Aziz ve muhterem kardeşim,
İslamın her derdine razı olduğunu söylüyorsun.
Bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun.
O halde iyi dinle:
Vazifen; dikenler arasında güller toplayacaksın.
Ayağın çıplaktır batacak, elin çıplaktır kanayacak…
Ve Sen buna sevineceksin.
Firavun kucağında büyüyen çocuk Musaları safına alacaksın.
Aldığın için dövecekler, konuştuğun için zindana atacaklar…
Ve Sen buna memnun olacaksın.
Çöllere sürülsen kanınla ağaç yetiştireceksin.
Kutuplara sürülsen ısınla sebze yetiştireceksin.
Yeşilliği sevmeyenler olacak yakacaklar, yıkacaklar.
Ve Sen bunu sabırla seyredeceksin.
Karanlık zindanlara sokarlarsa ışık,
Paslı vicdanları görürsen ümit,
İmkansız kalplere rastlarsan nur vereceksin.
Sen verdiğin için şuç,
Sen getirdiği için ceza,
Sen konuştuğun için mahkum olacaksın.
Ve sen buna şükredeceksin.
Anadan , yardan, serden ayrılacaksın.
Candan gönülden Kuran’a sarılacaksın.
Damla iken deniz , nefes iken tayfun olacaksın.
Derdini yazmak için derini kağıt , kanını mürekkep edeceksin.
Kimse ile görüştürmezlerse mecnun olup çöllere düşeceksin.