Nur

Nur
Sınıf Öğretmeni
Marmara Üniversitesi
223 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puslu Kıtalar Atlası
8/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
SPOILER İÇERİR Puslu Kıtalar Atlası İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası adlı eserini okumaya başladığımda, ilk etapta karşıma çıkan eski ve yabancı kelimeler anlamamı zorlaştırmıştı. Ancak sonrasında internetten bulduğum, kitaba özel hazırlanmış bir sözlük çıktısını okumalarımda kullanmaya başladım. Bu sayede metin daha anlaşılır hâle geldi ve aynı zamanda kelime hazneme birçok yeni sözcük ekledim. Bu durum beni hem mutlu etti hem de dil açısından zenginleştiğimi hissettirdi. Romanın büyük bir bölümü İstanbul’da, özellikle Galata Kulesi çevresinde, surlarla çevrili bir alanda geçiyor. Eser, bölümler hâlinde ilerliyor; her bölümde farklı bir karakterin ön plana çıktığı bir anlatı düzeni var. Başlarda bu bölümler arasındaki bağlantıyı kurmakta zorlandım; fakat ilerledikçe hepsinin birbirine nasıl ustaca bağlandığını fark ettim. Bu yapı, yazarın kurgu konusundaki ustalığını açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca karakterlerin hayatlarının bir noktada birbirine değmesi, beklenmedik biçimlerde kesişmeleri kitabın sürükleyiciliğini artırıyor. Her yeni sayfada “şimdi kim kiminle karşılaşacak” merakı diri kalıyor. Kitap aynı zamanda çok yönlü bir zenginliğe sahip: yer yer tıbba, yer yer fen bilimlerine, kimi bölümlerde tarihe ve sık sık da felsefeye ilgi uyandırıyor. Tüm bu unsurlar öyle iç içe geçmiş ki, roman adeta bir düşünce atlası gibi. Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri, şüphenin bir yöntem olarak ele alınması. “Düşünüyorum, öyleyse varım” anlayışının da ötesine geçen bir sorgulama söz konusu: “Ben düşünüyorsam düşündüklerim de vardır; düşündüklerim beni düşünüyorsa ben de varım.” Bu fikir, insanı kendi varlığını sorgulamaya yöneltiyor. Düşündüklerimizle varız, düşündüğümüz kadar varız. Roman boyunca gerçek ile düş arasındaki sınır belirsizleşiyor. Uykuyla
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ormandaki Kalpsiz Ceylan
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 09:46
Ormandaki Kalpsiz Ceylan kitabını elime ilk aldığımda, kapağı ve başlığı bende oldukça merak uyandırdı. Bu kitabı, takip ettiğim ve fikirlerine değer verdiğim birinin tavsiyesiyle duymuştum. Bir çocuk kitabının bu kadar övgüyle bahsedilmesi ilgimi çekmişti. Hemen sipariş verip okumak istedim. Ancak itiraf etmeliyim ki, kitabı okumadan önce bazı soru işaretlerim vardı. Hem dış görünüşü hem de ismi itibariyle, “Bir çocuk kitabı neden bu kadar çok tavsiye edilir?” diye düşünmeden edemedim. Sıradan bir çocuk kitabı olabileceğini sanmıyor, ama tam olarak neyle karşılaşacağımı da kestiremiyordum. Bu belirsizlik ve merak, aynı zamanda bir heyecan oluşturdu içimde. Böyle duygularla kitabı okumaya başladım. Ormandaki Kalpsiz Ceylan hakkında çok fazla detay verip kitabı henüz okumamış olanlara ipucu vermek istemem. Bu nedenle genel anlamda düşüncelerimi paylaşmak isterim. Kitap, aslında hepimizin bildiği, zamanla kalıplaşmış hale gelmiş düşünceleri yeniden ele alıyor. Bu düşünceleri sorgulamamızı sağlarken, bizi fark ettirmeden bambaşka noktalara götürüyor. Masalın diliyle bize anlatılan bu hikâye, yaşamın doğrudan bir yansıması gibi. Okudukça masalın, kendi hayatımızın içinden bir karşılık bulduğunu hissediyoruz. Kitap boyunca duygularla mantığın iç içe geçtiğini, birbirini tamamladığını görmek mümkün. Öyle anlamlı cümlelerle karşılaştım ki, bazılarını okurken içimden “gerçekten de öyle” demekten kendimi alamadım. Mesela şu alıntı beni derinden etkiledi: “Sadece beklenmedik karşılaşmalar için değil, şu koca dünya birlikte sığışabilmek için de küçüktü.” Bu cümlede, dünyanın aslında ne kadar sınırlı ama bir o kadar da paylaşılabilir bir yer olduğunu hissettim. Bir başka alıntıysa şöyleydi: “Zihni korkularla dolu birine korkacak bir şey olmadığını anlatmak hiç kolay
