A.

Okuyabilenler yoruma....
Şiirin hikayesi. Şâir Nâbî, 1678 yılında, devlet adamları ile beraber Hac seferine çıkar. Kâfile Medîne’ye yaklaşırken Nâbî, heyecandan uykusuz hâle gelir. Kâfilede bulunan bir paşanın gafleten ayağını, Medîne-i Münevvere’ye doğru uzattığını görür. Bu durumdan çok müteessir olarak meşhur na’tini yazmaya başlar. Sabah namazına yakın kâfile Medîne-i Münevvere’ye yaklaşırken Nâbî, yazdığı na’tin Mescid-i Nebî’nin minârelerinden okunduğunu duyar... Bu durum karşısında çok heyecanlanan şâir Nâbî, hemen müezzini bulur: “–Bu na’ti kimden ve nasıl öğrendiniz?” diye sorar. Müezzin: “–Bu gece Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- rüyâmızda bize; «–Ümmetimden Nâbî isimli bir şâir beni ziyarete geliyor. Bu zât bana son derece aşk ve muhabbetle doludur. Bu aşkı sebebiyle onu Medîne minârelerinden kendi na’ti ile karşılayın!..» buyurdu. Biz de bu emr-i nebevîyi yerine getirdik...” der. Nâbî, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar. Hem ağlar, hem de şunları söyler: “–Demek ki Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bana «ümmetim» dedi! Demek ki, İki Cihân Güneşi beni ümmetliğe kabul buyurdu!..”
A.
Sakın terki edebden kuyı mahbubı Hudâ'dır bu ........ makâmı Mustafâ'dır bu Şair Nabi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Birinci sınıfa giden yeğenim, “Türkçe, konuşulduğu gibi yazılan bir dildir.” demek istedi sanırım. O kaide, “Türkçe, yazıldığı gibi okunan bir dildir.” değil miydi? 😂 “r” yerine “v” diyor ve dediği gibi yazmış. “ğ” harfini de Azeriler gibi “y” yapmış. Görünce bayağı bir güldüm. Kesin yanlış yaptım, gülmenden anladım, diyor.😂
Alıntı
A. isimli okura yanıt verildi
A.
ღ ϓıιɖıરıɱ κεરεɱ çλɱßει ღ kesinlikle çok başarılı 😅
Birinci sınıfa giden yeğenim, “Türkçe, konuşulduğu gibi yazılan bir dildir.” demek istedi sanırım. O kaide, “Türkçe, yazıldığı gibi okunan bir dildir.” değil miydi? 😂 “r” yerine “v” diyor ve dediği gibi yazmış. “ğ” harfini de Azeriler gibi “y” yapmış. Görünce bayağı bir güldüm. Kesin yanlış yaptım, gülmenden anladım, diyor.😂
Alıntı
A.
3. sınıf Türkçe derslerine giriyorum. Bir kurumda şöyle güzel bir yazı ve bu kadar az yazım hatası olan Türkçe görsem, inanın oturup ağlayacağım.
Yarım kalmış bir aşkı, kırık, paramparça bir aşkı yaşadım; sevdiğim adam kalbimi yaralayabileceği en hoyrat, en alçaltıcı ayrılık hikayesiyle uzaklaştı hayatımdan.
Alıntı
Hüseyin isimli okura yanıt verildi
A.
Ölüm kadar hiçbir şey çaresiz olamaz
10/10
·210 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 18:15
Yu Hua’nın “Yaşamak” adlı kitabı, asıl güçlüklerle yaşamanın ne demek olduğunu anladığım bir kitap oldu diyebilirim. Çünkü çok acı ve sarsıcı bir kitaptı; beni derinden etkiledi. Yoksulluğun insanı nerelere sürükleyebildiğini, tek bir yanlışın hayatı nasıl altüst edebildiğini ve aslında iyi insanlar olmalarına rağmen, güç zehirlenmesinin insanı bütün iyi duygulardan nasıl yoksun bırakabildiğini hissettim. İnsanın yaşayabileceği en ağır acılar nedir?” diye sorulsa, bu kitapta anlatılanlar derim. Hatta yaşadığım ve kendimce acı dediğim şeylerin, bu acıların yanında ne kadar basit kaldığını; gerçek acının ne demek olduğunu bu kitapla anladım. Günlerdir aç kalan insanların, buldukları tek bir kuru ekmekle bu kadar mutlu olabilmesi bana çok şey düşündürdü. Varlıklı bir yaşamın insanı nasıl arsızlaştırdığını, ancak bir gün kuru ekmeğe muhtaç kalınca anlayabileceğini bu satırlarda fark ettim. Kitapta kızları dilsizdi, damatlarının da kafası yamuktu; ama çok mutlulardı. Duygularda sorun olmadıktan sonra dış görünüşün ne önemi vardı, demeden geçemedim. Kısa bir kitap olmasına rağmen bende çok büyük etkiler bıraktı; mutlaka okunması gereken kitap olduğunu düşünüyorum. Kitaptan en beğendiğim alıntıyla cümlelerimi sonlandırıyorum: “İnsan bazen hiçbir şey için değil, sadece yaşamak için yaşar.”
1000Kitap
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
A.
Aşırı merak ediyordum okuma listemde yer alıyordu bu incelemeden sonra daha çok merak ettim