o0o0o0o

Puan vermedi·104 syf.·
2020 12. kitabı
Geçmişten beri delilik ve dahilik iki kardeş kavram olarak tanıtılır bize. Yine bu iki kardeşin arasında kaldığı için bir anda hapis tutulduğu odada hırsızlık eseri eline geçen teknik satranç kitabı okumasıyla kendini satranç hastalığına tutulmuş bulan bir adamın öyküsüyle baş başa kalıyoruz bu kitapta. Zweig bu kitapta yine kendini yan bir karakterin içine koyarak başka birinin hikayesini anlatıyor bizlere. Bu bir roman tipi olan bu novella insanı başka diyarlara sürükleyecek kadar heyecanlı ve derin bir insan öyküsü. Zweig'ın kaleminin klasik bir örneği diyebiliriz...
SatrançStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 2016279,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bağımsızlığa Kast Edenler
Puan vermedi·312 syf.·
2020 11. kitabı
Bilenler bilir ancak yine de bilmeyenler için tanıtmak gerekirse Necip Hablemitoğlu bir Türk İnkılap tarihçisidir. Bu metni 2002 yılının ağustosunda kalem almış ve ardından aralık ayında evininin önünde silahlı saldırıya uğrayarak vefat etmiştir. Kitap kapağında da yazdığı gibi Köstebek kitabı Fetö terör örgütünü ilk defa deşifre eden kitaptır. Ancak Hablemitoğlu 2002 yılında kaleme aldığı bu kitapta Fetullahçı Terör Örgütünün emniyet içindeki yapılanmasına bakılırsa kitabı kaleme almakta geç kaldığını söylüyor. Ayrıca bu terör örgütünün Şehy Sait Ayaklanması gibi hatta ondan daha tehlikeli bir ayaklanamaya neden olacağı sanki yakın geçmişimize bakar gibi söylüyor. Acı verici olansa 2002 yılında kaleme alınan bu kitabın bugün daha yeni ortaya çıktığını düşündüğümüz gerçekleri gün yüzüne henüz o zamanda çıkarması ancak o zamanda bunun önüne geçilememiş olmasıdır. Hablemitoğlu bu kitapta bu terör örgütünü eleştirirken ve deşifre ederken sahiden kişisel hırs veya kendi ideolojik görüşlerinden bunu bağımsız yaptığını görüyoruz. Zira bu örgütle bağlantılı olan tüm ideolojik görüşlerinden kişi ve kurumları ele alıyor. Ve bu örgüte neden karşı olduğunu içtenlikle anlatıyor. Örgütün amacının Türkiye’nin laik cumhuriyet düzenine karşı olması ve Türkiye aleyhine çalışan birçok kurumla işbirliği yapması, kendi yandaşlarının bir ajan misali devletin çeşitli yapılarına nüfuz ettirmeye çalışıp yurtsever vatan evlatlarını çeşitli hileler ve hukuksuzluklarla ayaklarını kaydırması onun bu örgüte karşı olmasının en büyük nedenlerinden… O dönemde bu kadar cesurca ve ileri görüşlülükle yazılan bu kitabını okumanızı sizlere tavsiye ediyor. Hem Necip Hablemitoğlu’na Allah’tan rahmet diliyor hem de günün anlam ve önemine özel olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayram’ında bu vatanın temiz
Siyaset
KöstebekNecip Hablemitoğlu · Pozitif Yayınları · 20181,481 okunma
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
Puan vermedi·80 syf.·
2020 10. kitabı
Kocası ve çocuklarını o gün bir davette tanıştığı genç bir adam için terk eden bir genç kadın ve bunu eleştiren bir soylu çevre düşünün. Bu novellanın hikayesinin arka fonu bu şekilde inşa ediliyor . Ancak buradaki esas konu bu genç kadın değil oradaki kadını eleştiren yaşlı soylu bir kadının yirmi dört yıl önce yaşadığı ve ömrü boyunca hiç unutmadığı yirmi dört saatin hikayesini davette kaçan genç kadınla empati kurabilen bir genç adama anlatmasından ibaret. Bu uzun öykünün neden yazıldığını tam bilmesem de bana öyle gerekiyor ki alınması gereken öyle büyük dersler var ki… Basit ahlak derslerinden bahsetmiyorum ancak olayların iç yüzüne bakıştaki tutumumuzun sebeplerini kendi içimizde bulmaktan bahsediyorum. Davranışlarımızı neden yaptığımızı daha fazla düşünmemenin belki de ne kadar önemli olduğundan zira