Selamünaleyküm Rahmatullahi ve Bereketühü
10/10
·765 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 19:59
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den başlayıp Ubeyde Bin umeyr'e kadar devam eden 61 bölüm vardır hem hadis-i şerifler hem de rivayetli sözler bulunmaktadır. Aşağıya kimlerin sözlerinin olduğu kimlerin geçtiğini de yazacağım inşâAllah. Kitap boyunca gözüm hep Zeyd Bin harise'yi aradı çünkü Zeyd Bin Harise Peygamber efendimizin peygamberlikten önce de yanında bulunduğu çocuklardan biridir. Ve Zeyd Bin Harise'nin çocukluğu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanında geçmiştir. Ama kitapta Zeyd Bin hariseye ait ne bir söz ne de başka bir şeye denk gelmedim. Onun haricinde diğer peygamberlerimizin sözüne ve sahabelerin sözüne yer verilmiş çok hoşuma gitti daha önce hiç duymadığım şeyler okudum ve insanı düşündüren şeylerdi bunlar. Okumanızı öneriyorum isterseniz okuyun tabii. Kitabın isimlere ayrılmış bölümleri bu şekilde: 1. RASULULLAH (S.A.V) 2. YUNUS (AS) 3. SÜLEYMAN (A.S) 4. EYYUB (A.S) 5. ADEM (A.S) 6. LOKMAN (AS) 7. NUH (A.S) 8. İSA (A.S) 9. MUSA (A.S) 10. DAVUD (A.S) 11.MUSA (A.S) 12.ÍSA (A.S) 13. İBRAHİM (A.S) 14. YUSUF (A.S) 15. EYYUB (A.S) 16. SÜLEYMAN (A.S) 17.İSA (A.S) 18. DAVUD (A.S) 19. EBU BEKR ES-SIDDIK 20. ÖMER B. HATTAB 21.OSMAN B. AFFAN 22.ALI B. EBİ TALİB 23. EBÛ'D-DERDA
Kitabu'z ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 2020125 okunma
Ölmeden Ölünmüş, Yaşanılan Ölümlü Bir Ömür!
9/10
·94 syf.··
2025 38. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2025 22:43
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Beş ayrı öyküde: Holstomer: Dış görünüş faklılığında, önce ailesi sonra çevresi tarafından dışlanan bir yılkı atı ile değersizliğin en acı yüzünde boğulur insan. Aileden hissedilen duygunun peşinde koşarken, aynı kötülükte başka birinde can bulmanın psikolojik yapısı güzel bir şekilde işlenir. Hiçbir işe yaramayan -boş beleş- bir insanın ölüsünün dahi işe yaramadığı oysa her daim yılmadan çabalayan, yaşam mücadelesi veren bir hayvanın ölüsünün, bir başka hayvana hayat verme ironisi taraf seçmek zorunda bırakır insanı. Mülkiyet hakkına bir canlı -karşı cins ya da bir hayvan- üzerinden tekrar sorgulamaya davet eder insanı yazar. Üstünlüğün daha fazla benime sahip olmayla mümkün kılınacağı sistem eleştirisinde, bazı insanların hayvan kadar bile işe yaramaz bir hayat sürememesi vurgulanır. Çömlek Alyoşa : Çocukluktan itibaren ailesi ve çevresi tarafından olumlu bir duygu/değer hissedememiş ve güzel bir anı biriktirememiş birinin hayatı üzerinden; hep söyleneni yapma, bir an olsun kendini düşünmeden sürekli diğerlerini mutlu etme çabasındaki ömürde: almak, vermek ve durmak dengesini kurmanın ne kadar önemli olduğu vurgulanır. Balodan Sonra : Toplumda özellikle kötü, yanlış, vicdansız normlar kabul iken, bireysellikte ters düşen bu durumu kabul zorunluluğu sonrası alınan kararların, yapılan davranış ve eylemlerin kişinin tüm hayatını olumsuz etkilediğine dikkat çekilir. Köydeki Şarkılar : Toplumsal refah için bireysel haklardan, hatta canından vazgeçebilmenin zorluğu etkileyici bir anlatımda yer alır. Üç Ölüm : Bir diğeri için, kendi hayallerinden vazgeçerek yaşadığın ömrünün artık sona yaklaştığını anladığında,
1000Kitap
Üç ÖlümLev Tolstoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 20247,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Amat Eseri Üzerine Bir Tahlil
8/10
·235 syf.··
2022 62. kitabı
