"Burası 'Kuğu Gölü' balesi için olağanüstü güzellikte dekor olabilirdi.Sen de kuğu olurdun Gina.Ama doğrusunu istersen de aslında daha çok Karlar Kraliçesi'ne benziyorsun.Zalim,her istediğini yapmaya kararlı,acıma,sevecenlik gibi duyguları olmayan bir kadın.Sen tam ama tam bir dişisin,Gina."
"Ne kadar kötüsun Alex."
"Beni avcuna anlamadığın için mi soyluyorsun bunu?Kendine çok guveniyorsun,degil mi Gina.Herkesi istediğin kalıba soktun, parmağında oynatıyorsun.Ben,Stephen,o iriyari saf kocan."
"Saçmalıyorsun."
"Oh hayır hiç de değil.Stephen sana aşık.Ben de sana aşığım.Ve Walter son derece mutsuz.Bir kadın bundan başka daha ne isteyebilir?"
Gina ona bakarak güldü.Alex de hemen başını salladı.
"Yine de dürüst bir yanın olduğunu görmek sevindiriyor beni.Ne de olsa içinde Latin kani var.Erkeklerin seni çekici bulduklarini-sana aşık olduklarını-fark etmiyormuş gibi bir tavir takiniyorsun.Tabii erkeklerin sana çekici geldiklerini gizleme zahmetine de katlanmiyorsun. Cevrendeki erkeklerin sana aşık olmaları hoşuna gidiyor degil mi?Hatta o zavallı,sıska Edgar Lawson'un bile."
"Bu pek uzun surmuyor...Kadınlar erkeklerden çok daha kötü gunler geçiriyor,çok daha fazla istirap çekiyor cunku çok daha kırılganlar.Çocuk dunyaya getiriyor ve ona çok ama çok korkunç derecede baglaniyorlar.Ustelik guzellikleri biraz bozulursa sevdikleri erkekler artık onları umursamamaya başlıyorlar.Kadınlar ihanete uğruyor,terk ediliyor ve bir kenara itiliyor.Erkekleri suclamiyorum.Ben de ayni şeyi yapardım.Yaşlı,çirkin,surekli dert yanıp yakinan,hastalıklı kimselerden hoşlanmam.Edgar gibi boburlene boburlene etrafta dolasan,onemli ve değerli insan tavırları takinanlardan da.Acımasız oldugumu soyluyorsun.Acimasiz olan esas dunya.Er geç bana karşı da acımasiz olacak.Şimdi gencim,guzelim ve