Hepinize Es Selam Aleyküm
Bindim atın sırtına daldım ormana. Kattım dağı, vadiyi toza dumana. Direndim, acımasız geçen zamana. Gündüzde gecede seni aradım. Ahmet Ahmet ·5 No'lu Şiir Deki ilahımız tek bir ilahtır onu inkâr edenler ayetler okunduğu zaman şaşırır ve tuhaf bulurlar Cenabı Hakka iman edenler ise ormanlarda vadilerde onu ararlar ve  onun için at sürer cihat ederler El-Muahhir İstediğini geri koyan, arkaya bırakan demektir. Allah Teâlâ, hikmeti gereği geri bırakılması gerekenleri geri bırakır. Kalpsiz Hanım Kalpsiz Hanım Ey Allahım hikmetine iman ederim Teksin birsin sen terketmezsin bizi Senden güzel bir nasip ile hikmet isterim Sen arzu edip sabredenleri çevirme geri Her çiçeğin açacağı bir mevsim vardır. Allah seni nereye diktiyse, orada yeşerecek ve çiçekleneceksin.” Bay hiçkimse Bay hiçkimse Hiç bir çiçek vaktinden önce çiçek açmaz çiçeğin açıp yetişmesi Cenabı Hakkın istemesi dilemesi mutlak hidayeti iledir Merve ͜͜͡͡✯
1000Kitap
KABİR AZABININ VARLIĞI-YOKLUĞU HAKKINDAKİ BÜTÜN TARTIŞMALARI BİTİRİYORUM Öncelikle kabir azabının olmadığına dair ne bir ayet ne bir hadis ne de selefi salihinden bir nakil vardır. kabir azabı yok diyenler selefi mantığı gibi "kabir azabı vardır" tarzında dümdüz bir ayet beklentisi içindeler ki bu Kuran'ın üslubunun dışında bir beklentidir. Bunun haricinde geçmişten günümüze kadarki 1400 yıllık İslami serencamda birkaç kişi dışında kabir azabını reddeden hiçkimse yoktur. Malumdurki her zaman ve zeminde genel kanaatin aksine düşünen, şaz(absürt) görüşleri olan kişiler vardır. Fakat bunlar kale alınmazlar. Ehli Sünnet yani ana omurga yani islamın bizatihi kendisi olan grup geçmişten beri ümmetin %85-90'lık dilimini oluşturmuştur. Şia denilen bozuk fırka ise %10-15'lik dilimini oluşturmuştur. Bu iki grupta kabir azabının varlığını kabul ediyor. Bu da ümmetin %99'u demek. %1 olan şaz(absürt) görüşlere sahip olan kişileri niye kale alalım? Şimdi delillere geçelim: 1. “Kur’ân’da kabir azabı yok” iddiasına cevap: Kur’ân’da “kabir” kelimesi ile “azap” kelimesi doğrudan yan yana gelmese de, ölüm ile kıyamet arasındaki berzah hayatında azap ve nimet hâlinin yaşandığına dair apaçık ayetler vardır. 1. Mü’min Suresi, 46. Ayet. “Onlar sabah akşam ateşe arz olunurlar; kıyamet koptuğu gün ise: ‘Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun’ denir.” Bu ayette iki farklı azap safhası vardır: 1- Kıyametten önce sabah-akşam süregelen azap (kabir/berzah azabı) 2- Kıyametten sonraki cehennem azabı. 2. Tevbe Suresi, 10. Ayet. “… Onları iki kez azaplandıracağız, sonra büyük bir azaba döndürülecekler.” Müfessirler, bu iki azaptan ilkinin dünyada, diğerinin kabir hayatında olduğunu belirtmişlerdir. Sonraki büyük azap ise Cehennem azabıdır. (Taberî, İbn Kesîr tefsirleri). 3.
