Kim oldugumuzu söylemeyi deneyebilecegimiz kelimelerimiz hala eksik oldugundan ve kendimizi en iyi tanimlayan kelimeleri hic bulamadigimizdan, bir anlam ifade etmeye son verene ve bir dizi tutarsiz sesten, anlamsiz eveleme gevelemeden baska bir sey olmayana dek agzindan cikan sözleri tekrarlamakla yetindi.
Insan aşkını doktora mı götürürmüş? Bağımlılık sorununun üzerine kadınların ilişkide yaşayıp görmediklerini suratımıza tokat gibi çarpıyor! Kadın kitlesi olan bir kitap gibi görünsede bağlanma sorunu yaşayan erkeklerinde okumasını isterdim. Kitap bitince Alper Hasanoğlu'nun Prenses bu prensi neden sevsin? yazısınıda okumanızı tavsiyesiye ederim...
Zaman, kendimizi onun bize itaat ettiğine inandırmak için uydurduğumuz sınırlamalarla alay ediyor, ama bütün dünya bu sınırı kutluyor ve ondan korkuyor.