Artık ne hissettiğini bile bilmediğin o his... Ne tam üzgünsün, ne iyisin, ne de öfkelisin. Sadece boşlukta süzülüyor gibisin.
Şiir sevmeyen insanları sevmeyin...
Acı, insanı hiç beklemediği bir anda iyileştirir diyor Heidegger. Çünkü gerçek şifa acının bitmesi değil, insanın o yaranın açtığı çatlaktan sızan hakikatle yüzleşmesidir. Konforlu uykusu biter, maskeleri düşer; belki canı yanmıştır ama artık çok daha sahici bir insandır .
Reklam
Hayat akıp geçiyor, hayat kısa, çok kısa. O yüzden her anı yaşamalısın. Yaşadığını hissettiren bir şey yapmalısın.
Neylersin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak. Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında. Cahit Sıtkı Tarancı
Şiir
​Herkes Uyurken O Antrenmanı Bitirmişti: Mamba Mentality
Hedefim, kahvaltıya giden ilk kişi olmaktı. Bu yüzden alarmımı kurdum. Güneş doğmadan önce uyandığımdan emin oldum. Yataktan çıktım, kıyafetlerimi giydim ve merdivenlerden aşağı indim. ​Ama oraya vardığımda, Kobe çoktan oradaydı... Dizlerinde buz torbalarıyla, sırılsıklam ter içindeydi. ​Bunu anlamam biraz zaman aldı ama bu adam sadece benden önce uyanmamıştı; çoktan antrenmanını bitirmişti. Daha birkaç gün önce finallerde oynamıştı. Bense aylardır dinleniyordum ve hâlâ bitkindim. ​Onun o sabah yaptığı şey benim için akıl almaz bir şeydi. Bir NBA şampiyonluğunu kaçırdıktan sadece birkaç gün sonra sahip olduğu o adanmışlık... Bana asla unutamayacağım bir şey öğretti: Efsaneler, başarılarıyla tanımlanmaz. Onlar, başarısızlıktan sonra nasıl geri döndükleriyle tanımlanırlar."
Hayata Dair
Okumadan geçme
Tolstoy’un “Üç Hırsız” hikâyesinden; Bir gün bir köylü, satmak üzere eşeğiyle keçisini şehre götürüyordu. Keçinin boynunda küçük bir çıngırak vardı. Yolda onu gören üç hırsız, kolay bir av bulduklarını düşündü. İlk hırsız: — Keçiyi çalacağım, hem de köylü farkına bile varmayacak, dedi. İkinci hırsız: — Ben de eşeğini alırım, diye ekledi. Üçüncü hırsız ise gülümseyerek: — Bunlar kolay işler. Ben adamın üstündeki elbiseleri bile alırım, dedi. İlk hırsız sessizce keçiye yaklaştı. Boynundaki çıngırağı çıkarıp eşeğin kuyruğuna bağladı. Sonra da keçiyi alıp uzaklaştı. Bir süre sonra köylü arkasına baktığında keçisinin ortadan kaybolduğunu fark etti. Panikle onu aramaya başladı. Tam o sırada ikinci hırsız yanına yaklaştı: — Ne arıyorsun? — Keçimi çaldılar! diye cevap verdi köylü. Hırsız sahte bir telaşla: — Az önce şu ormana doğru koşan bir adam gördüm. Yanında da bir keçi vardı. Hâlâ yetişebilirsin! dedi. Köylü hemen peşine düştü. Gitmeden önce de eşeğini hırsıza emanet etti. Köylü gözden kaybolur kaybolmaz, hırsız eşeği alıp uzaklaştı. Köylü saatler sonra geri döndüğünde ne keçisini bulabildi ne de eşeğini…
Reklam
Reklam