nurcan

nurcan
Almanca Öğretmenliği Öğrencisi
236 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Çakıcı'nın İlk Kurşunu
10/10
·148 syf.··
2025 43. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 00:00
Bu kitabın her şeyine bayıldımmmm!! Sabahattin Ali zaten en sevdiğim yazarlar arasında. Ama bu kitabı ayrı bir güzel bence. Kapağının yeşilinin tonundan tutun içindeki resimlere kadar... Sabahattin Ali'nin ölümünden uzun yıllar sonra eşi ve kızı yayımlanmamış yazılarını, çizimlerini ve karalamalarını sandıklarından toplayıp çıkarmışlar ve bu eser ortaya çıkmış. İlk yarısında hikayeleri, ardından şiirleri ve son olarak da dergiler ve gazetelerde yayımlanmış yazıları mevcut. Kadın hakları için Konya'da yaptığı konferanstaki konuşmasında yıllar geçse de hâlâ günümüzden bahsediyor gibi hissettim. 100 yıl da geçse Türkiye hâlâ aynı sorunlara sahip ne yazık ki... En sonda ise kendi çizdiği resimleri var. Şiirlerinde de çokça kez kendini kurbağaya benzettiğini biliyordum ama bunu bir de resimlere dökmesi beni daha da etkiledi. Yani anlayacağınız kitaba puanım 10/10
Çakıcı'nın İlk KurşunuSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20249,6bin okunma
8/10
·70 syf.··
2025 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2025 20:13
Stefan Zweig'ın "Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor" kitabı üç menkıbeden oluşuyor. (menkıbe dini hikaye demekmiş) *Rahel'in Hikayesi*
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma
7/10
·404 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2025 18:38
Ben, KirkeBen, Kirke romanında, Homeros’un Odysseia destanında yan karakter olarak yer alan büyücü tanrıça Kirke’nin hayatını farklı bir perspektiften okuyoruz. Kendi hikâyesini anlatmasına fırsat verilen
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
7/10
·128 syf.··
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 06:48
Sait Faik Abasıyanık’ın Havada Bulut adlı hikayesi, II. Dünya Savaşı döneminde geçen ve İstanbul’un farklı yüzlerini yansıtan 13 hikâyeden oluşuyor. Bu kitabı okurken zaman zaman kafam karıştı, ama sanırım en çok da bu yüzden aklımda kalacak. O kadar çok karakter vardı ki, bazıları hikâyeye girip çıkarken kim kimdi, nasıl bağlanıyordu derken ipin ucunu kaçırdım. Ama yine de, kitabın içinde bir akış vardı. Sait Faik’in yazım tarzı alışılmışın dışında ve belki de bu yüzden ilk başta zorlasa da, aslında hoşuma gitti. Özellikle hikâyelerin birbirine geçişi çok güzeldi. Bir hikâyenin sonunda birinden bahsediliyor, sonra bir bakıyorsun, sonraki hikâye o kişinin hayatına açılıyor. Bu detayları fark ettikçe kitap daha anlamlı gelmeye başladı. Her şey tam olarak açıklanmıyor, bazen boşluklar kalıyor ama bu da kitabın kendine has bir havası olmasını sağlıyor. Genel olarak, Sait Faik’in bazı cümleleri gerçekten çok güzeldi, altını çizdiğim yerler oldu. Ama kitabı bitirdiğimde yine de tam olarak bir bütünlük hissedemedim. Bu durum, muhtemelen yazarın bilinç akışı tekniğini ve serbest anlatımı sıkça kullanmasından kaynaklanıyor. Sonuç olarak, karışık ama bir şekilde etkileyici bir kitap. Başlarda olayları takip etmek zor olsa da, hikâyelerin iç içe geçmiş yapısı hoşuma gitti. Sait Faik’in yazım tarzı herkese hitap etmeyebilir ama biraz sabredince, kitabın atmosferine kapılmamak da zor. Keyifli okumalar dilerim ♡
Edebiyat
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,236 okunma
8/10
·52 syf.··
2025 6. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2025 15:01
Geçmişe Yolculuk kitabını bitirdiğimde, aklımda tek bir düşünce vardı: Bu hikâye çok daha uzun olmalıydı. Zweig’ın etkileyici anlatımıyla, geçmiş ve şimdi arasında gidip gelen duygu dolu bir aşk hikâyesini okudum ama hikâye tam anlamıyla derinleşmeden bitti ve beni yarım kalmış hissettirdi. Eğer bu kurgu 50 sayfa yerine 500 sayfalık bir roman olsaydı, karakterlerin iç dünyasına daha fazla dalıp ilişkilerinin gelişimini daha detaylı görebilmek harika olurdu. Kitap, klasik bir yasak aşk hikâyesi üzerine kurulu. Birbirine âşık iki insan, hayatın ve savaşın getirdiği engeller yüzünden ayrılmak zorunda kalıyor. Bu tema bana Jojo Moyes’in Sevgilimden Son Mektup adlı romanını hatırlattı. (Onu da öneririm) Ancak, özellikle evli karakterlerin sadakatsizliğe meyletmesi, benim okuma deneyimimi biraz zorlaştırdı. Okurken karakterlerin hislerine ortak olsam da, içten içe bir suçluluk hissi yaşadım -sanki onların hatalarına göz yummuşum gibi- Bu yüzden, hikâyeyi yüzde yüz iç huzuruyla okuduğumu ve sevdiğimi söyleyemem. Yine de Zweig’ın melankolik ve etkileyici anlatımı, karakterlerin duygu dünyasını derinlemesine hissettiren üslubu, kitabı okumaya değer kılıyor. Kısa ama yoğun bir kitaptı. Keşke daha uzun olsaydı! Keyifli okumalar dilerim ♡
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma