Christy Brown’ın kendi hayat hikayesini anlattığı Sol Ayağım, imkansızlıklar içinde filizlenen bir zaferin günlüğü gibi. Kitabı bitirdiğinizde aklınızda kalan iki sarsılmaz kale var: Christy’nin bitmek bilmeyen azmi ve annesinin bir dağı bile yerinden oynatabilecek sabrı. Dünyaya beyin felciyle gelen ve çevresi tarafından "zihinsel engelli" sanılan bir çocuğun, kalabalık bir ailede sessizce büyümesini değil bir tebeşir parçasıyla dünyayı nasıl dize getirdiğini okuyoruz. Christy, sadece sol ayağını kullanarak toplumun ona biçtiği görünmez rolüne başkaldırırken, annesi ise doktorların bile umudu kestiği bir noktada onun zihnindeki ışığı gören tek kişi, kalabalık bir evin telaşında maddi imkansızlıklara rağmen Christy’nin içsel gücünü arttıran asıl önemli unsurdu. Bu kitap bize; engelin bedende değil, bakış açısında olduğunu ve sevgiyle yoğrulmuş bir sabrın açamayacağı hiçbir kapı bulunmadığını en yalın haliyle kanıtlıyor.
Keyifli okumalar