Hüzün en çok gözlerden okunuyor. Gazetelerde hep gözler gizleniyor. Acı en çok gözlere siniyor. Utanç en iyi gözlerden okunuyor. Gözler hayatı tefsir ediyor. Hayat gözlerden kendini ele veriyor.
Kitapevinde kitaplara göz gezdirirken en üst rafda duran bir kitabın beni çağırdığını hissettim. Kapağın arkasını okuduğum an beni etkileyeceğini anlamıştım. Şizofreni hastası olan Marie'nin hastahanede verdiği mücadelesini anlatıyor.Kitap son bulduğunda kendime şunu söyledim "Eğer bir rol model arıyorsan kendine,bu Marie olmalı.Marie kadar güçlü ve azimli olacaksın." Kitabın beni en çok heyecanlandıran tarafı ise yazarın kendi hayatını, yaşadıklarını anlatmış olmasıydı. Bir çok satırda hüzünlendiren akabinde tükenmiş umutları tekrar yüzeye çıkaran bir kitap. En kısa zamanda filmini de görmeyi isterim.İnsanlara umut vaat eden kitaplarda buluşmak dileğiyle:)
Hayatın iç açıları toplamı, yüz seksen derece midir , yoksa bir kenarı yalan bir kenarı riya olan ilişkilerin hipotenüsü , iki kenarın toplamının yarısına mı eşittir.