Nabizade NazımZehra Dönemi bakımından incelediğimizde içsel çözümlemelere fazlasıyla yer vermesiyle farklı hissettirmiş olabilir ama konusunun hatta daha ziyade olay örgüsünün günümüz yaz dizileri tadında bir kitap olduğunu düşünmekteyim. Genel olarak bir erkek ve sahip çıkamadığı duygularının sonucunda yaşadığı ruhsal çöküntülerden bahsetmekte. Suphi'nin sadakat duygusuyla ilgili yaşadığı birtakım sıkıntıların iç çözümleme yoluyla aktarılmasını beğendim. Bir erkeğin hayatındaki kişiyi aldatırken kendinde bulduğu haklı yanlarının ve suçluluk duygularının belirgin bir biçimde aktarıldığını düşünmekteyim. Kitabın sonunda tüm yaşananlar Zehra'nın suçuymuş ve sanki onun bu intikam arzusu herkesin hayatını mahvetmiş gibi bir son yazılmış. Fakat bu sonu çok doğru bulmamakla birlikte yazarın yerinde olsaydım Suphi'nin sadakatsizliğinin hem kendi hayatını hem de aşık olduğunu zannettiği kadınların hayatını mahvetmesini temel alan bir son hazırlardım. Çünkü ortada sadakatsizlik ve ihanet olmazsa intikam zaten olmaz.