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Birçok insan Nur Suresi'ndeki (24:26) şu ayeti yanlış anlıyor: “İyi kadınlar iyi erkekler içindir, iyi erkekler de iyi kadınlar içindir.” Bu ayetin, salih bir kişinin her zaman salih bir eşle evleneceğini garanti ettiğini varsayıyorlar. Ancak ayetin anlamı bu değildir. Âlimler, bu ayetin evlilik uyumluluğu değil, saflık, masumiyet ve iftira bağlamında indirildiğini açıklıyorlar. Bu ayet, kiminle evleneceğinizden değil, karakter ve doğruluktan bahsediyor. Eğer bu ayet evlilikle ilgili olsaydı, bazı inkar edilemez gerçekler var olmazdı. Nuh'un (aleyhisselam) inkar eden karısı vardı. Lut'un (aleyhisselam) kendisine ihanet eden bir karısı vardı. Ve tarihin en kötü zalimi Firavun, gelmiş geçmiş en büyük kadınlardan biri olan Asiye ile evliydi. Bu örnekler, doğruluğun evlilik yoluyla garanti edilmediğini kanıtlıyor. Peki, Asiye gibi saf bir kadın nasıl Firavun ile evlendi? Çünkü bu dünya cennet değil. Bu dünya imtihandır ve Allah bazen en sevgili kullarını cezalandırmak için değil, yükseltmek için acı verici durumlara sokar. Asiye evliliğinden dolayı değil, evliliğine rağmen onurlandırıldı. İmanı o kadar sarsılmazdı ki, gelmiş geçmiş en zalim adamın çatısı altında yaşamak bile imanını zayıflatamadı. Aksine, sabrı onu Sahih Buhari'de (3436) belirtildiği gibi en yüksek mertebelerden birine yükseltti. Onun duası Kur'an'da sonsuza dek korunmuştur: “Rabbim, bana cennette, sana yakın bir ev yap.” — (Tahrim Suresi 66:11) Öncelikle cennette bir ev istemedi. Allah'a yakın bir ev istedi. İşte ulaştığı yakınlık seviyesi budur. Yani gerçek basittir: Firavun, Asiye için bir nimet değildi. Onu milyonların üstüne çıkaran bir imtihandı. Ve Allah, onun hikayesi aracılığıyla bize derin bir şey öğretiyor: Eşiniz değerinizi belirlemez. Dereceniz kiminle evlendiğinize bağlı
Din
Şifa,Kulluk&Secde,Dua Adabı
41:44Eğer onu yabancı dilde bir hitap yapsaydık, kesinlikle: "Ayetleri ayrıntılı olarak açıklanması gerekmez miydi? Arap olana yabancı bir dil mi?" derlerdi [1]. De ki! "O, inanıp güvenenlere bir yol gösterici ve bir şifadır [2]. İnanıp güvenmeyenlerin ise, kulaklarında bir ağırlık vardır. O, onların üzerine bir körlüktür. Onlara uzak bir mekandan seslenilmektedir [3]. DİPNOT: [1] Kur'an'ı herkesin kendi dilinde okuması gerektiğini ortaya koyan ayetlerden biri. Şayet Araplar bu sözü söyleme hakkına sahiplerse, bizim de: "Türk olana yabancı dilde bir hitap olur mu?" demeye hakkımız vardır. [2] Kur'an, kendisine inanıp güvenenlere yol gösterir ve kişideki şirk ve küfür hastalıklarını tedavi eder. Kur'an'ın şifa olması, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözümler sunmasıyla da ilgilidir: 10:57, 17:82. ³-Kur'an, kendisine inanıp güvenmeyen, yeterli görmeyenlere yol göstermez, onları şirk ve küfür hastalıklarından tedavi etmez. Onların sorunlarına ilaç olmaz. Böylelerinin algısı Kur'an'ı algılamaya, anlamaya kapalıdır. Kur'an, müşriklerin algısına kapalıdır: 2:6-7, 17:45-46, 18:57, 41:5. ~ 10:57 Ey İnsanlar! Şüphesiz