Ey ruhum! Derdini dökmektense gülümsemeyi yeğliyorsun.
Ey ruhum! Ağlamak istemezsen, o kıpkırmızı hüznünü gözyaşlarına dökmek istemezsen şarkı söylemen gerekir.
...Ama en iyisi şarkı söyle bana. Ve ey ruhum! ben de teşekkür edeyim.
Bu seslerin senfonisini duyabilen bir insan, zamanın sonsuzluğunu bir anda bile kavrayabilir ve azıcık da olsa Tanrı’nın, En Büyük Sanatçı’nın zevkini tadabilir… Kutsal çoşkunun girdabına bırakıyorum kendimi… Kalıbı döktüm ve kitabı ben yazmaktayım… Bu kitap ister şimdi okunsun ister gelecek kuşaklar tarafından okunsun, fark etmez. Tanrı’nın da bir tanık bulabilmek için 6000 yıl bekleyişi gibi.