Ormandaki Kalpsiz CeylanMine Söğüt · Can Yayınları · 2025434 okunma
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
İnsan Neyle Yaşar? “İnsanda ne var?” “İnsana ne verilmemiştir?” “İnsan neyle yaşar?” “İnsanda sevgi vardır. Bütün insanlar, kendilerini düşünüp kolladıkları için değil; içlerindeki sevgiyle yaşıyor.” “İnsanlar, sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım. Oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş. Seven insan Tanrı’nın, Tanrı da onun içindedir. Çünkü Tanrı sevgidir.” İçlerindeki sevginin kaynağı ise Allah’ın kendisinde olan sonsuz sevgiden sadece minik bir parçasıdır. Allah’taki sevginin kulundaki yansıması tecellisidir. Dolayısıyla, insanların birbirlerine karşı olan sevgisinden ziyade, Allah’ın insanlara karşı sevgisidir bizi yaşatan. “İnsanda ne var, öğren; insanda sevgi olduğunu anlamıştım.” “Artık insana ne verilmediğini de biliyordum. İnsana, neye ihtiyacı olduğunu bilme yetkisi verilmemişti.” Belki de neye ihtiyacımız olduğunu bilsek, ihtiyacımız olduğunu düşünüp kendimize dert ettiğimiz birçok şeyin aslında ihtiyacımız bile olmadığını görürdük. O hâlde, belki de ihtiyacımızın bile kalmayacağı şeyleri omuzlarımıza yük edinip; endişesiz, tasasız yaşanabilecek anların gelecek kaygısıyla elimizden kayıp gitmesine izin vermemeliyiz. Bize düşen; geçmiş için üzülmeyi ve gelecek için kaygılanmayı bırakıp, sadece elimizden geleni yaptıktan sonrasını Allah’a emanet etmek, olanda da olmayanda da olması gerektiği gibi olduğunu görebilmektir. “Sadece onun yaptıklarını görüyorsun. Oysa sen de kötülük ediyorsun. Asıl fena olan da bu.” “Sen kötülüğü yok etmek istiyorsun, ama o senin içinde büyüyor. İnsan öldürmek kolay, ama kan ruhuna da sıçrar. İnsan öldürenin ruhu kanar. Kötü bir insanı öldürünce kötülüğü de yok ettiğini sanırsın. Sonra bir bakarsın ki, yok ettiğini sandığın kötülükten daha beteri senin içinde büyüyor.”
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,2bin okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2022 11:48
Muhadarat Öncelikle kitaba arkadaşımın fazlaca etkilendiği ve benim de merak etmem sebebi ile başlamış oldum. Beklentim bir aşk romanı ile karşılaşmakla birlikte sık sık gerçeküstü olacak kadar abartılar ve tesadüfler ile kitabın ilerlemesi idi. Ki tesadüfler yönünden öyle de oldu. Kitabın yarısına kadar geldiğimde artık iyice sıkılmış ve klasik hüzünlü sonlardan biri ile biteceğini tahmin etmeye başlamıştım. Lakinnn yarısını zorla okuduğum kitap yarıdan sonra adeta sular seller gibi akmasın mı.. Mükemmel bir sonla da okuyucunun gönlüne su serperek bitivermesini takdir ettim. Zira sıkmıştı artık trajedik sonlar.. Tavsiye ederim kesinlikle, aşkı satırlarda da bulmak isteyenler için.. İyi okumalar..
Edebiyat
Muhadarat (Fazıla)Fatma Aliye Hanım · Bilge Kültür Sanat · 2015514 okunma
Beni Ödülle Cezalandırma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Öncelikle yılın ilk bitirdiğim kitabının böylesine beni geliştirdiğini, heybemi ağırlaştırdığını düşündüğüm, altını çizmekten yorulduğum satırları olan bir kitap olması beni oldukça tatmin ve mutlu ettiğini belirtmekle başlamak istiyorum. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve varsa bir an önce diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Bir öğretmen olmanın verdiği bilinç ve farkındalıkla okumaya çalıştım tüm satırları. Farkında olmadan iyi bir şey yaptığımızı düşünerek aslında yapıyormuşuz o kaynağını anlayamadığımız yanlışları. Bir kere okunup kenara koyulacak bir kitap değil kesinlikle. El altında bulunması gereken bir "başucu kitabı". Gidecek çok yol verilecek çok emek var, başarmak gelişmek ve geliştirmek isteyene..
Beni Ödülle CezalandırmaÖzgür Bolat · Doğan Kitap · 20248,1bin okunma