Rabbinizden size bir öğüt, göğüslerde olana bir şifa [1] ve inanıp güvenenler için bir yol gösterici ve bir rahmet gelmiştir [17:82, 41:44][2] DİPNOT: [1] Kuran, şirk, küfür, zulüm, ahlaksızlık gibi manevi hastalıklara şifadır. Kur'an'ın şifa oluşu, karşılaştığımız sorunlara sunduğu çözümlerle de alakalıdır. [2] Kur'an, inanıp güvenenler için yol gösterici ve rahmettir. Kur'an'ı yeterli görmeyen ve dolayısıyla ona güvenmeyenlere yol da göstermez, rahmet de olmaz. Kaynak: apacikkuran.com §∆§ Kulluk 1- Her insan kaçınılmaz olarak kuldur. Bu seçime bağlı olmayıp. Zorunlu bir durumdur. Seçim kul olup olmamakla ilgili değil, kulluğun kime ya- pılacağı
Din
İKİ HAYDUT
Elbette iki haydut, Netanyahu ve Trump… İkisi de sahip oldukları askeri güce dayanarak ölüm saçıyorlar, egemen ülkelere baskın yapıyorlar, tehdit ediyorlar. Zamanımızda “dünya düzeni” kavramının “dünya düzensizliği”ne dönüşmesinin baş sorumlusu bu iki hayduttur. Trump, içindeki kudurmuş megalomaniyi bastıramayıp itiraf etmişti zaten: “Karar almada sınırım anayasa, mahkemeler ya da uluslararası hukuk değil, kendi ahlak anlayışımdır… Uluslararası hukuka ihtiyacım yok!” (9 Ocak 2026) Venezuela’da böyle davrandı. Meksika’yı, Panama’yı, Kanada’yı tehdit ederken, Grönland’ı gasp etmek isterken böyle davrandı. İran’a böyle davranıyor. İşte ABD basınında, Kongre’den savaş kararı almadan İran’a saldırması eleştiriliyor. Sadece dışarda değil, gücü yeterse içeride de hukuku çiğniyor. ABD’nin, en çok da Trump’ın sınırsız desteği olmasa İsrailli führer Netanyahu bu kadar canavarlaşamazdı. İKİ TARAF İran’a saldırı 28 Şubat Cuma sabahı başladı. İsrail uçaklarının Tahran hava sahasına girmesi 2 saat alıyormuş. İran’da kuvvetli bir teknoloji ve keskin bir dikkat olsaydı hemen tedbirini alırlar, Hamaney ve kumanda kadrosu yeraltı sığınaklarına geçebilirdi. Trump, saldıracaklarını günlerdir söylüyordu zaten. Dini Rehber Hamaney sığınağa geçmeyi kabul etmemiş, kabul etmeliydi. Kumanda heyeti de toplantı halindeyken öldürüldü. Ayrıca ABD ve İsrail’in Haziran 2025’teki saldırısında İran’ın hava savunma sistemleri zaten ciddi hasar görmüştü. ABD-İsrail tarafı ise, bütün istihbarat ve teknoloji kapasitesiyle iki aydır saldırıya hazırlandılar. Hamaney ve kumanda kademesini ilk hedef olarak tespit etmişler. Zaten CIA, Hamaney’in toplantısını tespit edince hemen saldırı başlattılar. Görüyor musunuz casusluk şebekesini ve teknolojik istihbarat kapasitesini! Hamaney’i ve Savunma
Tarih-Araştırma
Ramazan’26
Kur’an-ı Kerim’de Geçen Müminlerin Özellikleri Müzzemmil Suresi 4 – Kur’an’ı ağır ağır düşünerek okurlar Nahl Suresi 91 – Yeminlerini bozmazlar 125 – Merhametli ve yumuşak huyludurlar Nisa Suresi 2 – Yetimin hakkını asla yemezler 19 – Eşleriyle iyi geçinirler 71-102 – İnkarcılara karşı tedbirlidirler 74 – Asıl hedefleri ahireti kazanmaktır 86 – Birbirlerine selam verirler 94 – İnsanlara “sen mü’min değilsin” demezler 128 – Haset etmekten kaçınırlar 135 – Dillerini eğip bükerek Allah adına yalan konuşmazlar
Din