Eser üzerine bir tahlil çalışması yaptım. Kitabı bitirdikten sonra bu incelemeyi okursanız bana teşekkür edeceğinizden emin olabilirsiniz. Verdiğim emeğin daha çok okura ulaşması için beğenip paylaşırsanız benimde size teşekkür edeceğimden emin olabilirsiniz. 1. Toplumsal Yapı ve Yönetim Sorgusu Amat, bir postmodern alegori olarak toplumsal yapıyı ve yönetim biçimlerini sorgular. Olaylar bir gemide geçer ve bu gemi mutlak bir yönetim sistemini simgeler. Gemideki personel, halkın farklı sınıflarını temsil eder: zengin, fakir, işçi ve devlet çalışanları. Gemi, bir devletin hiyerarşik yapısını ve otoriter yönetimini yansıtır. Kitap aynı zamanda çok sayıda metafor içerir ve karakterler, toplumsal yapının baskıcı yönlerini ve güç dengesini sorgulayan figürler olarak karşımıza çıkar. 2. Uğursuz Sayılar ve Gemi Yolculuğu Kitabın 18. sayfasında birbirinden bağımsız 58 ve 247 sayıları geçer. Bu sayıların rakamlarının toplamı 13 eder ve 13, birçok inançta uğursuzluk anlamı taşır. Kitapta gemi, uğursuz bir yolculuğa çıkmadan önce bu sayılarla uğursuzluğu çağrıştırır. 3. Zamanın Döngüsü ve 247 Sayısı Gemideki 247 kişilik personel, hem toplumsal sınıfları temsil eder hem de zamanın döngüsünü simgeler. 247, 7/24 olarak kullanılan bir ifadedir ve zamanın sürekliliğine yapılan bir göndermedir. Bu sayı, gemideki her şeyin sürekli bir döngü içinde olduğunu, bireylerin ve sistemlerin sürekli bir değişim ve kontrol içinde olduğunu gösterir. Gemi, mutlak yönetim sisteminin ve devletin hiyerarşik yapısının bir yansımasıdır. 4. Metaforik Duygular ve Ayna İmgesi Kitabın başlarında, 25. sayfada “üzeri kırmızı bir atlasla örtülü kara çerçeveli bir boy aynası” cümlesi geçer. Aynalar, bireyin kendisiyle hesaplaşmasını simgeler. Fakat kara çerçeveli olması, ölümle veya kaçınılmaz sonla
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
gerçekçi, orijinal, şaşırtıcı
9/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
çok gerçekçi bir bakış açısı var. Ancak dini ve manevi konularda ön yargılı buldum. İlgimi çeken kısımları not almıştım. - 19: insan kelimesi gerçekte homo cinsine mensup bir hayvan anlamına gelir. Homo sapiens dışında pek çok tür mevcuttur. - 20: Homo neandertalensis, Homo erectus, Homo soloensis, Homo denisova, Homo rudolfensis, Homo ergaster - 21: 10 bin yıl öncesine kadar dünya aynı anda pekçok insan türüne ev sahipliği yapmıştır. 100 bin yıl önceki dünya en az 6 değişik insan türüne ev sahipliği yapmaktaydı. - 22: hayvan krallığında, neden Homo cinsine bu kadar büyük düşünme makineleri üretebilmiş tek cins? - 23: İnsanlık geniş görüş açısının ve becerikli ellerinin bedelini sırt ağrıları ve boyun tutulmalarıyla ödedi. - Elbette böylelikle diğer hayvanlara kıyasla insanlar, pek çok hayati öneme sahip sistemleri henüz tam olarak gelişmemişken erken doğar hale geldi - bin insanı büyütmek için bütün bir kabileye ihtiyaç vardır. - 25: insan tepeye o kadar hızlı çıktı ki, ekosistemi gerekli ayarlamayı yapacak vakti olmadı, ve buna ek olarak insanlar da bu değişime ayak uyduramadı. - Şenpanzele3 günde 5 saatlerini çiğ besinleri çiğnemeye harcarken, insanları pişmiş besinleri yemeleri için 1 saat yeterli oluyordu. - 26: İnsanlar ateşi kullanmayı öğrenince hem itaatkar hem de potansiyel olarak sınırsız bir güce kavuşmuş oldular. - 37: Kurgular hakkında konuşabilme becerisi, Sapiens dilinin en özgün yanıdır. - 38: Sapiens ise sonsuz sayıda yabancıyla çok esnek bir şekilde işbirliği yapabilir - Diğer erkek ve dişi bireyler, alfa erkeğe itaatlerini önünde eğilerek ve sesler çıkararak gösterirler, tıpkı kralın önünde eğilen insanlar gibi. - Alfa erkeği genellikle bu pozisyonu sadece fiziksel olarak güçlü olduğu için değil, daha geniş ve istikrarlı bir destekçi ağı olduğu
Tanrı
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,6bin okunma
10/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2023 65. kitabı
