Bence önemli olan bugündür. Geçmiş değil. Geçmiş, geçmişte kalmıştır. Onu ayakta tutmaya çalıştıkça, eski günleri değişik şekilde hatırlamaya başlarız. Bazı olayları da iyice gözümüzde büyütürüz.
Hayatımı belki de hiç farkında bile olmadan üzerine kurduğum şey bunlardı işte...
Şimdi geriye dönüp bakınca anlıyorum ki yalnızca o karşı konulmaz rüzgârın önünde sürüklenip gitmişim.
Kendimce direnmeye, vazgeçmeye, değiştirmeye çalıştığım, en azından düşündüğüm hiçbir şeyi yapamamışım.
Bunca zaman sonra, bir salı gününü alıp bir başka perşembeyle değiştirebilseydim, bir cümlenin yerine bir başkasını söyleseydim, bazen susmak yerine gerçekte ne istediğimi ona anlatabilseydim başka türlü olur muydu diye üzülmek neye yarar?
Hem ne istiyordum ki?
Tek bildiğim, yaşadığım her mutluluğun, kendimi bulutların üstünde yürür gibi hissettiğim her an'ın belli belirsiz, giderek beraber yaşamaya alıştığınız bir ağrı gibi derin bir sıkıntıyla, tedirginlikle, endişeyle gölgelendiğiydi.