Ölülerin arkasından yapılan Ayinlerin yararsız olduğunu söyleme­miş miydi? (Giuliano Stefanut'a göre, Menocchio'nun bir gün Ayinden dönerken söylediği sözler aynen şöyleydi: "Bir avuç kü­lün anısına sadaka vermenin anlamı ne?") "Benim demek istedi­ğim," diye açıkladı Menocchio, "birbirimize asıl henüz bu dünya­dayken yardım etmemiz gerektiğiydi, çünkü daha sonra ruhlarımı­zı yöneten sadece Tanrı'dır, ölüye sunulan dualar, sadakalar, Ayin­ler; anladığım kadarıyla Tanrı aşkına yapılıyor, o zaman Tanrı ne istiyorsa onu yapar, çünkü ruhlar dönüp bu dua ve sadakaları almı­yor, bu iyi işleri ölünün ya da yaşayanın yararına olarak kullanmak yüce Tanrı 'ya düşer."
Pdf
KORKUNUN YERİNE UMUDU ΚΟΥΜΑΚ
İşte tam bu noktada Rabbimizin bize öğrettiği bir sır vardır: Korkunun yerine umudu koymak. Çünkü umut, karanlığı aydınlatan bir kandil gibidir. Korku seni durduran zincir ise, umut o zinciri kıran anahtardır
Sayfa 21 - Amore Yayın Grubu·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zizek aşkımız sorgulamasın...
Zizek, cinsel farklılığın fantazide nasıl çalıştığını en iyi şekilde, televizyondaki bir bira reklamı ile ifade eder. Bir kız bir kurbağa bulur onu öpünce kurbağa güzel ve genç bir adama dönüşür. Genç adam kıza dönüp onu öper, ve kız bir şişe biraya dönüşür. Kadının arzusu kurbağayı, onun erkek fantazisi olan fallik nesne O ’ye dönüştürür; ama erkek ise kadını kendi tatmin aracı ve arzusunun nesne sebbi olan objet a fantazisine indirger. Zizek bunu şu şekilde yorumlar: “Bu asimetriden dolayı, ‘cinsel ilişki yoktur’: Ya kurbağası olan bir kadın vardır, ya da bir şişe birası olan bir erkek asla var olmayacak olan şey, güzel kadının ve güzel erkeğin oluşturduğu ‘doğal çifttir’”
Sayfa 113 - Encore Yayınları·Kitabı okuyor
İnsanları örgütün ağından kurtarmak için istediğiniz kadar yardımlarda bulunun, para verin, iş verin, eğitim verin hiç bir önemi yok. Siz o bataklıktan çıkaramadığınız ya da bataklığı kurutamadığınız sürece sonuç almanız mümkün değil.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kişinin, yerine getirmek niyetiyle birine söz verip de herhangi bir engelden dolayı bunu yerine getirememesi (hulf) sözünden dönmesi demek değildir." "Kişi, söz verdiği ve niyetinde de o sözü yerine getir. mek olduğu halde yerine getirmek imkanına sahip olmasa günahkar sayılmaz."125
Sayfa 80·Kitabı okuyor
Din
"Sen, minicik bir kuş! .. Ben şu heybetli beden ... Aşağıda da dağ gibi alevler. Allah aşkına, beni nasıl kurtaracaksın?" "İşte şu kanatlarımla İbrahim! .. Tutun haydi, gidelim buradan!" Önce hüzünlü bir tebessüm, sonra imkansızın idraki, ardından yaşaran gözler: "O minicik kanatların beni kurtarmayacağını sen de biliyorsun a kuş; neden böyle yapıyorsun?" "Çünkü sen hakkı savunuyorsun İbrahim, doğruluk üzerindesin." "Teşekkür ederim ama bak, alevlere dokunmak üzereyiz, uzaklaş artık." "Asla! Seni kurtarmadan olmaz!" "Boşa öleceksin!.." "Hiç boşa olur mu İbrahim, kimden yana olduğum bilinir." Ateşlere İbrahim'le birlikte düştük. Yok yok, düşmek yanlış kelime; birlikte girdik. Kadifeler kaplı bir kapıdan ipek döşeli bir salona girer gibi, bir gurbetten bir sılaya erer gibi.
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Alıntı