Biri Beni Onarsın "Biri Beni Onarsın" Şair Eyyüp Akyüz'ün ilk şiir kitabı. Hece Yayınları etiketiyle, Eylül 2016'da okurlarıyla buluşturulmuş. Kırk iki şiirin yer aldığı kitap yetmiş sayfa hacmindedir. Bundan önce şairin farklı edebi türlerde dört kitabı bulunmaktadır. Kitap değerlendirme yazılarımda daha çok güncel ve yakın tarih kitaplarını tercih etmekteyim. Ama kitap türüne göre ilk kitaplarında okuma ve değerlendirme listesinde yer aldığını söyleyebilirim. Şiirlerde anlatımın daha çok baskın şekilde aşk üzerinde şekillendiğini söyleyebiliriz. Bu aşk, malihulya bir duygu da değildir. Daha çok aşka heyecan taşıyan ve sorgulayan bir olgudadır. Arka kapak şiirinde "dünya benden büyüktü, aşktan küçük/ kendimi aşka hibe etmeye ant içtim/ neden taburcu olacakmışım senden sevgilim/ yeminler olsun iyileşmedim, iyileşmeyeceğim/ zenginim fakat yetim/ halkın uğramadığı halk kütüphaneleri gibiyim" Bu mısraları en kapsayıcı bir örnek olarak tanımlayabiliriz. Bunlarla beraber hayata ve dünyaya dair birçok tespitin yapılıp mesajların verildiğini görmekteyiz. "bir imdat çağrısıdır şiir, hayata yalvaran/ hayatsa bir kötü kadın, şairleri aldatan" (sayfa 21) Mesela dünya, şairin kadrajında şu şekilde portrelenir. "yarım kalan her şeye dünya deriz" (sayfa 26) Şair, Yüsra kıza dünyayı şu şekilde anlatır. "hoş geldin kızım, hoş geldin yüsra/ yarasın sana bu yaramaz dünya" (sayfa 28) Şiir sesi yüksek çağrışım yüklü şiirler okudum. Daha çokta konunun muhatabıyla seslenme ile sesi yükseltilmektedir. Şiirlerde bağlantılar ve ses uyumu bu şekilde sağlanmaktadır. Seslenmelerde yerine göre anne, baba, şairin kızı Yüsra, patron ve hatta Rab Yaradan üzerinden olmaktadır. Bir nevi konuşma ve dertleşme hali de yaşanmakta desek yeridir. Sonuçta aile, aşk, bireyler, inançlar; hayatın birer
Biri Beni OnarsınEyyüp Akyüz · Hece Yayınları · 201652 okunma
Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar Üzerine Bazı Mülahazalar
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2023 19:58
Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar, Polat Özlüoğlu, İthaki Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, 2022, 147 s. Yazım Yanlışları: Anlatım Bozuklukları ve Yazım Yanlışları 1. “… bir de kafası bozulunca yerinden sıkılıp koridorda dolanan nuhu nebiden kalma buzdolabımız vardı.” s. 48 (Nuh nebiden kalma) 2. “… sana sayılmıyordu hiç bir şey.” s. 64. (hiçbir şey) 3. “Annemin gözünden yaşlar bozuk musluktan sızan damlalar gibi boşalırdı.” s. 65. (gözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmak, sozluk.gov.tr, 20.01.2023.) 4. “Bir saat bilemedin yarım saatte ateş almaya gelmiş kovboylar gibi kaçıp giderlermiş.” s. 66. (bir saat hadi bilemedin bir buçuk saat) 5. “… vurdu mu duvardan duvara yapıştıran cinstendi…” s. 66. (vurdu mu duvara yapıştırmak) 6. “Halamlar öyle el elde, baş başta kalmışlar şam şeytanı gibi.” s. 66. (şam şeytanı: her taşın altından çıkan, hinlikler peşinde koşan sevimli yaratık. Kaknem halaların “sevimli yaratık olması” bir yana, “her şeylerini tüketmiş bir halde şam şeytanı gibi kalmaları” merama uygun değil.) 7. “Hepsinin birkaç tane çocuğu varmış, biz hiçbirini görmemiştik allasen.” S. 66. (“Allah’ını seversen” sözünün halk ağzında ve günlük konuşmadaki bir şekli. Acaba cümlede “Allah var ya, Allah için” ya da “Allahtan (çok şükür, iyi ki, en azından)” mı kastedildi?) 8. “Sıtıratsız suratına…” s. 69. (“sıfatsız” mı kastediliyor?) 9. “pürmelal öfkene” s. 69. (pürmelal: “hüzünlü, üzüntülü, sıkıntılı”, “hüzünlü öfke, sıkıntılı öfke”?) 10. “… senin suya sabuna dokunmayan zorbalığınmış.” (suya sabuna dokunmamak: “davranışlarını kimseyi incitmeyecek biçimde ayarlamak” Eşini feci biçimde döven bir adam için “suya sabuna dokunmayan zorbalığın” denebilir mi?) 11. “… fişten çekilmiş oyuncak bebekler gibi” s. 74. Hikâyenin yaşandığı zamanda “fişe takılan
Annem, Kovboylar ve Sarhoş AtlarPolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 2022404 okunma