Sen beni, sevdiğin, ben de seni sevdiğim için aramızda bir dünya yaratıldı. Ben de, sen de bu dünyadaki her şeyi sevdik; her şey de bizi sevdi. Tıpkı alemdeki her şeyin Allah'ı sevmesi gibi.
Sana kızıyor muyum; evet... Seni özlüyor muyum; evet! Seni ele geçirirsem boğmak istediğimi de, boynuna sarılmak istediğimi de bilesin... Ama hangisini önce yapacağıma ben bile karar veremiyorum. Sana dair bütün iyiler benim içimde; ve bütün kötüler de...
“Sana kızıyor muyum; evet!.. Seni özlüyor muyum; evet! Seni ele geçirirsem boğmak istediğimi de, boynuna sarılmak istediğimi de bilesin... Ama hangisini önce yapacağıma ben bile karar veremiyorum. Sana dair bütün iyiler benim içimde; ve bütün kötüler de... Ben senin oğlunum, eğer o sen isen veya sen o isen...”
Beşinci aydan sonra yalnızca " bilmem" zikrine devam
ettim. Tapduk Sultan'ım bana biat vermiş, " Biz ümmlyiz
ve senin aklında sorular var. Soruyla dervişlik olmaz; teslimiyet gerektir; bu yüzden hiç nesnen kalmayana dek
sorulardan kurtul; zahirini terk eyle, dimağını ant. Bundan böyle 'Bilmem!..' çek ve 'Bilmem!' lafzı senin virdin
olsun. Ta o güne kadar ki sana 'Adın nedir?' diye sorulsa 'Bilmem!' diyesin," buyurmuştu