Fakat yaşlandıkça ve ağabeyini daha yakından tanıdıkça, kendisinde hiç bulunmadığını hissettiği bu çalışma yeteneğinin belki de iyi bir nitelik değil, tam tersine bir şeylerin, ama iyi, dürüst, soylu istek ve zevklerin değil de, adına yürek denen yaşama gücünün, insanı önüne çıkan sayısız yaşam yollarından birini seçmek ve yalnız bu yolu arzulamak zorunda bırakan isteğin eksikliği olduğunu ruhunun derinlerinde giderek daha çok düşünüyordu.