Çocuklar yetişkinlerin her şeyi bildiğini, güçlerinin her şeye yettiğini sanırlar. Büyüyünce bir de bakarlar ki öğretmenleri, yani bizler, sandıkları gibi her şeyi bilen her şeyin üstesinden gelen kişiler değilmişiz. Onlara öğüt veren bizler meğer alay edilecek, acınacak durumdaymışız.
Herkes kendi oluşunun titreşimi ile eş deneyimleri çekebiliyor. Herkes kendi katındakiler ile deneyim olasılıklarını yaşayabiliyor, siz bazı kişilerle ne olduğunu bile fark etmeden uzaklaşıyorsunuz. Bir acı olmuyor. Yaşam herkes için devam ediyor ama kendi katında, kendi olasılıklarıyla.
Ah, ben ruhumun içindeki o ikinci ruhu bilirim, esrarı gören gözleriyle ve esrarı duyan kulaklarıyla her şeyi sezer ve bana sezdirir ve beni aldatamaz, ah içim beni aldatmaz.