Birisi var
Bu satırları, bir zamanlar kalbimin kapısını açtığım kişiye yazıyorum. Seninle birlikte hayatıma kaos girdi. Yalanlar, oyunlar, ihanetler... Hangi taşın altına baksam, gölgen çıkıyordu. Giderken yalnızca kendini götürmedin; dostluklarımı, huzurumu, kendime olan saygımı da yanında sürükledin. Ama insan bazen en büyük gerçeği en büyük yıkımın içinde öğreniyor. Bu uygulamaya defalarca sevgimi yazdım. Karşılığında ise yalnızca ihanet gördüm. Saygının ne olduğunu hiç bilmeyen biriyle aynı yolu yürümüşüm. Keşke seni hiç tanımasaydım dediğim tek insansın. Sana duyduğum öfke beni de sana benzetmeye başladı. Hak etmeyen insanları kırdım. İntikamın içimdeki boşluğu dolduracağını sandım. Yanılmışım. İntikam, yalnızca insanın kendi ruhunu kirletiyormuş. Bunun bedelini benden başka suçsuz insanlar ödedi. En büyük pişmanlığım da bu. Bu kişi o kadar iğrenç biri ki benim eskilerime bile asılıyor hatta gidip gonderilerini beğeniyor iletişim kurmaya çalışıyor seni seviyorum dedikten iki gun sonra başkalarıyla cinsellik hayalleri kuruyor. Bugün ise başka bir yerdeyim. Hayatımı yeniden kuruyorum. Dostlarımı daha dikkatli seçiyorum. Sevmeyi yeniden öğreniyorum. En önemlisi, kendime geri dönüyorum. Seni tanımadığım zamanlarda ki bana geri dönüyorum Hayatımda bana sevildiğimi ve değerli olduğumu hissettiren biri var. Onun yanında hiçbir rol oynamıyorum. Sadece kendim oluyorum. Meğer insan ait olduğu yerde yaralarını unutuyormuş. Bu bir öfke metni değil. Bu bir veda. Bir kurtuluş. Bir zincirin kırılış sesi. Sana ne kinimi bırakıyorum ne de sevgimi. Sadece seni geride bırakıyorum. Çünkü bazı insanlar affedilmez oldukları için değil; geride bırakılmaları gerektiği için unutulur. Asıl ait oldugum yere sevdiğim sevildigim yere geri dönüyorum ve bunun mutluluğunu yaşıyorum sende hiç
Ve bu ziyafette, yüreğiyle ödedi Yalnız gözleriyle yediği yemeği. ~Antonius ve Kleopatra
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Abimle mutfağa bi girişimiz oldu bi dumanla çıkışımız becerebildik mi valla elimin olduğu şeyde becermemiz mümkün değil yedik içtik hesabı yavru ceylan ödedi yine.
Alıntı
Hâkimin Gerçek İmtihanı
Hâkimin imtihanı kürsüye oturduğu gün başlar, ancak kürsüden indiği gün bitmez. Klasik İslam tarihindeki en bilinen örneği Ebu Hanife’dir. Halife Mansur kendisine kadılık teklif ettiğinde reddetti; ısrar edilince kırbaçlanmaya ve hapse atılmaya razı oldu, ama zalim sultanın kadısı olmadı. İmam Mâlik, Halife karşısında durduğu yerden geri adım atmadı ve bedelini ödedi. Ahmed b. Hanbel, Mihne döneminin baskısı altında dahi inandığı şeyden vazgeçmedi. Bu örnekler, klasik geleneğin hâkim ve âlim için biriktirdiği vicdani sermayedir; kullanılmadığında zayi olan bir sermaye. Modern tarihten paralel örnekler vardır. İkinci Dünya Savaşı sonrası Nürnberg ve ardından gelen Hâkimler Davası (Justizverbrechen), “Ben sadece yürürlükteki hukuku uyguladım.” savunmasının evrensel ahlak karşısında bir savunma olmadığını ortaya koymuştur. Gustav Radbruch’un meşhur formülü tam da bu tecrübeden doğmuştur. Yasal biçimi taşısa dahi, adaletin özünü tahrip eden bir norm artık hukuk değildir; ona uymak da hâkimi sorumluluktan kurtarmaz. Apartheid Güney Afrikası’nda görevden istifa eden hâkimlerin tutumu, askeri cunta dönemi Latin Amerika’sında direnen hukukçuların hatırası, bugün ders alınması gereken örneklerdir. Hâkimin önünde her zaman seçenekler vardır. Karara muhalif kalmak, belirli dosyalardan çekilmek, açık bir hukuksuzluğa imza atmaktansa istifa etmek; hepsi seçenektir. Sessiz kalmak da bir seçimdir; ama sessizlik masumiyet değildir. “Ben sadece görevimi yaptım” cümlesi tarihte hiçbir hâkimi kurtarmamıştır. Bugün Türkiye’de cübbe giyen on binlerce hâkim ve savcı vardır; hepsinin bu çürümeye eşit ölçüde dahil olduğunu söylemek hem haksızlık hem hakikatsizliktir. Aralarında vicdanını koruyan, baskı altında dahi adaleti gözeten, içten içe bu gidişattan rahatsız olan, ancak yalnız
Alıntı
BNP Paribas Örneği (Fransa) – Tarihin En Büyük Cezası Fransa’nın en büyük bankası olan BNP Paribas, ABD’nin Küba, İran ve Sudan’a yönelik yaptırımlarını delerek bu ülkeler adına milyarlarca dolarlık finansal transfer gizlice yürüttüğü için ABD tarafından köşeye sıkıştırıldı. Sonuç: Banka suçunu kabul etti ve 8.9 milyar dolar gibi tarihi bir ceza ödemek zorunda kaldı. Ayrıca bankanın bazı birimlerinin 1 yıl boyunca ABD doları üzerinden işlem yapması yasaklandı ve üst düzey yöneticileri görevden alındı. Havayolu ve Kruvaziyer Şirketleri (Carnival, Expedia vb.) Helms-Burton Yasası'nın aktifleşmesiyle birlikte, Küba'da kamulaştırılan limanları kullanan Carnival Cruise gibi dev kruvaziyer şirketlerine ve Küba'daki otellere rezervasyon sağlayan Expedia, Booking gibi platformlara ABD mahkemelerinde devasa tazminat davaları açıldı ve bu şirketler yüz milyonlarca dolarlık uzlaşma bedelleri ödemek zorunda kaldı. ING Bank (Hollanda) Hollanda merkezli banka, Küba ve İran ile ilgili ticari işlemleri Amerikan finansal sisteminden gizlemek için müşteri bilgilerini ve transfer rotalarını manipüle ettiğini kabul etti. Sonuç: ABD Adalet Bakanlığı ile anlaşma yoluna giden banka, 619 milyon dolar ceza ödedi.
Tarih
Sen yanmasan Ben yanmasam Şu yan masa Hesabı ödedi mi? Nazım Hikmet Ran