"-...Allah yolunda cihad eden bir milleti Cenâb-ı Allah’ın nasıl azîz kıldığını, o yoldan vazgeçince de nasıl zelil eylediğini anlamak isteyenler, şu Türk Milleti’ne baksınlar. Bakınız, onlar, Allah yolunda cihâd ederken şu Hicaz Kıtası’na anlı-şanlı paşalar, vâlîler, kumandanlar gönderirlerdi. Allah’ın dîni uğruna cihad etmekten vazgeçince, eli kazma kürekli amele göndermeye başladılar. Bu azîm fark, onların Allah yolunda cihâd etmekten vazgeçmiş olmalarından başka bir sebeple îzâh edilemez....”
Şu dünyada cism-i insanî ve hayvanî, zerrat için güya bir misafirhane, bir kışla, bir mekteb hükmündedir ki; camid zerreler ona girerler, hayatdar olan âlem-i bekaya zerrat olmak için liyakat kesbederler, çıkarlar. Âhirette ise
اِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِىَ الْحَيَوَانُ
sırrınca, nur-u hayat orada âmmdır. Nurlanmak için o seyr ü sefere ve o talimat ve talime lüzum yoktur. Zerreler demirbaş olarak sabit kalabilirler.