“Rabbim” dedi (Nuh). “Beni yalanlamalarına karşılık, bana yardım et.” Mü’minun 26
Sayfa 72·Kitabı okudu
Her İşinde Büyüklüğünü Gösteren: El-Mütekebbir Büyüklük taslamak haddizatında büyük olmayan birinin kendinde bir büyüklük varmış gibi göstermeye çalışmasıdır ki bunu yapmanın zorluğuna binaen eskiler buna tekellüf demişlerdir. Oysa hepimiz kendi hayatlarımızdan biliriz ki küçük, zorlamayla büyük olmaz. Ulema, Mütekebbir ismini tahlil ederken "Mezmum olan gurur ve kibir anlamını değil de teferrüt ve tahassusu ifade eder." demişlerdir. Yani büyüklüğün Allah'a mahsus olduğunu ve Rabbimizin ululuktaki tekliğini... O'nun büyüklüğü insan tasavvurunun o denli üstündedir ki lisanlarımızın büyüklüğü tarif etmek için ürettiği tüm deyişler O'nun büyüklüğü karşısında yetersiz kalır. O'nun büyüklüğünü ancak eserlerini inceleyerek hayal edebiliriz. Kur'an daima bizi buna davet eder. Hatta bu konuda bir sivrisineği bile delil göstermekten çekinmez. (Bakara, 2/26)
Sayfa 61·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Amin
"Nûh 'Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma.' dedi." (Nûh 26)
Nuh Suresi
فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ اِنَّهُ كَانَ غَفَّاراًۙ “Dedim ki: ‘Rabbinizden bağışlanma dileyin. Çünkü o (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğaffâr’dır.’ ” Nûh 10 يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَاراًۙ “(İstiğfarınıza karşılık) üzerinize gökten bolca yağmur yağdırır.” 11 وَيُمْدِدْكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ اَنْهَاراًۜ “Size mallar ve çocuklarla yardımda bulunur, sizin için bahçeler ve nehirler var eder.” 12 مَا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلّٰهِ وَقَاراًۚ “Size ne oluyor da Allah’a gerektiği şekilde saygı göstermiyorsunuz/Allah’tan hakkıyla korkmuyorsunuz!” 13 وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ اٰلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَداًّ وَلَا سُوَاعاًۙ وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْراًۚ “Ve dediler ki: ‘Sakın ha ilahlarınızı bırakmayın. Ved, Suva, Yeğus, Yauk ve Nesr’i de bırakmayın.’ ”<p> <sup> <i>İbni Abbas (ra) şöyle demiştir: “Nuh kavminin putları daha sonra Arapların putları olmuştur... Bunlar Nuh kavminden salih kişilerin adlarıydı. Onlar vefat edince şeytan, onların kavimlerine oturdukları meclislerde putlar dikmelerini ve bu putlara bu isimleri vermelerini fısıldamıştı. Böyle yaptılar. Onlar vefat edinceye kadar bunlara ibadet etmiyorlardı. Onlar helak olup ilim ortadan kalkınca, insanlar bunlara ibadet etmeye başladılar.” (Buhari, 4920)</i></sup></p><p> <sup> <i>İbni Cerir (rh) der ki: “Muhammed b. Kays (rh) şöyle demiştir: ‘Bu kişiler Âdem (as) ve Nuh (as) arasında yaşayan salih bir kavimdi. Bu kişilerin kendilerini takip eden tabileri vardı. Onlar vefat edince kendilerini takip eden arkadaşları dediler ki: ‘Biz onların resimlerini çizersek bu, hatırladığımız zaman bizi ibadet etmeye teşvik edici bir şey olur.’ Sonra onların resimlerini çizdiler. O nesil vefat edip başka bir nesil
Kur'an Surelerinin Ruhsal Şifa Haritası
1)Fatiha: Yöneliş (Doğru yolu bulmaya iyi gelir) 2)Bakara: Düzen (Hayatı inşa etmeye iyi gelir) 3)Âl-i İmrân: Direniş (İnancı korumaya iyi gelir) 4)Nisâ: Adalet (Hukuku ve emaneti korumaya iyi gelir) 5)Mâide: Sözleşme (Vefalı olmaya iyi gelir) 6)En'âm: Tevhid (Zihni berraklaştırmaya iyi gelir) 7)A'râf: Denge (Arafta kalmamaya iyi gelir) 8)Enfâl: Dayanışma (Korkuyu yenmeye iyi gelir) 9)Tevbe: Arınma (Pişmanlığın hafifliğine iyi gelir) 10)Yunus: Sabır (Kaderi sevmeye iyi gelir) 11)Hûd: İstikamet (Dosdoğru durmaya iyi gelir) 12)Yusuf: Umut (Kuyudan çıkmaya, hayallere iyi gelir) 13)Ra'd: Gök gürültüsü (Uyanışa iyi gelir) 14)İbrahim: Şükür (Karanlıktan aydınlığa çıkmaya iyi gelir) 15)Hicr: Korunma (İlahi muhafazaya iyi gelir)
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah kendi yolunda bazı kimselerin kalplerini öyle yumuşatır ki pamuktan yumuşak olur. Bazılarını da öyle sertleştirir ki kayadan sert olur. Ey Eba Bekir, senin benzerin, İbrahim Halil'in benzeridir, hani o, şöyle demişti: "Artık bundan böyle kim bana uyarsa o, bendendir, kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır), şüphesiz sen bağışlayan, esirgeyensin." (İbrahim: 14/36) "Bir de Meryem oğlu İsa'nın benzeridir, hani o şöyle demişti: "Eğer onlara azap edersen, onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın); eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen daima üstünsün, hikmet sahibisin." (Maide: 5/118) "Ya Ömer, senin de benzerin Nuh aleyhisselamın benzeridir, hani o, şöyle demişti: 'Rabbim, yeryüzünde kafirlerden tek kişi bırakma.' (Nuh: 71/26) Yine İmran oğlu Musa'nın benzeridir, hani o, şöyle demişti: "Rabbim, onların mallarını yok et, kalplerini sık ki, acı azabı görünceye kadar inanmasınlar." (Yunus: 10/88)
Sayfa 68·Kitabı okudu
Din