihtimalimiz daha güçlüdür, bilemiyorum. Çünkü yeni tanıştığımız insanları keşfetme arzusu bence o insanlarda kendimizi bulma isteğimiz; yoksa yabancı biri ne kadar çekilebilir ki? Bu yüzden benim en çok beğendiğim hikaye Adak'tı. Bora ve Helin bu hikayede en yakın yabancı gibiler, sana sırrımı verebilirim ama sürekli teşekkür edemem gibi.Bu ayrımlar farkındalık oluşturdu bende. Bu farkındalığı yazarın yarattığı olaylarla da kurduğu cümleleriyle de açıkça hissedebiliyorsunuz. Beni en çok etkileyen bu oldu sanırım. Yani hep anda kalmak. Bu yüzden @sema_kaygusuz 'u kendime çok yakın hissediyorum. Yani iyi ki okuduklarımdan: #karaduygun "Biz her gün unutuyor, her gün yeniden başlıyorduk onunla" "Biz... seninle... aynı denize baktığımız için buluştuk."
Roman
KaraduygunSema Kaygusuz · Metis Yayıncılık · 2016371 okunma
Puan vermedi·1256 syf.··
2021 5. kitabı
Kitap Yorumu, 1Q84, Haruki Murakami Öncelikle 1Q84'teki Q harfininin ne anlama geldiğini açıklamakla başlıyorum. Q, İngilizce Question kelimesindeki Q'dan geliyor yani soru işareti bilinmeyen anlamında. Kitap 1Q84 yılında yani bilinmeyen bir yılda geçiyor. (normalde kitabın anlatıldığı yıl 1984 yılı) Murakami 1Q84'ü anlatırken George Orwel'ın 1984'üne bol bol gönderme yapıyor. Aynı zamanda kitaplarında yer verdiği bilinmezlikleri ve bir sonuca bağlanmayan olayları da Anton Çehov'un “İlk bölümde duvarda asılı bir tüfek olduğunu söylüyorsanız, ikinci ya da üçüncü bölümde o tüfek patlamalıdır. Eğer patlamayacaksa o tüfek orada asılı olmamalıdır.” silah kuralından yola çıkarak aslında hikayedeki her silahın patlaması gerekmediğini dile getiriyor. Yani kitaptaki her olay açıklığa kavuşmak zorunda değil, en azından Murakami'ye göre böyle. Aomame bu bilinmez dünyaya 1Q84 ismini verirken Tengo ise Kediler Şehri demeyi tercih ediyor. Kediler Şehri ya da 1Q84 olarak isimlendirilen bu dünyanın çemberinde Tengo (matematik öğretmeni), Aomame (spor antrenörü), tarikat lideri, avukat gibi birbirinden bağımsız birçok karakter var. Tarikatlar, ensest ilişkiler, yalnızlık aşk da dahil olmak üzere gündemdeki çoğu konuyu içine alıyor kitap. İmkansızın Şarkısı'nda bahsettiğim gibi bu kahramanlar ve olaylar birbiriyle bir şekilde ilişkilendiriliyor. (aynı zamanda yazar diğer kitaplardaki kahramanlarına da yer veriyor örneğin karga*) kitap benim için alıştığım bir Murakami tarzıydı. Diğer kitaplarına göre daha fazla olay içermesi yönünden elbette en kapsamlı olanı. Bunun yanında okurken not aldığım için zorlanmadım çünkü gayet akıcı bir dili var. Bazı zamanlarda sınırlarımı zorlayan bir kitap oldu buna rağmen Kediler Şehri'ni sevdim. Tekrar zaman ayırıp okumayı düşünebileceğim bir eser.
Edebiyat
1Q84 (Tek Cilt)Haruki Murakami · Doğan Kitap · 20164,118 okunma
10/10
·352 syf.··
2021 3. kitabı
#kitapyorumu Murakami'nin çoğu kitabını okudum ve okuduklarıma göre #imkansızınşarkısı dili en yalın olanıydı aynı zamanda okuması da çok kolaydı. Kitabın ilk sayfasıyla Murakami sizi kitabın dünyasına dahil ediyor hemen ve siz de bu hikayeye eşlik etmeye başlıyorsunuz. Başkahramanımız Vatanebe'nin arkadaşı olan Kizuki'nin intiharı üzerine şekilleniyor kitap. Kizuki'nin intiharıyla derinden etkilenen sevgilisi Naoko ve Naoka'ya karşı duygularını bir türlü gizleyemeyen Vatanebe de hikayenin vazgeçilmez büyüselliğine dahil oluyor elbette. Hikayedeki kahramanlar bir çember etrafında yer alıyor ve birbirleriyle yolları kesişiyor. Melankolik ruh hali olan insanları tanımak bende ayrı bir ilgi uyandırır. Bu ilgimi İmkansızın Şarkısı'nda Naoko ile tatmin ettim. Kitaptaki her kahramanın kendine özgü kişiliği de kitapla ayrı bir bağ kurmayı sağlıyor. Buraya kadar her şey güzel ama şuna da değinmeliyim. Kitaptaki cinsellik herkesin kabul edebileceği tarzda değil. (lgbt, yaş farkı, aşırı erotizm) Kitabı okurken şu düşünceye de engel olamadım: Ölüm çaresizlik miydi yoksa çare mi? Murakami'ye göre ise hayatın bir parçası. Engellenebilir değil kabul edilebilir ancak. İntiharın ölüm yollarından biri olması da huzursuz edici ve kabul edilmemesi gereken. (bana göre) "Beni hiç unutma. Beni yaşadığımı aklından hiç çıkarma."
Edebiyat
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma