Kendime göre güzellik telakkilerim var... Bir kadınla sevişmeyi güzel bulmuyorum... Nasıl söyleyeyim... Estetik değil... Sonra ben tabiatı çok severim... Tabii olmayan şeylere karşı her zaman çekingen davranırım... Bunun için muhakkak bir erkeği sevmem lazım geldiğine inanıyorum... Ama sahiden bir erkek... Hiçbir kuvvete dayanmadan beni sürükleyebilecek bir erkek... Benden bir şey istemeden, bana hâkim olmadan, beni tezlil etmeden beni sevecek ve yanımda yürüyecek bir erkek... Yani hakikaten kuvvetli, tam bir erkek... Şimdi anlıyor musunuz, sizi neden sevmiyorum.
Bana buradaki insanlar nasıl nasıl kişiler diye soracak olursan sana şunu söylemeliyim " Her yerde olduğu gibiler. " " İnsanoğlu tekdüze bir varlıktır. Çoğunluğu hayatı yaşamak için çabalamakla geçiriyor ve kendilerine kalan o azıcık özgürlük ise onları o kadar korkutuyor ki ondan kurtulmak için her yolu arıyorlar. Ah insan yazgısı !
sende kendi çapında bir süper kahramansın Nurhan. Yirmi altı yıldır Türkiye de olup her geçen senenin daha iyi olacağını umut ediyosun, kolay değil yani
"Ya kalbim bir gün artık atmazsa?" diye sordu Momo.
"O vakit, senin için zaman da biter,çocuğum," diye cevapladı Hora Usta. " bunu şöyle de açıklayabiliriz: Zaman içinde günler, geceler,aylar ve yıllar boyunca geriye doğru giden aslında sen kendinsin. Bir gün çıkıp geldiğin o sihirli kapıya doğru yaşamın boyunca geri gidiyorsun ve sonun da yine oradan çıkıp gideceksin."
"Ya öbür tarafta ne var?"
"İşte orada, bazen taa içinde duyduğunu söylediğin müziği bulacaksın. Ama artık sen de o müziğin içindeki bir ses olacaksın. "
-Momo'yu süzdü. "Fakat sen bunları henüz anlayamıyorsun, değil mi?
"Yoo," dedi Momo, "sanırım anlıyorum"
"Hiçbir Zaman Sokağı'nda her şeyin nasıl da geriye doğru hareket ettiğini hatırlamıştı ve sordu: "sen ölüm müsün?"
Hora usta gülümsedi, karşılık vermeden önce bir an düşündü ve şöyle yanıtladı: " İnsanlar ölümün ne olduğunu bilselerdi ondan hiç korkmazlardı. Korkmayınca da kimse onların yaşam zamanını çalamazdı."