...bir gün birisi, "Risale-i Nur'ları bir kere okumak kâfidir. Niçin tekrar tekrar okuyorsunuz?" demişti. Bunu kendisine [Zübeyir Gündüzalp Ağabey'e] naklettiğimiz zaman cevaben,
"Tuğlaları üst üste koymak tekrar değil, tesistir. İnsan yalnız akıldan ibaret değildir. Akıl, kalp, sır, hayal, bütün hissiyat-ı insaniyenin Nur'lara ihtiyacı var." demişti. Bu veciz cümlesi zihnime nakşolmuş, hiçbir zaman unutmamıştım.
Sayfa 134 - Nesil Yayınları - Necmeddin Şahiner'in 27 Nisan 1971 tarihli "İttihad" gazetesindeki "Tuğlaları Üst Üste Koymak Tekrar Değil, Tesistir!" yazısından·Kitabı okudu
[Zübeyir Gündüzalp Ağabey şöyle dedi:] "Bazı arkadaşlar, yüksek tahsil yaparak İslâm'a hizmet etmek istiyorlar. Halbuki yüksek tahsilli şuurlu Müslüman kardeşlerimiz de var. Herkes bulunduğu yerde ve makamda dinine hizmet etmelidir. Ne zaman öleceğimiz belli değil; İslâmiyet'e hizmet ederken ölmek isteriz. O an çok mühimdir. Her an hizmet etmeliyiz."
Sayfa 114 - Nesil Yayınları - Hekimoğlu İsmail'in 20 Nisan 1971 tarihli "İttihad" gazetesindeki "Zübeyir Ağabey" yazısından·Kitabı okudu
"Benim Rabb-ı Rahîm'im dünyayı bana bir hane yaptı. Ay ve güneşi, o haneme bir lâmba; ve baharı, bir deste gül; ve yazı, bir sofra-i nimet; ve hayvanı, bana hizmetkâr yaptı. Ve nebatatı, o hanemin zînetli levazımatı yapmıştır."
(İman ve Küfür Müv. 119.sh - Risale-i Nur)
Beşincisi:
Kur'anı dinleyen insana, Kur'andaki ilm-i hakikatı ve nur-u hakikatle dünyanın mahiyetini bildirmekliği ile dünyaya aşk ve alâka pek manasız olduğunu anlatmaktır. Yani, insana der ve isbat eder ki:
"Dünya, bir kitab-ı Samedanîdir. Huruf ve kelimatı nefislerine değil, belki başkasının zât ve sıfât ve esmasına delalet ediyorlar. Öyle ise manasını bil al, nukuşunu bırak git.