Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu kitap bana yıllar önce başıma gelen hala da yüzümde etkisini görebileceğiniz bir şey hatırlattı.Babam devlet memuruyken bir haftayı geçen seyahatlere gider ve dönüşte çantasında bir şeyler bizi beklerdi.Çanta miydi bavul muydu animsayamadigim bu nesnenin bir keresinde büyük bir heyecanla açılmasına mukabil burnumda derin bir sizi ve kesik hasil oldu.O yüzden uzak durmak gerekir.
Sessiz ev.Bu kitabi neden bu kadar cok sevdigimi cok dusundum.Fatma'nin kitabin sonundaki aydinlamasi gibi bir seyler yasamadim ben hayatim da.Hayata o bir seferlik araba yolculuguna tekrar baslayamamanin acisi bir kitaba hayatimizin farkli asamalarinda baslayabilmenin keyfinden cok daha agir benim icin.
Yillar sonra ucagimizin gelmesine cok olmasini firsat bilip iki yabanci gibi İstanbul sokaklarini adimlarken,bir anda bu kitaptan bir cumle geldi aklima.Neden bilmiyorum sanki kendi dusuncemi soylermisim geldi o an.Bak dedim Hilmi,İstanbul guzel sehir ama insanin burada kole degil efendi olmasi gerekir.
Galip kadar guclu olamadigi icin romanci oldugunu soylemisti Orhan Pamuk bir ropartajin da.Bu kitabi okudugum zamanlarda bunun tam ziddini dusunuyordum oysa.