Tarihin her devrinde güçlü olanın haksız, hakikate ulaşmaktan uzak, zorba, ahlaksız, ceberut olduğu dönemler olmuştur. Tüm bu durumlarda gücün muhalifini güçsüz olduğu için haksız bulmak gerçekten örnekleri inildiğinde kimsenin kabul etmeyeceği bir şeydir.
Karanlık gökyüzünden inerken, gözümü kırptığım anda alacakaranlığın uçup gideceğini biliyordum. Uçsuz bucaksız
toprakların gürbüz göğsünü sergileyişini izliyordum. Davetkar bir çağrıydı. Bir annenin yavrusuna seslenişi gibi, topraklar geceyi çağırıyordu
"Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim." dedi: gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.
Etrafımızdaki herkes gittiğinde, rahatlatıcı ve derin bir sessizlik oldu. Kendimi özgür, bir vadinin sonsuzluğu içinde uçsuz bucaksız ve sınırsız hissettim. Batan güneş, kristal ışıklarını dağıtan büyülü bir göl gibiydi.