...ne var ki bu, bütün genç kızların hikâyesidir, o yumuşak başlılıkla katlanmasını bilenlerin hikâyesidir.Acı çektiklerini asla söylemezler.Kadınlar katlanmak için yaratılmışlardır.Kuşkusuz kaderleri böyledir,bunu erken yaşta öğrenirler ve neredeyse hiç şaşırmazlar, öyle ki bela çoktandır başlarında olsa bile varlığını kabul etmezler...
Düşünüyorum da çocuklarımızı büyütürken onlara bunca emeği biz değil de başkaları verse , yetiştirip,büyütüp,adam edip verseler bize,bu kadar değerli olabilirler miydi ? Şarap gibi, eskidikçe,emekle koyulaştıkça daha değerli oluyolar galiba.
Onca sayfa okunur mu hiç ya? Özetlerine baktım. Bunları söylerken kucağındaki iPad'i işaret ediyordu. O zaman hayatı, aşkı, ölümü, felsefeyi, edebiyatı 140 karakterlik tweet'lerle ifade eden bir kuşakla konuştuğumu daha derinden kavradım. Aramızdaki uçurum kapanmayacak cinstendi.
Kişi doğduğu günden beri o kadar çok haksızlığa uğramıştır ki, buna isyan etmeyi bile bilmez ve kölelik ruhu giderek tüm içini kaplar.Böyle insanlar kendine saygı duymayı,kendini önemsemeyi hiç öğrenemeyenler arasından çıkar ve hep otoriteye boyun eğerler.