osman koçer

Ardından öteki beliriyordu yeniden, daha da acımasız, öfkeli, küf renkli, çürümüş, dişleriyle sırıtarak, saçma esrimelerle,, bu çocukça duygulanışlarla alay ederek
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Büyüklüğünce hissediyordum onu, bu taşkın, bu olağanüstü gücü, bu isteği, bu arzuyu, ama bir istek, bir arzu bile söz konusu değildi, bu yalnızca oydu
Şimdi ne yapmalı diyordum, Gövdemi parçalamak mı, gidip bir binanın tepesinden atlamak mı, balçığa yüzükoyun gömülmek mi?
İçimdeki bu güç, derinlerdeki, uzaktaki, bu belirsizce kımıldayan, gizem'le kabaran, ama belirsizliği, sessiz derinliği, inatçı uzaklığına rağmen bir ilk dördünün hatlarını çizercesine kıvrılan o büyüleyici, korkunç kafesinin görünmez dalgalarıyla beni titreten, yerinde duramaz yapan, kıpırtısızken bile beni yollara düşüren, uçuran, esriten, şeytani bu güç, saldıran, diş geçiren, kahkahalarla gülen, kayıtsızca oynayan, yaşam aşkı diyordum onu, kaynayan saf yaşam, adını söylemekten, adlandırmaktan korkarak
Onu hem kavrıyor, görüyor, hissediyor, onu içimde taşıyordum, hem de kavrayamıyordum