Daha az yaygın olan ancak eşit derecede rahatsızlık verici bir
diğer kaygı bozukluğu ise obsesif kompulsif (OKB) rahatsızlıktır.
Obsesif kompulsif bir kişi genellikle tekrar eden, kurtulamadığı ve rahatsızlık veren düşüncelere sahiptir ve bu takıntılar korku ve kaygının temelini oluşturur. Bu düşünceler bastırılamaz veya görmezden gelinemezse hasta kaygısını bir başka düşünce veya hareketle yatıştırmaya çalışır ve bu da tekrarlanması durumunda takıntıya dönüşür. Travma sonrası stres bozuklukları (TSSB) bir diğer kaygı bozukluğu örneğidir ve bu durumda belirli travmatik bir olaya dair istenmeyen geçmişe dönüşler yaşanır ve ruh hâli ile davranışlar olumsuz yönde etkilenir.
"Piyasanın canlılığı için" dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar, obsesif bozukluk, stres bozukluğu bağırsak sendromu, mevsimsel depresyon gibi yığınla "hastalık" icat edildi!
Hap yutmak en kolay "spor" oldu.
Evet, "sermaye birikimi" için tıp hızla ticarileştirildi.
"Freud, dindarların ibadet ve ritüellerindeki düzeni, obsesif nevroz hastalarının takıntılı davranışlarına benzetir. Ancak gözden kaçırdığı husus şudur: Nevrotik davranış bireyi toplumdan soyutlar, kaygıyı artırır ve yıkıcıdır; dinsel ritüel ise bireyi cemaate bağlar, ona varoluşsal bir güven hissi verir ve psikolojik bir rahatlama sağlar."
"Freud’un çocukluğunda dini sembollerle ilk karşılaşması, Katolik olan dindar dadısı vasıtasıyla gerçekleşmiştir. Ancak bu karşılaşma, onun üzerinde mistik bir hayranlıktan ziyade, ilerleyen yaşlarda dinin ritüelistik yönünü 'obsesif nevroz' ile bağdaştırmasına zemin hazırlayacak bir gözlem kaynağı olmuştur."
Direğe iple bağlanan bir eşek kendini kurtarmak için direğin etrafında dönüp durunca direğe daha yapışık, hareket edemez halde kalır. Aynı şey kendi korkularından ve rahatsızlıklarından kurtulmaya çalışıp acılarına daha fazla saplanan obsesif düşünme biçimine sahip insanlar için de geçerlidir.