sebeplerini düşünmeden üzerinden attığımız ve üzerini örttüğümüz olayların insanın kendi zihnini nasıl kendisine mahpushane ettiğinden bahsediyorum. Kimi zaman sırf ahlakçılıkla daha doğru ifadeyle başkalarının bizi yargılayacağı korkusuyla sergilediğimiz tutumlardan ve suskunluklarımızdan… Kimseye anlatmadan kendimize cehennem ettiğimiz unutma, üzerini örtme çabalarının aslında bizi nasıl da iki yüzlü ve kendimize karşı ahlaksız hale getirdiğinden… Ve tüm bunları içimizden atmak için kimi zaman bizi yargılamayan bir çehreye nasıl muhtaç olduğumuzdan… Belki bu söylediklerim kitabı ilk okuduğunuzda aklınıza gelmeyecek ancak yaşı geçkin soylu kadının ilk baştaki tutumunu ve bu tutumun arkasındaki hikayesini öğrenmek size benim hislerimi hissettirecek…
Edebiyat
Bir Kadının Yaşamından 24 SaatStefan Zweig · Yakamoz Yayınları · 2019151,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2020 7. kitabı
Genç Werther'in Acıları, tam bir 18.yüzyıl romantiğinin kitabıdır. Çaresizce ve asil duygularla platonik bir aşkın esirinin kitabı... Bu aşk hakikat yolunda bir araç değil bir amaçtır. Ve elbette güçlü bir esaret de getirir aşığına. Werther sürekli onulmaz bir duygusallığın içinde çırpınır. Yazar da Werther'in yazdığı mektuplarda yakınen hislerini kavratır. Küçücük olaylardan dünyalara sığmayacak duygular yaratan Wether'in bu hüzünlü aşk hikayesi bizleri de etkiler. Ancak Wether'in aşkı nedense bana pek evrensel gelmedi. Sanki ancak Batı dünyasında yaşanabilecek bir aşkın hikayesi gibi geldi. O yüzden de hikayeyi pek içselleştirip sevemedim. Ancak yine de yorum sizlerin...
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Parodi Yayınları · 2018150,3bin okunma
Türk Devrimi
Puan vermedi·423 syf.·
2020 6. kitabı
Mahmut Esat Bozkurt… Ege dağlarında Kuvay-i Milliyecilikten İsviçre Hukuk Fakültesine sürekli mücadele ile geçen ilkeli bir hayat … Her ne kadar tüm görüşlerine tamamen katılmasam katılamasam da Kurtuluş Savaşı’nın gerçek manasının milletin bileklerine vurulmuş prangalardan kurtuluş olduğunu, bunun bir efendi olmak, bir egemen olmak mücadelesi olduğunu anlatan kitabın yazarı… Hayatının her alanında gerek fiili düzeyde Bozkurt-Lotus davasında dava vekilliği yaparak gerek manevi düzeyde konuşarak, yazarak durmadan kendini milletin sinesinde arayan aydın insan… Atatürk İhtilali kitabı önceden aldığım duyumdan çok farklı olarak sığ bir Atatürk övücülüğünden çok uzak bir kitap. Anlatılmak istenen Atatürk’ün kişisel ve fiziksel özellikleri değil Atatürk veya başka bir lider kim olursa olsun milletin sesine kulak veren bir liderin nasıl olması gerektiği ve milletine layık gördüğü yüce değerleri ona ulaştırmaya çalışan birinin kısa bir tasvirinden başka bir şey değil… Burada asıl önemli olan daha önce okuduğum Kurtuluş Savaşı’nı konu alan kitaplardan farklı olarak Kurtuluş Savaşı’nın daha çok “İstiklal Harbi” yönüne vurgu yaparak İstiklal Harbi ve Türk Devrimi’nin manevi kaynaklarını uzun uzadıya anlatması savaşın ince detaylarından bahsetmesi oldu. Zira kitapta da bahsedildiği gibi ruhi temellendirmeden yoksun bir devrim olamazdı. Bu düşünceden hareketle kitabın ilk bölümü tamamen bu manevi değerler konu alarak yazılmış. Kitap genel olarak didaktik bir şekilde yazıldığından her ne kadar okumak zorlaşsa da bu sayede kitabı okuyan bir kişi 1940’lara kadar olan siyasi düşüncelerden temel düzeyde haberdar olacaktır. Kitabın ikinci bölümünde ise artık fiili düzeyde neler olduğundan bahsedilmiş. Burada da kaba savaş tasvirlerinden ziyade ince ayrıntılar verilmeye çalışılmış bir
1000Kitap
Atatürk İhtilaliMahmut Esat Bozkurt · Kaynak Yayınları · 2014276 okunma