naz

Onu yanlızca dokunarak, yanlızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.
Reklam
"Kuş yumurtadan çıkmak için savaş veriyor. Yumurta dünyadır. Doğmak isteyen, bir dünyayı yok etmek zorundadır."
Sayfa 113·Kitabı okudu
Şu gülün adı değişse bile kokmaz mı aynı güzellikte?
Sayfa 39·Kitabı okudu
Ah bu boşluk! Göğsümün içinde, şurada hissettiğim bu korkunç boşluk! Eğer onu bir kez, bir kez olsun şu kalbe bastırabilsen, bu boşluktan eser kalmaz diye düşünüyorum çoğunlukla.
"Mutlu olan bir kahraman söyle bana." Düşündüm. Herakles delirip ailesini öldürmüştü. Theseus karısını ve babasını yitirmişti. İason'un eski karısı, yeni karısıyla çocuklarını katletmişti; Bellerophontes Khimaira'yı öldürmüş ama Pegasos'un sırtından düşüp sakat kalmıştı. "Söyleyemezsin." Akhilleus doğrulup oturmuştu, öne eğiliyordu. "Söyleyemem." "Biliyorum. Hem ünlü hem de mutlu olmana asla izin vermezler." Tek kaşını kaldırdı. "Sana bir sır vereceğim." "Söyle." Böyle davranması çok hoşuma gidiyordu. "Hem ünlü hem de mutlu ilk kahraman ben olacağım." Elimi tuttu avuçlarımızı birbirine dayadı. "Yemin et." "Niye ben yemin ediyorum?" "Sebebi sensin de ondan. Yemin et." "Yemin ediyorum," dedim. Yanaklarındaki rengin, gözlerindeki alevlerin içinde kaybolmuştum.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Reklam