As an apatheist, I was impressed
my god is not waiting inside a church or sitting above the temple's steps my god is the refugee's breath as she's running is living in the starving child's belly is the heartbeat of the protest my god does nót rest between pages written by holy men my god lives between the sweaty thighs of women's bodies sold for money was last seen washing the homeless man's feet my god is not as unreachable as they'd like you to think my god is beating inside us infinitely
Sayfa 133·Kitabı okudu
Alıntı
Annesi -anneannem- ketum, çekingen, silik bir insandı - tam bir kadından beklendiği üzere. Alçak sesle konuşur, yemek yapar, temizlik yapar, ailecek yenilen yemeğin sonuna doğru ortadan kaybolur, erkekler şaraplan-nt tazeleyip sohbete devam ederken mutfakta bulaşıkları yıkamaya koyulurdu.
Sayfa 17
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Does'nt important! En güzel dil aşkın dilidir, lisanı sevgilisinden öğrenir en kolay insan."
Sayfa 60·Kitabı okudu
Şimdi Morris onun on ikinci kata doğru yorulmak bilmeden merdivenlerden yukarı koştuğunu duyabiliyordu. Morris alt taraftaki paternoster'a atladı. Onuncu katı geçerken Masters hızla yanında bitti, göz ucuyla onu gördü, kayarak durdu ve Morris'in üstündeki kampartımana atladı. Morris altıncı kata indi, sahanlığı geçti ve dokuzuncu kata çıktı, karşıya geçti, se­ kizinci kattan aşağı in erek etrafın temiz olup olmadığını ko nt­ rol etti, temiz olduğuna karar verdi ve yeniden çıkmak için yedinci kata çıktı. Yukarı çıkan paternoster'a binrnek için sa­ hanlıktan adarken Masters'a çarparak çevik bir şekilde kendini ters yöne aktardı. Morris dokuzuncu kata çıktı, karşıya geçip altıncı kata indi, onuncu kata çıktı, dokuzuncu kata indi, on birinci kata çıktı, sekizinci kata indi, on birinci kata çıktı, onuncu kata indi, yu­ karı ve tepeye çıktı ve on ikinci kattan aşağı indi.
Sayfa 264 - Ayrıntı Yayınları 2025
Roman-Edebiyat
+1
uzαktα σlsα вílє vє hαlα nєt gōrünmєsє dє hєr sєfєríndє вír αdım... вunα ínαnαrαk ílєrlєчєlím...
Alıntı
"Ve bunun bitmesini ne kadar istediğimi düşünmeye başladım. Sadece bunu düşünmek zorunda kalmamak istiyordum. Beklemeye daha fazla dayanamıyordum. Beni ne kadar yalnız hissettirdiğine de." — And I started to think how much I wanted it to be over. How much I just wanted to stop having to think about it. How I couldn't stand the waiting any more. I could'nt stand howalone it made me feel.
Sayfa 222·Kitabı okudu
Alıntı